TMK 345. Madde
Çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak bir hukukî işlemle çocuğun borç altına girebilmesi, bir kayyımın katılmasına ve hâkimin onayına bağlıdır.
TMK 345. Madde Gerekçesi
Madde 1984 tarihli Öntasarının 262 nci maddesinden alınmıştır. Yürürlükteki metinde yer alan “hususi vasi”nin kayyım olduğu açıklığa kavuşturulmuştur. Hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TMK Madde 345, velâyet altındaki çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak ve çocuğu borç altına sokacak hukuki işlemleri özel bir denetime tabi tutar. Bu işlemlerin geçerliliği, bir kayyımın katılmasına ve hâkimin onayına bağlanmıştır. Hüküm, çocuğun temsilini düzenleyen TMK m.342 ve çocuğun fiil ehliyetini vesayet altındaki kişiyle eş tutan TMK m.343 ile birlikte değerlendirilir; çünkü bu maddelerde ana ve babaya tanınan temsil yetkisinin, menfaat çatışması bulunan hallerde sınırlandırılması gerekmektedir. Gerekçesinde 1984 tarihli Öntasarı’nın 262. maddesinden alındığı ve eski metindeki hususi vasi kavramının kayyım olduğunun açıklığa kavuşturulduğu belirtilmiştir. Kayyım atanmasına ilişkin TMK m.426 ve devamı hükümleri de bu maddeyle bağlantı içindedir.
Maddenin uygulanma mekanizması, ana ve baba ile çocuk arasındaki menfaat çatışması ihtimalini önlemeye yöneliktir. Velâyet kapsamında çocuğu temsil eden ana ve baba, çocuğun kendileriyle veya kendi menfaatlerine olacak biçimde üçüncü kişiyle borçlandırıcı işlem yapması söz konusu olduğunda artık tarafsız temsilci sayılamaz. Bu nedenle çocuğun bu tür işlemlerle borç altına girebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: işleme bir kayyımın katılması ve hâkimin işleme onay vermesi. Kayyım, vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesince çocuğun menfaatini korumak üzere atanır; hâkimin onayı ise işlemin çocuk yararına olup olmadığının ek bir denetimidir. Bu çifte güvence olmadan yapılan işlem çocuğu bağlamaz.
Maddenin sonucu, kayyım katılımı ve hâkim onayı bulunmadan yapılan, çocuğu borçlandıran işlemin çocuk yönünden geçersiz sayılmasıdır; çocuk böyle bir işlemle bağlanamaz. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, ebeveyn ile çocuk arasında menfaat çatışması bulunan işlemlerde kayyım atanmadan yapılan tasarrufların çocuk aleyhine hüküm doğurmayacağını kabul etmektedir. Somut bir örnek: babasının bankadan aldığı krediye velâyet altındaki çocuğun taşınmazını ipotek olarak göstermek istemesi halinde, bu işlem doğrudan ana veya babanın menfaatine olduğundan TMK Madde 345 uyarınca çocuğa bir kayyım atanması ve işleme hâkim onayı alınması zorunludur; bu prosedüre uyulmadan kurulan ipotek, çocuğun malvarlığı bakımından geçerlilik kazanmaz.
