TMK ▸ Madde 13

TMK 13. Madde

(1) Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.

TMK 13. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 13 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı “Temyiz kudreti” yerine “Ayırt etme gücü” şeklinde günümüz diline uyarlanmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 13, ayırt etme gücünü tanımlayarak fiil ehliyetinin vazgeçilmez koşullarından birinin içeriğini belirler. Maddeye göre yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes ayırt etme gücüne sahiptir. Tanım olumsuz biçimde kurularak ayırt etme gücünün asıl, yokluğunun ise istisna olduğu ortaya konmuştur. Hüküm, fiil ehliyetinin koşullarını düzenleyen TMK Madde 9 ile doğrudan bağlantılıdır; ayırt etme gücü yokluğunun sonuçlarını düzenleyen TMK Madde 15 ve fiil ehliyetsizliğini düzenleyen TMK Madde 14 hükümlerinin uygulanabilmesi için ön koşul niteliği taşır.

Uygulamada ayırt etme gücü, kişinin davranışının anlam ve sonuçlarını kavrayıp buna göre akla uygun biçimde hareket edebilme yeteneği olarak iki yönlü değerlendirilir: bilinç (idrak) ve irade unsuru birlikte aranır. Bu yetenek soyut değil, her somut işlem ve olay bakımından ayrı ayrı belirlenir; basit bir günlük alışverişte ayırt etme gücü bulunan bir kişi, karmaşık bir hukuki işlemde aynı güce sahip olmayabilir. Maddede sayılan sebepler sınırlı değildir; “bunlara benzer sebepler” ifadesiyle uyuşturucu etkisi, ağır hastalık, hipnoz, yüksek ateş gibi geçici veya sürekli her türlü hâl kapsama alınmıştır. Ayırt etme gücü, belirli bir yaş veya rapora bağlı olmaksızın, işlem anındaki fiili duruma göre takdir edilir.

Maddenin sonucu, ayırt etme gücünün varlığı veya yokluğunun, kişinin yaptığı işlemlerin ve eylemlerin hukuki geçerliliğini belirlemesidir; bu güç bulunmadığında işlemler TMK Madde 15 uyarınca sonuç doğurmaz, haksız fiil sorumluluğu da kural olarak ortadan kalkar. Yargıtay, ehliyet ve vasiyetname iptali davalarında ayırt etme gücünü işlem tarihine özgü biçimde, adli tıp raporları ve dosya kapsamıyla birlikte araştırmaktadır. Somut bir örnekle, alkolün etkisiyle bilinci ağır biçimde bozulmuş bir kişinin o sırada imzaladığı senet, ayırt etme gücünün yokluğu ispatlandığında geçersiz sayılır. Buna karşılık aynı kişi ayık olduğu bir anda aynı işlemi yapsaydı geçerli olurdu; çünkü ayırt etme gücü statik bir nitelik değil, işlem anındaki zihinsel duruma bağlı bir yetenektir. Böylece TMK Madde 13, ehliyet denetiminin somut ve olaya özgü ölçütünü sağlar.