TMK ▸ Madde 550

TMK 550. Madde

(1) Mirasbırakan, vasiyetnameyle bir veya birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilir.

(2) Vasiyeti yerine getirme görevlisinin, göreve başladığı sırada fiil ehliyetine sahip olması gerekir.

(3) Vasiyeti yerine getirme görevlisine sulh hâkimi tarafından bu görevi bildirilir; bildirim tarihinden başlayarak onbeş gün içinde kabul edilmediği sulh hâkimine bildirilmezse, görev kabul edilmiş sayılır.

(4) Vasiyeti yerine getirme görevlisi hizmetinin karşılığında uygun bir ücret isteyebilir.

TMK 550. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 497 nci maddesini karşılamaktadır. Maddede, yürürlükteki aynımaddede olduğu gibi vasiyeti yerine getirme görevlisinin atanmasıve ehliyeti düzenlenmektedir. Yeni metinde vasiyeti yerine getirme görevlisinin atandığıtarihte değil göreve başladığısırada fiil ehliyetine sahip olmasıgerektiği açıklığa kavuşturulmuş, kendisine görevin sulh hâkimi tarafından bildirildiği tarihten başlayarak onbeşgün içinde kabul etmediğini açıklamadığıtakdirde görevi kabul etmişsayılacağıesasıgetirilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 550, vasiyeti yerine getirme görevlisinin atanması ve ehliyetini düzenleyerek bu kurumun kuruluş şartlarını belirler. Birinci fıkra uyarınca mirasbırakan, vasiyetnameyle bir veya birden çok görevli atayabilir; bu atama yalnızca ölüme bağlı tasarruf yoluyla yapılabilir ve mirasbırakanın iradesine dayanır. Maddenin gerekçesi, hükmün eski 743 sayılı Kanunun 497. maddesini karşıladığını, ancak yeni metinde görevlinin atandığı tarihte değil göreve başladığı sırada fiil ehliyetine sahip olmasının arandığını ve kabul karinesinin getirildiğini açıklar. Hüküm, TMK m.551’deki birden çok görevliye ilişkin esaslar ve m.552’deki görev ve yetkilerle bir bütün oluşturur; çünkü atanma ve ehliyet, görevlinin sonraki tüm işlemlerinin geçerlilik temelini kurar. Görevlinin fiil ehliyeti, TMK m.9 ve devamındaki genel ehliyet hükümlerine göre belirlenir.

Maddenin işleyişinde dört temel unsur öne çıkar. İlk olarak görevlinin, göreve başladığı sırada fiil ehliyetine sahip olması gerekir; atama anında ehliyetsiz olup göreve başlama anında ehliyet kazanan kişi görev yapabilirken, bu sırada ehliyetini yitiren kişi görevi üstlenemez. İkinci olarak görev, sulh hâkimi tarafından görevliye bildirilir; bu bildirim, görevin fiilen başlaması bakımından belirleyicidir. Üçüncü olarak bildirim tarihinden başlayarak onbeş gün içinde görevin kabul edilmediği sulh hâkimine bildirilmezse, görev kabul edilmiş sayılır; bu susma karinesi, sürecin belirsizlikte kalmasını önler ve görevliye düşünme süresi tanır. Dördüncü olarak görevli, hizmetinin karşılığında uygun bir ücret isteyebilir; bu ücret, görevin niteliği, terekenin büyüklüğü ve harcanan emek dikkate alınarak gerektiğinde sulh hâkimince takdir edilir. Ücret, tereke borçları arasında sayılır.

Görevin kabulünden sonra görevli, TMK m.552’deki yükümlülükleri üstlenir ve m.555 uyarınca sulh hâkiminin denetimine tâbi olur; ehliyetsizlik gibi bir engel ortaya çıkarsa görevi sona erebilir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, görevin sulh hâkimince usulüne uygun biçimde bildirilmesi gerektiğini, onbeş günlük sürenin bu bildirimle işlemeye başladığını ve ret beyanının süresinde yapılmaması hâlinde görevin kabul edilmiş sayılacağını kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: mirasbırakan vasiyetnamesinde güvendiği bir avukatı görevli olarak atamışsa, vasiyetnamenin açılmasının ardından sulh hâkimi durumu avukata tebliğ eder. Avukat onbeş gün içinde görevi kabul etmediğini bildirmezse görevi kabul etmiş sayılır ve göreve başlar; harcadığı emek ve mesai karşılığında terekeden uygun bir ücret talep edebilir. Bu sırada avukatın fiil ehliyetine sahip olması zorunludur.