TMK 312. Madde
I. Küçük, gelecekte evlât edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir ve ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlât edinenin veya evlât edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp aranmamasına karar verir.
II. Diğer hâllerde, bu konudaki karar evlât edinme işlemleri sırasında verilir.
III. Ana ve babadan birinin küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmemesi sebebiyle rızasının aranmaması hâlinde, bu konudaki karar kendisine yazılı olarak bildirilir.
TMK 312. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 265d maddesinden alınmıştır. Birinci fıkra, küçüklerin evlâ t edinilmek amacıyla bu işlerle görevli bir kuruma yerleştirilmesi ve ana-babadan birinin rızasının bulunmamasıhâ linde, evlâ t edinen ve ya evlâ t edinmeye aracılık yapan kurumun istemi üzerine, kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, hâ kimin bu rızanın aranıp aranmamasına karar vermesini düzenlemektedir. Yetkili mahkeme, küçüğün yerleşim yeri mahkemesidir. İkinci fıkra, birinci fıkradaki durum dışında kalan hâ llerde ana ve babanın rızasının aranıp aranmayacağıhususunda evlâ t edinme usulüne ilişkin maddelere yoll ama yapmakta; üçüncüfıkra 65 ise, ana ve babadan birinin küçüğe özen yükümlülüğünün yeterince yerine getirmemesi sebebiyle rızasının aranmamasıkararının, bu ana ve ya baba ya yazılı olarak bildirileceğini hükme bağlamaktadır.
Açıklama
TMK Madde 312, küçüğün evlât edinilmesinde ana ve babadan birinin rızasının aranıp aranmayacağına ilişkin kararın hangi usulle ve hangi mahkemece verileceğini düzenler. Gerekçesinde belirtildiği üzere İsviçre Medenî Kanununun 265d maddesinden alınan hüküm, bir önceki TMK 311 ile birlikte değerlendirilmelidir; çünkü 311. madde rızanın aranmayacağı hâlleri (kimliğin veya yerleşim yerinin bilinmemesi, ayırt etme gücünden sürekli yoksunluk, özen yükümlülüğünün yeterince yerine getirilmemesi) saymakta, 312. madde ise bu saptamanın usulî çerçevesini kurmaktadır. Düzenleme, küçüğün evlât edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilmesi hâlinde, yerleştirme öncesinde rıza sorununun çözülmesini öngörerek çocuğun üstün yararını ve hukukî güvenliği korumayı amaçlar.
Uygulama mekanizması iki ayrı duruma göre işler. Küçük gelecekte evlât edinilmek üzere bir kuruma yerleştirilmiş ve ana ya da babadan birinin rızası eksikse, evlât edinenin veya aracı kurumun istemi üzerine, kural olarak yerleştirmeden önce küçüğün oturduğu yer mahkemesi rızanın aranıp aranmayacağına karar verir; böylece yetki, çocuğun yerleşim yeri mahkemesine bırakılmıştır. Diğer hâllerde bu karar, ayrı bir ön aşamada değil, doğrudan evlât edinme işlemleri sırasında verilir. Üçüncü fıkra ise önemli bir usulî güvence getirir: ana veya babanın özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmemesi sebebiyle rızasının aranmamasına karar verilirse, bu karar ilgili ana veya babaya yazılı olarak bildirilir; böylece kişiye karara karşı hukukî yollara başvurma imkânı tanınır.
Yazılı bildirim yükümlülüğüne uyulmaması, rızası aranmayan ana veya babanın hak arama özgürlüğünü zedeleyeceğinden evlât edinme kararının sonradan iptaline yol açabilir; bu nedenle bildirim, salt şeklî değil, sonuç doğuran bir işlemdir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, özen yükümlülüğünün ihlâline dayanılarak rızanın aranmaması hâlinde, ihlâlin ciddî ve sürekli olduğunun dosyada somut delillerle ortaya konmasını ve ana-babaya bildirimin usulünce yapılmasını denetlemektedir. Somut bir örnekle: yıllardır çocuğuyla hiç ilgilenmeyen, nafaka ödemeyen ve görüşmeye gelmeyen bir baba bakımından, çocuğun yerleşim yeri mahkemesi TMK Madde 312 uyarınca rızanın aranmamasına karar verir, bu kararı babaya yazılı olarak tebliğ eder ve evlât edinme süreci babanın rızası olmaksızın tamamlanabilir.
