TMK ▸ Madde 310

TMK 310. Madde

I. Rıza, küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden önce verilemez.

II. Rıza, tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir.

III. Geri almadan sonra yeniden verilen rıza kesindir.

TMK 310. Madde Gerekçesi

Ana ve babanın verdiği rızanın zamanını ve geri alınma koşullarınıdüzenleyen bu madde İsviçre Medenî Kanununun 265b maddesinden aynen alınmıştır. Ana ve baba çocuklarının evlâ t edinilmesine ilişkin rızalarınıen erken çocuğun doğumundan altıhafta geçtikten sonra verebilir ve bu rızayıda tutanağa geçirilme tarihinden itibaren altıhafta geçmeden aynıusulle- geri alabilirler. Ancak, geri almadan sonra yeniden rıza verilirse, artık bunun geri alınmasımümkün değildir.

Açıklama

TMK Madde 310, ana ve babanın evlât edinmeye ilişkin rızasını verebileceği en erken zamanı ve bu rızanın geri alınma koşullarını düzenler. Gerekçesinde belirtildiği gibi İsviçre Medenî Kanununun 265b maddesinden aynen alınan hüküm, TMK 309’da şekli düzenlenen rızanın zamansal sınırlarını çizerek tamamlayıcı bir işlev görür. Düzenlemenin amacı, doğum sonrası psikolojik ve fizyolojik olarak hassas bir dönemde bulunan, özellikle ananın aceleyle ve yeterince düşünmeden vereceği bir rızanın geçerli sayılmasını önlemektir. Bu nedenle kanun koyucu, rızanın geçerli olabilmesi için doğumun üzerinden belli bir sürenin geçmesini şart koşmuş ve verilen rıza için de bir cayma imkânı tanımıştır.

Maddenin işleyişi üç kademelidir. İlk olarak rıza, küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden verilemez; bu süreden önce açıklanan bir irade beyanı geçerli sonuç doğurmaz. İkinci olarak, usulünce verilip TMK 309 uyarınca tutanağa geçirilen rıza dahi kesin değildir; ana ve baba, tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle, yani mahkemede sözlü veya yazılı beyanla rızalarını geri alabilirler. Bu altı haftalık cayma süresi, ebeveyne kararını yeniden gözden geçirme imkânı tanıyan bir düşünme süresidir. Üçüncü olarak, geri almadan sonra yeniden verilen rıza artık kesindir ve bir daha geri alınamaz; böylece sınırsız bir kararsızlık hâlinin çocuğun durumunu belirsiz bırakması önlenir.

Bu süre ve usul kurallarına aykırı biçimde, örneğin doğumdan önceki altı hafta dolmadan alınan rızaya dayanılarak kurulan evlât edinme geçersizdir ve esasa ilişkin eksiklik nedeniyle TMK 318 uyarınca iptale tâbi olur. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, rızanın altı haftalık asgari süreye ve cayma süresine uygun biçimde, mahkeme önünde tutanağa geçirilmiş olmasını denetlemekte, bu güvencelere uyulmadan tesis edilen işlemleri kabul etmemektedir. Somut bir örnekle: doğumdan üç hafta sonra mahkemeye gelip çocuğunun evlât edinilmesine rıza gösteren bir ana bakımından, bu beyan henüz altı hafta dolmadığından geçerli sayılmaz; ananın rızasını TMK Madde 310 uyarınca en erken altıncı haftanın sonunda vermesi, sonrasında ise altı hafta içinde caymadan kesinleştirmesi gerekir.