TMK 412. Madde
(1) Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez.
(2) Yerleşim yerinin değişmesi hâlinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer. Bu takdirde kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilân olunur.
TMK 412. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 362 inci maddesini karşılamaktadır. “Sulh mahkemesi” deyimi “vesayet makamı” olarak değiştirilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 412, vesayet altındaki kişinin yerleşim yerini değiştirmesini vesayet makamının iznine bağlayarak ve böyle bir değişiklik hâlinde yetkinin yeni vesayet dairelerine geçeceğini düzenleyerek, vesayet yetkisinin yerleşim yeri esasına dayalı sürekliliğini güvence altına alır. Hükmün gerekçesi, 743 sayılı eski Kanunun 362. maddesini karşıladığını ve ‘sulh mahkemesi’ deyiminin ‘vesayet makamı’ olarak değiştirildiğini belirtir. Bu hüküm, vesayet işlerinde yetkinin küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerine ait olduğunu belirten TMK m.411 ile doğrudan bağlantılıdır; m.411 yetkiyi kurarken, m.412 yerleşim yeri değişikliğinin bu yetkiye etkisini düzenler. Ayrıca yerleşim yeri kavramı bakımından TMK m.19 vd. ve vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin vasininkine bağlı olabileceğine ilişkin TMK m.21 hükümleri tamamlayıcı çerçeveyi oluşturur.
Maddenin uygulama mekanizması iki aşamada işler. Birinci fıkra uyarınca, vesayet altındaki kişi vesayet makamının izni olmadıkça yerleşim yerini değiştiremez; bu sınırlama, kısıtlının korunma rejiminin denetimsiz biçimde başka bir yargı çevresine kayarak boşluğa düşmesini önler. İkinci fıkra ise yerleşim yerinin usulüne uygun şekilde değişmesi hâlinde yetkinin kendiliğinden yeni vesayet dairelerine geçeceğini öngörür; böylece kısıtlıya en yakın makamın gözetim ve denetimi sürer. Yeni yerleşim yerine geçişle birlikte kısıtlama, TMK m.421’deki aleniyet mantığına uygun olarak yeni yerleşim yerinde de ilân olunur. Bu ilân, kısıtlıyla yeni çevresinde işlem yapacak üçüncü kişilerin ehliyet kısıtlamasından haberdar olmasını sağlar. Eski ve yeni vesayet daireleri arasındaki dosya devri, görevin kesintisiz sürmesi için koordinasyon içinde yürütülür.
Vesayet makamının izni alınmadan yerleşim yerinin fiilen değiştirilmesi, vesayetin denetiminden kaçma niteliği taşır ve gerekli önlemlerin alınmasını gerektirir; usulüne uygun değişiklikte ise yetki devri ve yeni ilân zorunludur. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, vesayet işlerinde yetkinin kısıtlının güncel yerleşim yerine ait olduğunu ve yerleşim yeri değişikliğiyle yetkinin yeni daireye geçtiğini kabul etmektedir. Somut bir örnek: bir ilde kısıtlanan ve vasi denetiminde yaşayan kişi, bakımının daha iyi sağlanması amacıyla başka bir ildeki bir kuruma yerleştirilecekse, önce vesayet makamından izin alınır; izin üzerine yetki yeni ildeki vesayet dairelerine geçer ve kısıtlama yeni yerde ilân edilir. Böylece TMK Madde 412, kısıtlının korunmasında yer ve yetki sürekliliğini sağlayarak koruma boşluğu doğmasını engeller.
