TMK 958. Madde
(1) Rehinli bir alacak üzerinde sonra gelen bir rehnin kurulması, ancak rehnedenin veya sonra gelen rehin alacaklısının durumu önce gelen rehin alacaklısına yazılı olarak bildirmesi hâlinde geçerlidir.
TMK 958. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 872 inci maddesini karşılamaktadır. Maddeyle rehinli bir alacak üzerinde, sonraki sırada bir taşınır rehni kurulması, önceki sıradaki rehinli alacaklıve ya alacaklılara, art rehnin (muahhar rehnin ) yazılı olarak bildirilmesi koşuluna bağlıkılınmıştır.
Açıklama
TMK Madde 958, rehinli bir alacak üzerinde sonradan ikinci bir rehin hakkı kurulmasını, yani art rehni (muahhar rehin) düzenlemektedir. Hüküm, taşınır rehninin alacak ve haklar üzerinde kurulduğu sistemin (TMK m.954 vd.) içinde yer alır ve aynı alacağın peş peşe birden çok kez rehne konu edilebilmesinin koşulunu belirler. Rehnin sırasını düzenleyen TMK m.948 ile birlikte okunduğunda, art rehnin önce gelen rehin alacaklısının hakkını zedelemeden, ancak onun bilgisi dahilinde geçerlilik kazanabileceği anlaşılır. Madde, alacak rehninin teslime bağlı rehin hükümlerine tabi tutulduğu genel kuralın (TMK m.954/2) bir uzantısı olarak, alacak üzerindeki ikinci dereceli teminat ilişkisini güvence altına almayı amaçlar.
Maddenin uygulanması için, üzerinde rehin bulunan bir alacağa ilişkin sonraki sırada yeni bir rehin tesis edilmek istenmesi gerekir. Bu durumda geçerlilik, kanunun aradığı bildirim koşuluna bağlanmıştır: ya rehneden ya da sonra gelen rehin alacaklısı, art rehnin kurulduğunu önce gelen rehin alacaklısına yazılı olarak bildirmelidir. Yazılı bildirim, ispat kolaylığı sağlayan basit bir şekil değil, doğrudan geçerlilik unsuru olarak öngörülmüştür. Bildirim yapılmadan kurulan art rehin hüküm doğurmaz; önce gelen alacaklı, kendisine ait alacağı tahsil ederken sonraki rehni dikkate almak zorunda kalmaz. Bu mekanizma, ilk dereceli alacaklının konumunu koruyarak, alacağın paraya çevrilmesi anında sıraların karışmasını ve teminat değerinin belirsizleşmesini önler.
Bildirim koşuluna uyulmaması, art rehin alacaklısının teminatsız kalması sonucunu doğurur; rehin geçersiz olduğundan, sonra gelen alacaklı paraya çevirme aşamasında sıraya dayanarak öncelik talep edemez ve adi alacaklı konumuna düşer. Önce gelen alacaklı yazılı bildirimi aldıktan sonra ise, alacağın borçlusuna ödeme yaparken art rehin alacaklısının hakkını gözetmekle yükümlü hale gelir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, alacak ve hak rehinlerinde geçerlilik için kanunda öngörülen şekil ve bildirim koşullarının titizlikle aranacağını, bu koşulları taşımayan rehin iddialarının dinlenemeyeceğini kabul etmektedir. Örneğin, bankaya rehnedilmiş bir kira alacağı üzerinde ikinci bir kredi kurumu lehine rehin kurulmak istendiğinde, ilk bankaya yazılı bildirim yapılmadıkça ikinci rehin geçerli sayılmaz.
