TTK 828. Madde
(1) Emre yazılı bir havalenin, havale olunan tarafından isteğe bağlı olarak kabulü poliçenin kabulü hükmündedir. Bununla beraber, hamil, havale olunan kişi iflas etmiş veya bir ilamla ispatlanmamış olsa bile ödemelerini tatil etmiş veya aleyhine yapılan takip semeresiz kalmışsa, vadenin gelmesinden önce başvurma hakkını kullanamaz.
(2) Bunun gibi, havale edenin iflası hâlinde vadenin gelmesinden önce hamil başvurma hakkını kullanamaz.
TTK 828. Madde Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 740 ıncı maddesinden, dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.
TTK 828. Madde Açıklaması
TTK Madde 828, çek ve bono hukuku alanında kabulün hükümleri konusunu düzenlemektedir. Hüküm, poliçe borçluları arasındaki hukuki ilişkiyi belirli koşullar çerçevesinde ele almakta; kabulün hükümleri meselesine dair açık bir kural öngörmektedir. Fikra yapısı incelendiğinde, kanun koyucunun kambiyo hukuku ilkeleriyle uyum içinde hareket ettiği görülmektedir. TTK ve 5941 sayılı Çek Kanunu kapsamında düzenlenen bu hüküm, 6762 sayılı eski TTK ile örtüşmekte; dil güncellemesi yapılmış olmakla birlikte esas itibarıyla aynı koruma amacını sürdürmektedir. Poliçe ilişkilerinde borcun doğumu, devri veya ifasına ilişkin hususlarda bu madde belirleyici bir işlev üstlenmektedir. Çek hukukunun kambiyo senetleri arasındaki özgün konumu, bu maddenin uygulanmasında bankacılık ve ticaret hukukunu birbirine bağlayan bir köprü işlevi görmesini sağlamaktadır.
Uygulamada TTK Madde 828 kapsamında öne çıkan başlıca sorun, bankanın ödeme yükümlülüğü ve hamilin korunmasına ilişkin sınır koşullarının doğru uygulanamamasıdır. Çek hamilinin iyiniyetli olup olmadığı, çekin sahte ya da tahrif edilmiş olması ve hesapta karşılık bulunmaması gibi durumlar kabulün hükümleri kapsamında ayrı ayrı ele alınmaktadır. Örneğin hamilin sahte imzayı bilmeden çeki devralmış olması hâlinde banka ile keşideci arasındaki sorumluluk paylaşımı mahkeme kararlarında tartışmalı olmaya devam etmektedir. 5941 sayılı Çek Kanunu ile TTK hükümleri arasındaki ilişki de bu bağlamda dikkatle incelenmesi gereken bir alan oluşturmaktadır.
TTK Madde 828 hükmüne aykırılığın sonuçları arasında en sık karşılaşılan durum, hamilin başvurma haklarını yitirmesi ya da bankanın ödeme ret gerekçesinin mahkemece meşru sayılmasıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, bu madde kapsamındaki uyuşmazlıklarda şekil ve süre koşullarına katı biçimde uyulmasını aramakta; iyi niyetli hamilin korunmasını da ön planda tutmaktadır. 5941 sayılı Çek Kanunu’yla birlikte oluşan bütüncül yasal çerçeve, hem ticaret hem de icra hukukunda bu hükmün uygulanmasını yakından etkilemektedir. Hukuki süreçlerde avukatların ilgili Yargıtay içtihadını ve TTK sistematiğini eş zamanlı değerlendirmesi, müvekkillerinin haklarının etkin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Uygulamada bu maddenin gereği gibi yorumlanabilmesi için TTK’nın sistematik bütünlüğü içinde ilgili emredici hükümlerin birlikte değerlendirilmesi zorunludur.
