TMK 281. Madde
(1) Diğer hâllerde paylı mülkiyet ve mirasın paylaşılmasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.
TMK 281. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 246 ncı maddesinden aynen alınmıştır. Madde diğer hâ llerde paylaşma usulünün, paylımülkiyet ve mirasın paylaşılmasına ilişkin hükümler çerçevesinde belirleneceğini öngörmektedir. İKİNCİKISIM HISIMLIK BİRİNCİBÖLÜM SOYBAĞININ KURULMASI BİRİNCİAYIRIM GENEL HÜKÜMLER Yürürlükteki Medenî Kanunun Aile Hukuku Kitabının İkinci Kısmının başlığı “Hısımlar” olduğu hâ lde, kaynak İsviçre Medenî Kanununda aynıkısımda “Hısımlık” terimi kullanılmaktadır. Kaynağa uygun bir şekilde bu ifade tercih edilmiştir. “Hısımlık” terimi, yürürlükteki metne nazaran daha yerindedir; çünkü Kanun bu kısımda “hısımlar”dan ziyade, hısımlığın nasıl doğacağınıve ya kurulacağını ve hısımlık ilişkisinin hukukî sonuçlarınıdüzenlemektedir. İkinci Kısmın Birinci Bölümünün başlığıda, yürürlükteki metinde kullanılan “Nesebi Sahih Çocuklar” yerine, “Soybağının Kurulması” şeklinde değiştirilmiştir. Nitekim kaynak İsviçre Medenî Kanunu da 1 Ocak 1978 tarihi itibarıyla yürürlükte olan 25 Haziran 1976 tarihli değişiklikten sonra, bu bölümde aynıbaşlığıkullanmaktadır. Birinci Bölüm, “Genel Hükümler”, “Kocanın Babalığı”, “Tanıma ve Babalık Hükmü ”, “Evlâ t Edinme”, “Soybağının Hükümleri”, “Velâ yet” ve “Çocuk Malları” olmak üzere yedi “Ayırım” şeklinde düzenlenmiştir. İkinci Kısmın İkinci Bölümü ise “Aile” başlığıaltında, “Nafaka Yükümlülüğü ”, “Ev Düzeni” ve “Aile Malları”na ayrılmıştır. Belirtmek gerekir ki, aynen İsviçre’de yapılan 1976 tarihli değişiklikte olduğu gibi ve çağdaşhukuk anlayışının gereklerine uygun olarak, sahih nesep ve gayrisahih nesep ayırımına son veren bu sistematikte, yürürlükteki metne nazaran önemli farklılıklar söz konusudur. Böylece, yürürlükteki metinde yer alan “Nesebi Sahih Çocuklar” (Yedinci Bab) ve “Nesebi Sahih Olmayan Çocuk” (Sekizinci Bab) şeklindeki bölümleme, bu Kısımda yer almamakta; “Kocanın Babalığı” hakkında hükümler getiren İkinci Ayırımda evliliğe dayalı “babalık karinesi” ile bunun sonuçlarıdüzenlendikten hemen sonra, “sonradan evlenme” sayesinde evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere kendiliğinden tâ bi olma (yani koca ile çocuk arasında soybağının kurulması; “kocanın babalığı”nın bu sayede hukuken kabullenilmesi) olanağıda yer almakta ve yürürlükteki Kanunun İkinci Faslında olduğu gibi “Nesebin Tashihi” şeklinde bir başlık altında bağımsız bir ayırıma yer verilmemektedir. Bu Bölümün “Genel Hükümler” başlıklı Birinci Ayırımı ise yürürlükteki Kanunda yoktur.
Açıklama
TMK Madde 281, mal ortaklığı rejiminin tasfiyesinde özel olarak düzenlenmemiş paylaşma durumları için tamamlayıcı bir kural getirir ve bu hâllerde başvurulacak hükümleri gösterir. Madde, kaynak İsviçre Medenî Kanunu’nun 246. maddesinden aynen alınmış olup, mal ortaklığı rejiminin paylaşmaya ilişkin TMK Madde 278, 279 ve 280’deki özel kurallarını bütünleyen bir kapanış hükmüdür. Hükme göre, kanunda ayrıca düzenlenmeyen diğer hâllerde paylı mülkiyet ve mirasın paylaşılmasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır. Böylece tasfiye sürecinde ortaya çıkabilecek ve özel hükümlerce karşılanmayan boşluklar, başka bir kurumun yerleşik kurallarına yapılan atıfla doldurulur. Bu yöntem, mal ortaklığının sona ermesinde ortaklık mallarının bölüştürülmesinde uygulamacıya güvenilir bir hukukî dayanak sağlar.
Maddenin işleyişinde kıyas yoluyla uygulama, iki ayrı kaynaktan beslenir. Bir yandan paylı mülkiyetin sona ermesine ve paylaşılmasına ilişkin TMK Madde 698 ve devamındaki hükümler, diğer yandan mirasın paylaşılmasına ilişkin TMK Madde 642 ve devamındaki hükümler devreye girer. Mal ortaklığı tasfiyesinde, örneğin paylaşmanın aynen mi yoksa satış yoluyla mı yapılacağı, bölünemeyen malların kime özgüleneceği ya da paylaşmaya konu malların değerinin nasıl belirleneceği gibi sorular özel hükümlerde karşılık bulmadığında, hâkim bu genel paylaşma kurallarını mal ortaklığının niteliğine uyarlayarak uygular. Kıyas, kuralın olduğu gibi değil, mal ortaklığı rejiminin amacına ve özelliğine göre uyarlanarak tatbik edilmesini gerektirir. Bu sayede eşler arasındaki tasfiye, miras ortaklığı ya da paylı mülkiyet tasfiyesindeki yerleşik usullerle uyumlu biçimde yürür ve uygulamada birlik sağlanır.
Bu tamamlayıcı kuralın sonucu olarak mal ortaklığı tasfiyesinde hiçbir paylaşma sorunu hukukî dayanaktan yoksun kalmaz; her boşluk, kıyasen uygulanan paylaşma hükümleriyle çözülür. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi içtihatlarında, mal rejimi tasfiyesinde özel hüküm bulunmayan durumlarda paylı mülkiyet ve miras paylaşımına ilişkin genel kuralların kıyasen uygulanacağı, malların aynen taksiminin mümkün olmadığı hâllerde satış yoluyla paylaşmaya gidileceği kabul edilmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse, mal ortaklığı rejimini benimsemiş eşlerin boşanmasında ortaklık malları arasında yer alan ve fiziken bölünemeyen bir taşınmaz için TMK Madde 281 yollamasıyla TMK Madde 699 uygulanır; taşınmaz aynen taksim edilemiyorsa açık artırma yoluyla satılır ve elde edilen bedel eşler arasında paylaştırılır. Böylece özel hükümlerin sustuğu noktada paylaşma, yerleşik genel kurallarla tamamlanmış olur.
