TTK 411. Madde
(1) Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir.
(2) Gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olmalıdır.
(3) Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır.
(4) Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır.
TTK 411. Madde Gerekçesi
Birinci fıkra: 6762 sayılı Kanunun 366 ncı maddesi değişikliklerle tekrar edilmiştir. Söz konusu değişiklik bu maddeye özgü olmak üzere, azlık kavramının halka açık olan ve olmayan şirketlerde farklı yüzdelerle tanımlanmasıdır. İkinci fıkra: İkinci fıkra uygulamada sorun yaratan bir konuyu çözüme bağlamak amacıyla öngörülmüştür. “İlan ücretinin yatırılması tarihi”nin hem zaman hem de ispat yönünden uygun olduğu düşünülmektedir. Çünkü, para yatırılmadığı takdirde gerekli ekin yapılması hemen mümkündür. Üçüncü fıkra: Uygulamada çağrı için yönetim kuruluna başvurulup başvurulmadığı ve başvuru tarihi sorun yaratmakta, bu konu da mahkemenin izni yönünden sorun doğurmaktadır. Çünkü mahkemenin izin verebilmesi için yönetim kuruluna başvuru yolunun tüketilmiş olması gerekir. Ayrıca yönetim kurulunun cevap vermekte gecikmiş olması da mahkemenin izni bakımından önem taşır. Bu sebeple, Tasarıda çağrı ve gündeme madde konulması talebinin noter aracılığıyla yapılması zorunluluğu getirilmiştir. Dördüncü fıkra: Bu hüküm de uygulamada ortaya çıkan bir sorun dolayısıyla öngörülmüştür. Uygulamada, çoğu kez yönetim kurulu istemi kabul etmekte, fakat toplantı aylarca sonra yapılmakta, böylece toplantıdan beklenen yarar elde edilemez hâle gelmektedir. Bu sebeple, toplantının kabul tarihinden itibaren kırkbeş günde yapılması zorunluğu getirilmiş, aksi halde çağrının talep sahiplerince yapılacağı hükme bağlamıştır. Söz konusu hâlde azlığın mahkemeye başvurup karar almasına gerek yoktur; genel kurul talep sahiplerince toplantıya çağrılır. Sürenin başlangıcını belirlemek sorun yaratmamalıdır. Yönetim kurulunun karar tarihi sürenin başlangıç tarihidir. Çağrının kabul edildiği makul bir süre içinde talep sahiplerine bildirilmemişse talep sahiplerinin çağrı haklarının doğduğunun kabulü gerekir. Yönetim kurulunun toplanması ve bildirim dikkate alındığında bildirimin on- oniki gün içinde talep sahiplerine ulaşmış olması icap eder. 412 nci maddede bu sürenin yedi gün olduğu gözönüne alınırsa sürenin makûl olduğu anlaşılır. Çünkü, en az onbeş günlük ilân süresi ve diğer hazırlıklar da dikkate alınacak olursa kırkbeş günlük süre yönünden bunun makul olduğu sonucuna varılabilir. Çağrısız genel kurul olanağının burada dikkate alınması gereğinin haklılık temeli oldukça zayıftır.
Açıklama
TTK Madde 411, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirket genel kuruluna ilişkin kapsamlı düzenlemeleri bütününde genel olarak meselesini ele almaktadır. Pay sahiplerinin şirket yönetimine katılım haklarının en somut ifadesini oluşturan genel kurul, demokratik katılım ve şirket iradesi oluşturma mekanizması işlevi görmektedir. Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik hükümleri de bu madde kapsamındaki hususları somutlaştırmaktadır. Pay sahipliği hakkının etkin kullanımı, şirket yönetimine hesap sorulabilirlik ve kurumsal şeffaflık, bu düzenlemenin temelindeki değerleri oluşturmaktadır.
Uygulamada TTK Madde 411, anonim şirketlerin olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarının hazırlanması, yapılması ve sonuçlandırılması süreçlerinde belirleyici bir çerçeve sunmaktadır. Gündemin hazırlanması ve pay sahiplerine duyurulması, toplantıya katılacak pay sahiplerinin tespit edilmesi ve toplantı başkanlığının oluşturulması bu madde kapsamındaki konulardandır. Eksik veya hatalı çağrı ile ilan durumunda genel kurul kararlarının geçerliliği sorunu, uygulamada en sık karşılaşılan hukuki sorunların başında gelmektedir. Elektronik genel kurul uygulaması da bu hükmün yorumlanmasında yeni bir boyut eklemektedir. Oy hakkını doğrudan etkileyen pay defterine kayıt tarihi ile işlem tarihi arasındaki zaman dilimi, özellikle el değiştiren paylar bakımından pratik sorunlara yol açabilmektedir. Genel kurul gündeminin belirlenmesinde azlık haklarının gözetilmesi ve toplantı yetersayısının sağlanamaması durumunda erteleme usulü de bu hükmün kapsamında değerlendirilen meselelerdir.
TTK Madde 411’ye aykırı biçimde toplanan ya da gündem dışı karar alan genel kurulun kararları, üç aylık hak düşürücü süre içinde iptal davasına konu edilebilmektedir. Butlan halleri ise süresiz olarak ileri sürülebilmektedir. Yargıtay, genel kurul toplantısına çağrı usulündeki ağır eksiklikleri kural olarak butlan sebebi saymaktadır. Öte yandan gündem dışı alınan kararların geçerli sayılabilmesi için tüm pay sahiplerinin toplantıda hazır bulunması ve itiraz edilmemesi koşulu da Yargıtay kararlarında işlenmektedir. Toplantı tutanağının düzenli tutulması, Bakanlık temsilcisi bulunması gereken toplantılarda bu yükümlülüğe uyulması ve elektronik genel kurul platformundan alınan katılım belgelerinin saklanması, muhtemel hukuki itirazlara karşı etkin bir savunma hazırlığı açısından vazgeçilmezdir.
