TMK ▸ Madde 346

TMK 346. Madde

Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır.

TMK 346. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 272 nci maddesini karşılayan bu madde, 1984 tarihli Öntasarının 263 üncü maddesinden bazıufak ifade değişiklikleri yapılmak suretiyle alınmıştır. Yürürlükteki metinde yer alan ana ve babanın “vazifelerini ifa etmemeleri” koşulu dar görülmüş ve çocuğun menfaati ve gelişmesinin tehlikeye düşmesi, ana ve babanın bu duruma çare bulamamalarıve ya buna güçlerinin yetmemesi hâ lini de kapsayacak şekilde daha genişbir ifade şekli tercih edilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 346, çocuğun korunmasına ilişkin koruma önlemlerinin genel çerçevesini çizen temel hükümdür. Madde, çocuğun menfaati ve gelişiminin tehlikeye düşmesi ve ana ile babanın bu duruma çare bulamaması veya güçlerinin yetmemesi hâlinde hâkimi, çocuğun korunması için uygun önlemleri almakla görevlendirir. Hüküm, kademeli koruma sisteminin ilk halkasını oluşturur; çocuğun yerleştirilmesini düzenleyen TMK m.347 ve velâyetin kaldırılmasını öngören TMK m.348, bu maddedeki genel yetkinin daha ağır görünümleridir. Gerekçesinde 743 sayılı eski Kanun’un 272. maddesini karşıladığı, ancak eski metindeki ana ve babanın görevlerini ifa etmemeleri koşulunun dar görülerek, çocuğun menfaatinin tehlikeye düşmesi hâlini de kapsayacak biçimde genişletildiği belirtilmiştir. Bu yönüyle madde, ailenin korunmasını öngören Anayasa’nın 41. maddesinin somutlaşmış görünümüdür.

Maddenin uygulanma mekanizması, hâkime geniş ve esnek bir takdir yetkisi tanır. Önlemlerin alınabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: çocuğun menfaati ve gelişiminin tehlikeye düşmüş olması ve ana ile babanın bu tehlikeyi tek başlarına bertaraf edememesi. Bu koşullar gerçekleştiğinde hâkim, somut olayın özelliklerine uygun her türlü önlemi alabilir; örneğin ailenin uyarılması, çocuğa ve ebeveyne danışmanlık atanması, çocuğun belirli faaliyetlere yönlendirilmesi ya da çocuğun mallarının yönetimine müdahale gibi tedbirler bunlar arasındadır. Önlemler kataloğu sınırlı değildir; hâkim ölçülülük ilkesi gereği en hafif fakat etkili tedbiri seçer. Bu önlemler genellikle aile mahkemesi tarafından, uzman görüşü alınarak ve gerektiğinde resen uygulanır.

Maddenin sonucu, çocuğun korunması için kamusal otoritenin aile içi ilişkilere ölçülü biçimde müdahale edebilmesidir; alınan önlemlerden sonuç alınamazsa daha ağır tedbirlere geçilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, koruma önlemlerinde mutlaka pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacıdan oluşan uzman görüşü alınmasını ve önlemin çocuğun üstün yararına uygunluğunun denetlenmesini aramaktadır. Somut bir örnek: ebeveynin maddi imkânsızlık veya ihmali nedeniyle okula gönderilmeyen ve gelişimi sekteye uğrayan bir çocuk bakımından mahkeme, TMK Madde 346 uyarınca aileye danışmanlık tedbiri uygulayabilir, çocuğun eğitime devamını sağlayacak önlemler alabilir; bu önlemler yetersiz kalırsa süreç m.347 ve m.348 kapsamındaki daha ağır tedbirlere doğru ilerleyebilir.