TMK ▸ Madde 344
Madde 343

MADDE 344

VI. Çocuğun aileyi temsil etmesi

Madde 345

TMK 344. Madde

Velâyet altındaki çocuk, ayırt etme gücüne sahip ise ana ve babanın rızasıyla aile adına hukukî işlemler yapabilir; bu işlemlerden dolayı ana ve baba borç altına girer.

TMK 344. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 270 inci maddesini karşılamaktadır. İsviçre Medenî Kanununun 306 ncı maddesinin birinci fıkrasınıörnek alan 1984 tarihli Öntasarının 261 inci maddesinden alınmıştır. Yürürlükteki metne göre hüküm değişikliği yoktur; ancak ana ve babanın borçaltına girmesinde mal rejimine atıf yapılmasına gerek görülmemiştir.

Açıklama

TMK Madde 344, velâyet altındaki çocuğun belirli koşullarla aile adına hukuki işlem yapabilmesini düzenleyerek, çocuğun ailenin temsilcisi sıfatıyla hareket etmesine imkân tanır. Hükme göre ayırt etme gücüne sahip çocuk, ana ve babanın rızasıyla aile adına işlem yapabilir ve bu işlemlerden dolayı borç altına giren ana ve baba olur. Madde, ana ve babanın çocuğu temsil yetkisini düzenleyen TMK m.342 ve çocuğun fiil ehliyetini vesayet altındaki kişiyle bir tutan TMK m.343 ile sistematik bütünlük içindedir. Gerekçesinde 743 sayılı eski Kanun’un 270. maddesini karşıladığı, İsviçre Medenî Kanunu’nun 306. maddesinin örnek alındığı ve hüküm değişikliği bulunmadığı belirtilmiş; ancak ana ve babanın borç altına girmesinde mal rejimine atıf yapılmasına gerek görülmediği vurgulanmıştır. Bu yönüyle madde, aile birliğinin günlük yaşamdaki pratik ihtiyaçlarına cevap verir.

Maddenin uygulanma mekanizması iki temel koşula bağlıdır. Birincisi, işlemi yapacak çocuğun ayırt etme gücüne sahip olmasıdır; ayırt etme gücünden yoksun küçük bu yetkiyi kullanamaz. İkincisi, çocuğun aile adına işlem yapması için ana ve babanın rızasının bulunmasıdır. Bu iki koşul birlikte gerçekleştiğinde, çocuğun aile adına yaptığı işlemin hukuki sonuçları çocuğun kendi malvarlığını değil, doğrudan ana ve babanın malvarlığını etkiler; yani borç altına giren ebeveyndir. Burada çocuk, kendi adına değil, aile birliği adına bir temsilci gibi hareket eder. Örneğin günlük gereksinimlerin karşılanması, küçük çaplı alışverişlerin yapılması gibi olağan ev işlerinde çocuğun bu yetkiyi kullanması mümkündür.

Maddenin sonucu, koşulları taşıyan bir işlemde sorumluluğun çocuğa değil ana ve babaya yüklenmesi; koşullar yoksa işlemin aileyi bağlamamasıdır. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, aile adına işlem yapma yetkisinin sınırlarının çocuğun olgunluğu ve işlemin niteliğiyle bağlantılı olarak değerlendirilmesi gerektiğini benimsemektedir. Somut bir örnek: lise çağındaki ve ayırt etme gücüne sahip bir çocuğun, ailesinin bilgisi ve rızasıyla evin günlük ihtiyacı olan gıda alışverişini veçhile yapması halinde, satıcıya karşı bedelden sorumlu olan kişi çocuğun kendisi değil, TMK Madde 344 uyarınca ana ve babadır; buna karşılık çocuğun rıza dışında veya ayırt etme gücü olmadan yaptığı işlemler aileyi borç altına sokmaz.

Madde 343

MADDE 344

VI. Çocuğun aileyi temsil etmesi

Madde 345