TMK ▸ Madde 271

TMK 271. Madde

(1) Mal rejimi eşlerden birinin ölümü, diğer bir mal rejiminin kabul edilmesi veya eşlerden biri hakkında iflâsın açılmasıyla son bulur.

(2) Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.

(3) Ortaklık mallarıyla kişisel malların kapsamının belirlenmesinde mal ortaklığının sona erdiği tarih esas alınır.

TMK 271. Madde Gerekçesi

Madde İsviçre Medenî Kanununun 236 ncı maddesinden aynen alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasımal ortaklığırejiminin, eşlerden birinin ölümü, diğer bir mal rejimine geçmeleri ve ya iflâ s etmesi hâ llerinde son bulacağınıöngörmüştür. Maddenin ikinci fıkrasında, mal ortaklığırejiminin, mahkemece evliliğin iptal ve ya boşanma sebepleriyle sona erdirilmesine ve ya mal ortaklığırejimi yerine mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi durumlarında da, mal ortaklığının son bulması hükme bağlanmıştır. Bu durumlarda mal ortaklığırejiminin karar tarihinden değil dava açıldığıtarihten itibaren son bulacağıda öngörülmüştür.

Açıklama

TMK Madde 271, mal ortaklığı rejiminin hangi olaylarla ve hangi anda sona ereceğini düzenleyen temel zamansal hükümdür. Birinci fıkraya göre rejim, eşlerden birinin ölümü, eşlerin başka bir mal rejimini kabul etmesi veya eşlerden biri hakkında iflâsın açılmasıyla son bulur. İkinci fıkra ise mahkeme kararına bağlı sona erme hâllerini ayrı bir zaman kuralına bağlar: evliliğin iptali, boşanma veya mal ayrılığına geçiş kararı verilmesi durumunda rejim, karar tarihinden değil dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Üçüncü fıkra, ortaklık malları ile kişisel malların kapsamının belirlenmesinde mal ortaklığının sona erdiği tarihin esas alınacağını belirtir. Gerekçede düzenlemenin İsviçre Medenî Kanunu’nun 236. maddesinden alındığı ifade edilir; hüküm m.275’teki değerlendirme anıyla birlikte okunur.

Uygulama mekanizmasında sona erme anının belirlenmesi, hangi malların paylaşmaya gireceğini doğrudan etkilediği için kilit rol oynar. İflâs, ölüm ve başka rejime geçişte sona erme anı bu olayların gerçekleştiği tarihtir. Buna karşılık boşanma ve iptal davalarında kanun, sona erme anını dava tarihine çekerek dava süresince edinilen malların ortaklığa girmesini engeller; böylece eşlerden birinin uzayan yargılama sürecinde edindiği malları paylaşmaktan kaçınması veya tersine bu süreçte malvarlığını eritmesi gibi sakıncalar önlenir. Üçüncü fıkra gereği malların kişisel mal mı ortaklık malı mı olduğu, sona erme tarihindeki duruma göre dondurulur; bu tarihten sonra edinilen değerler artık ortaklığa dahil olmaz. Ancak malların parasal değeri TMK m.275 uyarınca dava tarihine değil tasfiye anına göre belirlenir; kapsam ile değer farklı anlara bağlanmıştır.

Sona erme anının dava tarihine çekilmesi, paylaşmaya konu malvarlığının kapsamını kesin biçimde sınırlandırır ve yargılama süresindeki manipülasyonları etkisiz kılar. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, boşanma sebebiyle mal rejiminin dava tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra edinilen malların tasfiye hesabına katılmayacağını istikrarla kabul etmektedir. Somut bir örnek: mal ortaklığı rejimini benimsemiş eşlerden koca 2021’de boşanma davası açmış, dava 2024’te sonuçlanmışsa; kocanın 2022’de aldığı otomobil sona erme anı dava tarihi (2021) olduğundan ortaklık malı sayılmaz ve paylaşmaya girmez. Buna karşılık 2020’de edinilmiş ortak konut paylaşmaya dahildir ve değeri 2024 tasfiye anına göre hesaplanır.