TMK ▸ Madde 918
Madde 917
MADDE 918

1.Alacaklının olmaması

Madde 919

TMK 918. Madde

(1) Alacaklı yoksa veya rehin hakkından feragat ederse borçlu, tapu kütüğündeki tescili terkin ettirip ettirmemekte serbesttir.

(2) Borçlu, zilyetliğine geçmiş olan senedi yeniden tedavüle çıkartabilir.

TMK 918. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 832 nci maddesini karşılamaktadır. Alacaklının olmamasıve ya alacaklının rehin hakkından feragat etmesi hâllerinde, madde hükmüsenet borçlusuna rehni, tapu kütüğünden sildirtip sildirmeme konusunda seçim hakkıvermektedir. Borçlu, borcu ifa ile alacaklıdan geri almışolduğu senetleri bu surette tapudan terkin ettirmeyerek, bunlarıtekrar tedavüle sunabilme hakkına sahip kılınmıştır.

Açıklama

TMK Madde 918, ipotekli borç senedi veya irat senedinde alacaklının bulunmaması ya da alacaklının rehin hakkından feragat etmesi hâlinde, borçluya tescili terkin ettirip ettirmeme konusunda serbesti tanır ve zilyetliğine geçmiş senedi yeniden tedavüle çıkarma hakkı verir. Hüküm, 743 sayılı eski Medenî Kanun’un 832. maddesini karşılar. Madde, bu senetlerin kıymetli evrak niteliğinden doğan ekonomik bir esnekliği güvence altına alır: senet üzerindeki rehin hakkı, alacaklının yokluğu veya feragatiyle borçlu lehine âdeta boş bir teminat çerçevesine dönüşür ve borçlu bu çerçeveyi dilerse koruyabilir. Hüküm, TMK m.928’deki ödenen senedin geri verilmesi kuralı ile birlikte değerlendirildiğinde, borçlunun senedi ileride yeniden finansman aracı olarak kullanabilmesine imkân tanıyan tutarlı bir sistemin parçasıdır.

Maddenin işleyişinde iki durum öne çıkar: alacaklının hiç bulunmaması veya mevcut alacaklının rehin hakkından feragat etmesi. Bu hâllerde borçlu, tapu kütüğündeki tescili terkin ettirmek zorunda değildir; terkin edip etmemekte tamamen serbesttir. Borçlu tescili korumayı tercih ederse, ileride bu senedi yeniden kullanabilmek için teminat çerçevesini ayakta tutmuş olur. İkinci fıkra bu serbestiyi somut bir hakka bağlar: borçlu, borcu ifa ederek alacaklıdan geri aldığı veya zilyetliğine geçmiş olan senedi yeniden tedavüle çıkarabilir. Yani senedi yeni bir alacaklıya devrederek, mevcut taşınmaz teminatı üzerinden tekrar kredi sağlayabilir. Bu mekanizma, taşınmaz üzerindeki rehin derecesinin borçlu lehine korunmasını ve yeniden değerlendirilmesini mümkün kılar.

Bu düzenlemenin sonucu, borçlunun rehin çerçevesini koruyarak senedi yeniden ekonomik dolaşıma sokabilmesi ve böylece taşınmazın teminat kapasitesinden tekrar yararlanabilmesidir. Yargıtay’ın taşınmaz rehnine ilişkin uygulamasında, borçlunun zilyetliğine geçen senet üzerinde yeniden tedavül serbestisi bulunduğu ve terkin zorunluluğu olmadığı kabul edilir. Somut örnek olarak: bir taşınmaz maliki, lehine ipotekli borç senedi düzenlettiği alacaklıya olan borcunu ödeyip senedi geri aldığında, tescili sildirmeyerek senedi elinde tutabilir; daha sonra yeni bir nakit ihtiyacı doğduğunda aynı senedi bir başka kişiye devrederek, taşınmazı üzerindeki aynı rehin derecesinden yeniden borçlanabilir. Bu sayede her yeni kredide ipoteği baştan kurmak zorunda kalmaz, mevcut teminat çerçevesini ekonomik biçimde tekrar tekrar kullanabilir.

Madde 917
MADDE 918

1.Alacaklının olmaması

Madde 919