TMK ▸ Madde 695
Madde 694
MADDE 695

5. Kararların bağlayıcılığı

Madde 696

TMK 695. Madde

(1) Yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda paydaşların yaptıkları düzenleme ve aldıkları kararlar ile mahkemece verilen kararlar, sonradan paydaş olan veya pay üzerinde aynî hak kazanan kimseleri de bağlar.

(2) Taşınmazlarda yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin kararların sonradan paydaş olan veya pay üzerinde aynî hak kazananları bağlaması için, bunların tapu kütüğüne şerh edilmesi gerekir.

TMK 695. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunda bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur. Madde İsviçre Medenî Kanununun 647 ve 649a maddelerinden alınmıştır. Paydaşların yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda yaptıklarıdüzenleme ve almışolduklarıkararlarla mahkemece verilen kararların, sonradan paydaşolanlarıve ya pay üzerinde aynî hak kazananlarıbağlayacağı, bunun için taşınmazlarda, yararlanmaya, kullanma ya ve yönetime ilişkin kararların tapu kütüğüne şerh edilmesi gerektiği esası getirilmiştir. 135

Açıklama

TMK Madde 695, paylı mülkiyette yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin alınan kararların kimleri bağlayacağını düzenleyen ve eski Kanunda karşılığı bulunmayan yeni bir hükümdür. Birinci fıkraya göre, yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda paydaşların yaptıkları düzenlemeler ve aldıkları kararlar ile mahkemece verilen kararlar, sonradan paydaş olan veya pay üzerinde aynî hak kazanan kimseleri de bağlar. Bu düzenleme, paylı mülkiyette istikrar ve süreklilik sağlamayı amaçlar; aksi hâlde her yeni paydaş geldiğinde mevcut düzenin yeniden kurulması gerekir ve malın yönetimi kararsız hâle gelirdi. Hüküm, TMK m.689 ve devamındaki yönetim kararlarının kalıcılığını güvence altına alır.

İkinci fıkra, taşınmazlar bakımından önemli bir biçim koşulu getirir. Taşınmazlarda yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin kararların sonradan paydaş olan veya pay üzerinde aynî hak kazananları bağlaması için, bu kararların tapu kütüğüne şerh edilmesi gerekir. Bu şerh koşulu, tapu sicilinin aleniyet ilkesinin doğal bir sonucudur; taşınmazı sonradan iktisap eden kişi, ancak sicilde görebileceği yükümlülüklerle bağlı olmalıdır. Şerh verilmemiş bir yönetim kararı, taşınmaza yeni paydaş olan kişiyi bağlamaz ve bu kişi düzenlemeyi tanımayabilir. Böylece taşınır ile taşınmaz mallar arasında, kararların üçüncü kişilere etkisi bakımından önemli bir ayrım yapılmıştır; taşınmazlarda korunan güven, sicil aleniyetine dayanır.

Bu hükmün pratik sonucu, paylı malda bir kez kurulan yararlanma ve yönetim düzeninin, payların el değiştirmesiyle bozulmadan sürmesidir; ancak taşınmazlarda bu süreklilik tapu şerhine bağlanmıştır. Yargıtay içtihatlarında, paydaşlar arasında fiilen oluşmuş veya sözleşmeyle belirlenmiş kullanma biçiminin (taksim) tapuya şerh edilmemiş olsa bile mevcut paydaşları bağladığı, fakat sonraki iktisap edenleri ancak şerh hâlinde bağlayabileceği kabul edilir. Somut bir örnek: üç paydaş, ortak bir binanın zemin katını birine, üst katlarını diğerlerine kullandırmak üzere anlaşıp bunu tapuya şerh ettirirse, paydaşlardan biri payını sattığında yeni alıcı da bu kullanma düzenine uymak zorunda kalır; oysa anlaşma tapuya şerh edilmemişse, yeni paydaş kendisini bu kullanma biçimiyle bağlı saymayabilir ve hâkimden yeniden belirleme isteyebilir.

Madde 694
MADDE 695

5. Kararların bağlayıcılığı

Madde 696