TMK 772. Madde
(1) Bulunmalarından çok zaman önce gömülmüş veya saklanmış olduğu ve duruma göre artık malikinin bulunmadığı kesin olarak anlaşılan değerli şeyler, define sayılır.
(2) Bilimsel değer taşıyan eşyaya ilişkin hükümler saklı kalmak üzere define, içinde bulunduğu taşınmaz veya taşınır malın malikinin olur.
(3) Defineyi bulan kimse, değerinin yarısını aşmamak üzere uygun bir ödül isteyebilir.
TMK 772. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 696 ncı maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur; arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. İsviçre Medenî Kanununun 723 üncü maddesine uygun olarak üçfıkra hâ line getirilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 772, eşya hukukunun özgün kazanma yollarından biri olan defineyi düzenler ve tanımını üç ölçüt üzerine kurar: nesnenin bulunmasından çok zaman önce gömülmüş veya saklanmış olması, değerli olması ve duruma göre artık malikinin bulunmadığının kesin biçimde anlaşılması. Bu üç koşulun bir arada gerçekleşmesi, defineyi hem sahipsiz şeylerden (m.767) hem de malikini kaybetmiş ama yakın geçmişe ait olan bulunmuş eşyadan (m.769 vd.) ayırır. Maddenin ikinci fıkrası, bilimsel değer taşıyan eşyaya ilişkin hükümleri saklı tutarak m.773 ile kurulan bağlantıyı gösterir; böylece arkeolojik nitelikteki buluntular define rejiminin dışında, özel koruma mevzuatına tabi kılınır. Düzenleme, İsviçre Medeni Kanununun 723. maddesi örnek alınarak üç fıkra hâline getirilmiştir.
Defineye uygulanacak mülkiyet kuralı, bulan kişiyi değil, definenin içinde bulunduğu taşınmaz veya taşınır malın malikini esas alır. Yani bir kimse başkasının arsasında ya da satın aldığı eski bir dolabın içinde define bulduğunda, buluntunun mülkiyeti kendiliğinden o taşınmazın ya da eşyanın malikine geçer; bulan kişi malik sıfatı kazanamaz. Buna karşılık üçüncü fıkra, buluntuyu ortaya çıkaran kişinin emeğini ödülsüz bırakmaz: bulan kimse, definenin değerinin yarısını aşmamak koşuluyla uygun bir ödül isteme hakkına sahiptir. Bu ödülün miktarı, definenin parasal değeri, bulan kişinin gösterdiği çaba ve olayın koşulları gözetilerek hâkim tarafından takdir edilir. Ödül, malikin mülkiyetini sınırlandıran kanuni bir alacak hakkı niteliği taşır.
Define hükümlerinin yaptırım boyutu, tarafların hak ve borçlarının kanunen belirlenmiş olmasından kaynaklanır: malik, bulan kişinin ödül talebini karşılamak zorundadır ve bu talep yerine getirilmezse bulan kimse dava yoluyla alacağına kavuşabilir. Yargıtay, bir nesnenin define sayılabilmesi için ‘eski eser’ niteliğinde olmaması, yani 2863 sayılı Kanun kapsamına girmemesi gerektiğini, aksi hâlde mülkiyetin devlete geçeceğini vurgular. Somut bir örnekle: bir kişi, kiraladığı tarihi olmayan eski bir evin bahçesinde toprağa gömülü, malikinin kim olduğu belirlenemeyen altın bir kese bulursa, bu kese define sayılır; mülkiyeti ev sahibine ait olur, ancak bulan kiracı kesenin değerinin yarısını geçmeyecek uygun bir ödül isteyebilir. TMK Madde 772 böylece buluntuyu hem malikin mülkiyetiyle hem bulanın emeğiyle dengeler.
