TMK 447. Madde
(1) Vasi, kısıtlıyı korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmekle yükümlüdür.
(2) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde vasi, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına ilişkin hükümlere göre kısıtlıyı bir kuruma yerleştirebilir veya orada alıkoyabilir ve durumu derhal vesayet makamına bildirir.
TMK 447. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 390 ıncı maddesini karşılamaktadır. Maddenin amacına uygun olarak kenar başlık “Kısıtlılarda” şeklinde değiştirilmiştir. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 406 ncı maddesinin 6 Ekim 1978’de değiştirilip, 1 Ocak 1981’de yürürlüğe giren yeni metnine uygun olarak iki fıkra hâ linde düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında gecikmesinde sakınca bulunan hâ llerde vasi koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına ilişkin hükümler uyarınca kısıtlıyıbir kuruma yerleştirme ve ya orada alıkoyma yetkisine sahip kılınmıştır. Vasinin bu yetkisini kullanabilmesi için kısıtlı hakkında 432 nci maddede teker teker sayılan sebeplerden birinin mevcut olmasıgerektiği gibi, aynızamanda kısıtlının kişisel korumasının başka şekilde yeterince sağlanamamasışartının da gerçekleşmişolmasıaranmaktadır.
Açıklama
TMK Madde 447, vasinin kısıtlılar bakımından kişisel koruma ve yardım yükümlülüğünü düzenler. Maddeye göre vasi, kısıtlıyı korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmekle yükümlüdür; ikinci fıkraya göre gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde vasi, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına ilişkin hükümlere göre kısıtlıyı bir kuruma yerleştirebilir veya orada alıkoyabilir ve durumu derhal vesayet makamına bildirir. Maddenin gerekçesinde, hükmün İsviçre Medeni Kanunu’nun 406. maddesinin yenilenmiş metnine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlendiği ve vasiye, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde koruma amaçlı yerleştirme yetkisi tanındığı belirtilir. Bu hüküm, vasinin malvarlığını yönetme yükümlülüğünün yanında kişisel koruma boyutunu da ortaya koyar ve koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasını düzenleyen TMK m.432 vd. hükümleriyle yakından bağlantılıdır.
Uygulamada vasinin kişisel koruma yükümlülüğü, kısıtlının yalnızca malvarlığını değil, bizzat kendisini ve kişisel yaşamını gözetmeyi kapsar; vasi, kısıtlının barınma, bakım, sağlık ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasında ona yardım eder. İkinci fıkradaki yerleştirme yetkisi istisnai ve acil bir yetkidir; ancak gecikmesinde sakınca bulunan, yani derhal müdahale gerektiren hâllerde kullanılabilir. Vasinin bu yetkiyi kullanabilmesi için, gerekçede de vurgulandığı üzere, TMK m.432’de tek tek sayılan sebeplerden birinin (akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık veya serserilik gibi) mevcut olması ve kısıtlının kişisel korumasının başka biçimde yeterince sağlanamaması gerekir. Vasi bu yetkiyi kullandığında durumu derhal vesayet makamına bildirmek zorundadır; bu bildirim yükümlülüğü, koruma amacıyla yapılan müdahalenin yargısal denetime tabi tutulmasını ve kısıtlının güvencesiz bırakılmamasını sağlar.
Vasinin kişisel koruma yükümlülüğünü ihmal etmesi hâlinde, doğan zararlardan TMK m.467 uyarınca sorumluluğu doğar ve ağır hâllerde TMK m.483 uyarınca azli gündeme gelir; öte yandan yerleştirme yetkisinin keyfî veya koşulları oluşmadan kullanılması da hukuka aykırılık oluşturur. Koruma amacıyla kuruma yerleştirme kararına karşı kısıtlı ve yakınları, TMK m.432 vd. çerçevesinde mahkemeye başvurabilir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, vasinin koruma amacıyla özgürlüğü kısıtlama yetkisinin yalnızca kanunda sayılan sebeplerin varlığı ve başka korumanın yetersizliği hâlinde kullanılabileceğini, bu kararların sıkı denetime tabi olduğunu vurgulamaktadır. Somut bir örnek vermek gerekirse: akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanmış bir kişinin durumu aniden ağırlaşıp kendisine veya çevresine zarar verme tehlikesi doğduğunda vasi, gecikmeye yer vermeden kişiyi bir sağlık kurumuna yerleştirebilir; ancak bu müdahaleyi derhal vesayet makamına bildirerek kararın denetlenmesini sağlamak zorundadır.
