TMK 185. Madde
(1) Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur.
(2) Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.
(3) Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.
TMK 185. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 151 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda kullanılmışolan “evlenme merasimi” deyimi yerine “evlenme” deyimi kullanılmak suretiyle evlilik birliğinin “evlenme” ile kurulacağıaçıklanmıştır. Maddede eşlerin hak ve yükümlülükleri belirtilmiş, çocukların bakım ve eğitiminde eşlerin birlikte yükümlüolduğu, birlikte yaşayacakları, birbirlerine sadık kalacakları ve yardımcıolacaklarıesasına yer verilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 185, evlilik birliğinin kuruluşunu ve eşlerin temel yükümlülüklerini düzenleyen başlangıç hükmüdür. Maddeye göre evlilik birliği evlenmeyle kurulur; eşler bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdür; ayrıca eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır. Gerekçe, eski Kanun’daki ‘evlenme merasimi’ deyimi yerine ‘evlenme’ kavramının benimsendiğini ve birliğin evlenmeyle doğduğunu açıklığa kavuşturur. Bu hüküm, evlilik hukukunun çekirdek yükümlülüklerini ortaya koyduğundan, TMK Madde 186, 188 ve özellikle boşanma sebeplerini düzenleyen TMK Madde 161-166 ile doğrudan bağlantılıdır; bu yükümlülüklerin ihlali boşanma davalarının dayanağını oluşturur.
Uygulamada maddedeki yükümlülükler somut davranış beklentilerine dönüşür. Birlikte yaşama yükümlülüğü, eşlerin ortak konutu paylaşmasını ve haklı bir sebep olmadıkça ortak hayatı terk etmemesini gerektirir; haksız terk, TMK Madde 164 uyarınca özel bir boşanma sebebidir. Sadakat yükümlülüğü yalnızca cinsel sadakati değil, eşi küçük düşürmekten ve güveni sarsıcı davranışlardan kaçınmayı da kapsar; ihlali zina (TMK Madde 161) veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK Madde 166) niteliğinde olabilir. Yardım ve dayanışma yükümlülüğü, eşlerin maddi ve manevi olarak birbirini desteklemesini, hastalıkta ve zorlukta yanında olmasını ifade eder. Çocuklara özen yükümlülüğü ise velayet ve bakım sorumluluğunun her iki eşe ait olduğunu gösterir.
Bu yükümlülüklerin ihlalinin sonucu, çoğunlukla boşanma davasında kusur tespitine ve buna bağlı tazminat ile nafaka taleplerine yansır. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu, sadakat ve birlikte yaşama yükümlülüğüne aykırı davranışları evlilik birliğini temelinden sarsan kusurlu eylemler olarak nitelendirip kusur dağılımında esas almıştır. Somut bir örnekle: eşine sürekli hakaret eden, ortak konutu haklı sebep olmaksızın terk eden veya başka biriyle ilişki yaşayan eş, TMK Madde 185’teki yükümlülükleri ihlal etmiş sayılır ve açılacak boşanma davasında kusurlu taraf olarak maddi-manevi tazminata mahkum edilebilir. Buna karşılık eşine hastalığında destek olan, çocukların eğitimine özen gösteren eşin bu davranışları kusursuzluk lehine değerlendirilir.
