TMK ▸ Madde 504

TMK 504. Madde

(1) Mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir. Ancak, mirasbırakan yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır.

(2) Ölüme bağlı tasarrufta kişinin veya şeyin belirtilmesinde açık yanılma hâlinde mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebilirse, tasarruf bu arzuya göre düzeltilir.

TMK 504. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 451 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunun 451 inci maddesinin kenar başlığı “Batıl tasarruflar” şeklindedir. Durum, İsviçre MedenîKanununda da böyledir. Fakat madde incelendiği zaman, genel olarak ölüme bağlıtasarrufların hükümsüzlüğünügenel olarak düzenlemenin söz konusu olmadığı, sadece irade sakatlığıhâlinde, miras bırakanın yanıldığınıveya aldatıldığınıöğrenmesinden ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulmasından sonraki davranışına göre, ölüme bağlıtasarrufun (akıbetinin) düzenlendiği görülmektedir. Söz konusu tarihten itibaren bir yıl içinde, mirasbırakan tasarruftan dönmediği takdirde, tasarruf geçerlilik kazanacaktır. Mirasbırakanın sakat irade beyanıile yaptığıvasiyetnameden, bir yıllık hak düşürücüsüre içinde dönmemişolmasıhâlinde, ölümünden sonra artık onun mirasçılarıiptal davasıaçma hakkına sahip değildir. Miras sözleşmeleri açısından ise, mirasbırakan artık bir yıllık sürenin geçmesiyle, sözleşmeden tek taraflıolarak dönemeyeceği gibi, ölümünden sonra mirasçılarıda ölüme bağlıtasarrufu iptal ettiremeyeceklerdir. Maddenin düzenlediği asıl konu dikkate alınarak kenar başlık “İrade sakatlığı” tarzında ifade edilmiştir. 96 İKİNCİAYIRIM TASARRUF ÖZGÜRLÜĞÜ

Açıklama

TMK Madde 504, ölüme bağlı tasarruflarda irade sakatlığının sonuçlarını düzenler. Hükme göre mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir; ancak mirasbırakan, yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmezse, tasarruf geçerli sayılır. İkinci fıkra ise kişinin veya şeyin belirtilmesindeki açık yanılma halinde, mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebiliyorsa tasarrufun bu arzuya göre düzeltileceğini öngörür. Madde, irade sakatlığına ilişkin genel hükümlerle (TBK m. 30 vd.) paralellik taşımakla birlikte, ölüme bağlı tasarrufların kendine özgü yapısı nedeniyle özel bir rejim getirir. Gerekçe, eski 451. maddenin “Batıl tasarruflar” başlığının yanıltıcı olduğunu, maddenin aslında irade sakatlığını düzenlediğini ve bu nedenle kenar başlığın değiştirildiğini açıklamaktadır.

Uygulama bakımından maddenin getirdiği en önemli mekanizma, bir yıllık süredir. Bu süre, mirasbırakanın sakatlığı öğrendiği veya etkisinden kurtulduğu andan itibaren işleyen, hak düşürücü nitelikte bir süredir. Mirasbırakan bu süre içinde tasarruftan dönmezse, sakat iradeyle yapılmış vasiyetname dahi geçerlilik kazanır ve ölümünden sonra mirasçılar artık iptal davası açamaz. Miras sözleşmeleri yönünden ise, mirasbırakan bir yıllık sürenin geçmesiyle sözleşmeden tek taraflı dönme hakkını yitirir; ölümünden sonra mirasçıları da tasarrufu iptal ettiremez. İkinci fıkradaki düzeltme mekanizması ise, örneğin vasiyette lehtarın adının yanlış yazılması ya da bir taşınmazın ada-parsel numarasının hatalı gösterilmesi gibi açık yanılma hallerinde, gerçek irade kuşkuya yer bırakmayacak biçimde anlaşılabiliyorsa tasarrufun iptaline gerek bırakmadan düzeltilmesini sağlar.

İrade sakatlığının yaptırımı, kural olarak iptal edilebilirliktir; tasarruf kendiliğinden hükümsüz olmayıp, süresinde dönülmediğinde geçerli hale gelir. Mirasbırakanın ölümünden sonra ilgili mirasçılar, TMK Madde 557 ve devamındaki iptal davası hükümlerine göre, sakat iradeyle yapılan tasarrufun iptalini isteyebilir; ancak bu hak, mirasbırakanın sağlığında bir yıllık süreyi geçirmemiş olması koşuluna bağlıdır. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairelerinin kararlarında, özellikle yaşlı ve hasta mirasbırakanlar üzerinde kurulan baskı ve telkinlerin korkutma veya aldatma kapsamında değerlendirildiği, iradenin serbestçe oluşup oluşmadığının titizlikle araştırıldığı görülmektedir. Somut bir örnek olarak: bakımını üstlenen kişinin tehdidi altında tüm malvarlığını ona vasiyet eden mirasbırakan, korkunun etkisinden kurtulduktan sonra bir yıl içinde noterde dönme beyanında bulunursa tasarruf geçersiz kalır; dönmezse vasiyet geçerlilik kazanır. Böylece TMK Madde 504, irade serbestisi ile hukuki güvenlik arasında denge kurar.