Anayasa ▸ Madde 33
MADDE 33
Dernek kurma hürriyeti

Anayasa Madde 33

(1) (Değişik: 3/10/2001-4709/12 md.)

(2) Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.

(3) Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.

(4) Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.

(5) Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

(6) Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.

(7) Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.

(8) Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.

Danışma Meclisi Gerekçesi

Dernek kurma hürriyeti Maddenin birinci fıkrasında dernek kurma hürriyeti müspet ve menfi unsurlarıyla birlikte ifade edilmiştir. Kişi, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. (müspet unsur); kimse, bir derneğe üye olmaya veya dernekte üye kalmaya zorlanamaz (menfi unsur). Bir hürriyete sahibiyet, o hürriyetin her türlü düzenlemeden masun tutulduğu anlamına gelmez; bu itibarla dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilecektir. İkinci fıkrada bu hakkın kullanılmasında geçerli özel sınırlama nedenleri gösterilmiştir. Ezcümle dernekler siyasî amaç güdemeyecek veya siyasî faaliyette bulunamayacaklar; siyasî partiler, sendikalar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile bağlantı veya ilişki kuramayacaklardır. Bu yoldan derneklerin, son yıllarda Türk Siyasî hayatında şahit olunan ve siyasî hayatımızı bir anlamda dejenere eden faaliyetleri önlemek istenmiş; meşru amaç etiketi altında bunların amaç dışı faaliyetleri engellenmiştir. Siyasî amaçlı dernekler siyasî parti olarak teşkilatlanacaklar ve siyasî partilere ilişkin düzenleme gereklerine uyacaklardır.

Maddenin üçüncü fıkrasında derneklerin kendiliğinden dağılmış sayılması, yani hukukî varlığını kaybetmesi hali öngörülmüştür. Uygulama kanununun öngördüğü kuruluş şartlarını kaybeden yahut kanunî yükümlülüklerini yerine getirmeyen dernekler kendiliğinden yani başka bir işleme gerek kalmadan hukukî varlıklarını kaybedeceklerdir. Bu hususların varlığı idarece tespit olunacak ise de, idarenin bu takdiri, genel hüküm uyarınca yargı denetimine tabidir.

Dördüncü fıkra ile, derneklerin kapatılmasına ancak bir yargı makamının karar verebileceği hüküm altına alınmıştır. Keza uygulama kanunu hangi hallerde bir derneğin kapatılabileceğini gösterecektir. Ancak dernekler devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması ve suçların önlenmesi amaçlarıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, kanunun yetkili kıldığı başka bir merci tarafından faaliyetten men olunabilecektir. İdarî merciîn bu kararı dahi genel hükme göre yargı denetimi altındadır.

Derneğin ancak hâkim kararıyla kapatılabileceği kuralına beşinci fıkra ile bir istisna getirilmiş; İçişleri Bakanlığına, fıkrada belirtilen amaçlarla dernek kapatma yetkisi verilmiştir.

Dernek kurma hürriyeti bazı meslek mensupları konusunda, bu kişilerin üstlendiği görevin niteliği nedeni ile başkaca sınırlamaya konu olabilecek yahut tamamen yasaklanabilecektir. Bunlar özel bir disipline gerek gösteren Silahlı Kuvvetler yahut kolluk kuvvetleri mensupları ile dernekleşme yüzünden görevin zarar görebileceği kamu görevlileridir. Bu husus, birinci fıkra hükmünün bir istisnası olmak üzere maddenin altıncı fıkrasında yer almaktadır.

Nihayet yedinci fıkra ile, dernek kurma hürriyeti hakkındaki hükümlerin vakıflara ve bu nitelikteki diğer kuruluşlara da uygulanacağı kabul edilmiştir. Hükmün amacı, esasında dernek kurma hürriyetinden kaynaklanan, fakat sahip bulundukları hukukî nitelik itibariyle başka ad taşıyan toplulukların; kanuna karşı hile yolundan denetim ve düzenleme dışı kalmalarını önlemektir.

Millî Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu Değişiklik Gerekçesi

Dernek kurma hürriyetine ilişkin olarak yapılacak kanunî düzenlemede dikkate alınmak üzere maddeye yeni bir ikinci fıkra eklenmiş ve derneklerin hâkim kararıyla kapatılabileceği kuralı getirilmiş, kanunla yetkili kılınan merciin ancak hâkim kararına kadar derneği faaliyetten alıkoyabileceği hükmü muhafaza edilerek İçişleri Bakanlığınca derneklerin kapatılmasına imkân veren fıkra hükmü madde metninden çıkarılmış ve bu doğrultuda madde redaksiyona tabi tutulmuştur.

1 Millî Güvenlik Konseyi görüşmelerine sunulan metnin üçüncü fıkrasında yer alan “kanunda” ibaresinin halkoylaması sonucunda yürürlüğe giren metinde “kanunla” biçiminde yer aldığı tespit edilmiştir.

23/7/1995 Tarihli ve 4121 Sayılı Kanun’la Yapılan Değişiklik