TMK ▸ Madde 433

TMK 433. Madde

(1) Yerleştirme veya alıkoymaya karar verme yetkisi, ilgilinin yerleşim yeri veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bulunduğu yer vesayet makamına aittir.

(2) Yerleştirme veya alıkoymaya karar veren vesayet makamı, kurumdan çıkarmaya da yetkilidir.

TMK 433. Madde Gerekçesi

Madde İsviçre Medenî Kanununun yeni 397 b maddesinden kısmen değiştirilmek suretiyle alınmıştır. Bu madde üçfıkra hâ linde olup, ikinci fıkrası Kantonal sistemle ilgili yetki kuralıgetirdiğinden alınmamıştır. Birinci fıkrada kural olarak yerleştirme ve ya alıkoymaya, ilgilinin yerleşim yeri vesayet makamlarının yetkili olduğu belirtilmekte, ancak gecikmede sakınca bulunan hâ llerde ilgilinin bulunduğu yerdeki vesayet makamlarının da karar yetkisine sahip olduğu ifade edilmektedir. Maddenin ikinci fıkrasında yerleştirmeye ve ya alıkoyma ya yetkili vesayet makamının kurumdan çıkarma ya da yetkili olduğu belirtilmektedir.

Açıklama

Türk Medeni Kanunu’nun 433. maddesi, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması tedbirinde yetkili makamları düzenleyen kısa ama kritik bir usul hükmüdür. Madde gereği, karar verme yetkisi kural olarak vesayet makamının —sulh hukuk mahkemesinin— bulunduğu yer mahkemesine aittir. Bununla birlikte, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde denetim makamı (asliye hukuk mahkemesi) ya da kişinin bulunduğu yer vesayet makamı da karar verebilir. Bu düzenleme, koruma tedbirinin ivediliği ile yargısal güvenceler arasında denge kurmaya çalışır.

Kural yetki, kişinin yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesindedir (TMK 411). Bu mahkeme, ilgili kişiyi en iyi bilebilecek, aile ve sosyal çevresini değerlendirebilecek ve sonraki denetim işlemlerini sürdürebilecek makamdır. Ancak kişinin yerleşim yerinden uzak bir yerde bulunduğu ve derhâl tedbir alınması gerektiği durumlarda (örneğin tatil bölgesinde kriz geçiren bir akıl hastası, otobüs terminalinde ajite olan bir madde bağımlısı), kişinin fiilen bulunduğu yer vesayet makamı yetkilidir. Bu “acele yetki”, tehlikenin önlenmesine öncelik verir; sonradan yerleşim yeri mahkemesi haberdar edilir ve dosya gerekirse oraya devredilir.

Denetim makamının yetkisi, sulh hukuk mahkemesinin ulaşılamadığı çok acil durumlar ve gecikmenin ağır zarar doğuracağı hallerdedir. Asliye hukuk mahkemesi bu hâlde geçici nitelikte bir yerleştirme kararı verir; süresi sınırlıdır ve derhâl yetkili sulh hukuk mahkemesine durum iletilir. Asliye hukuk mahkemesinin bu yetkisi, genel görev-yetki kuralının istisnasıdır ve dar yorumlanır.

Uygulamada TMK 433, polis, jandarma, sağlık kuruluşları, savcılık, hastane acil servisleri ve nöbetçi sulh hukuk mahkemeleri arasında bir protokol çerçevesinde işletilir. Özellikle geceleri ve hafta sonlarında kriz yaşayan kişiler için bazı büyükşehirlerde nöbetçi sulh hukuk mahkemesi sistemi kurulmuştur; acil durumlarda hekim raporu ve savcılık talebiyle birkaç saat içinde yerleştirme kararı verilebilmektedir. Bu düzen, koruma amaçlı özgürlük kısıtlamasının yargı güvencesinden soyutlanmamasını sağlamaktadır.

Yetki kuralının ihlali, tedbirin geçerliliğini etkileyebilir; ancak mahkeme acele halde verdiği kararı derhâl yetkili sulh hukuk mahkemesine iletmişse karar ayakta kalabilir. Yargıtay, yetki meselesini sıkı biçimde denetlemekte; acele halin somut koşullarının kararda gösterilmesini, alternatiflerin tartışılmasını, yerleşim yeri mahkemesinin ne zaman haberdar edildiğinin belgelenmesini aramaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.5/4 çerçevesinde yerleştirilen kişinin her zaman yargıca başvurup serbest bırakılmayı talep etme hakkı, TMK 437 ile paralel güvence altındadır. TMK 433, böylece kişi özgürlüğünü koruyan usul güvencelerinin temel taşlarından biri olarak işlev görür.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-433/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık