Anayasa ▸ Madde 37
MADDE 37
Kanuni hakim güvencesi

Anayasa Madde 37

(1) Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.

(2) Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.

Danışma Meclisi Gerekçesi

Tabiî ve kanunî hâkim güvencesi Madde başlığından da anlaşılacağı gibi bu maddede «kanunî» ve «tabiî» hâkim güvencesi birlikte ifade edilmiştir. «Kanunî hâkim», «kanunun gösterdiği hâkim» deyimiyle, mahkemelerin veya hâkimlerin görev ve yetkilerinin kanunla belirleneceği; yani ancak yasama tasarrufları yoluyla görev ve yetkinin saptanacağı belirtilmiştir. «Suç ve cezaların kanunîliği» ilkesinin, şeklî ceza hukuku yani suç yargılaması hukukundaki mukabili olan bu ilke esasen «yargı» bölümünde açıkça ifade edilmiştir. Bu ilke, suç yargılaması hukukunda çok iyi bilinen ve yargılamada keyfiliği önlemek ve güvenirliği sağlamak amacını güden «yargılamanın kanunîliği» kuralının tabiî ve ilk sonucudur. «Tabiî hâkim» kavramı ise, yargılanacak nizanın vukuu anında yürürlükte bulunan kanunun öngördüğ­ ü yargı mercii demektir. Bunlara «olağan mahkemeler» denir. Diğer bir deyimle, bir ceza, ancak vukuu anında yürürlükte bulunan kanunun tabi kıldığı yargılama mercii önüne götürülecek; bu kanuna göre hangi mahkemenin görev ve yetkisine giriyorsa o mahkeme tarafından çözüme bağlanacaktır. Bu suretle davanın «olaydan» sonra çıkarılacak bir kanunla yaratılan bir mahkeme önüne götürülmesi yasaklanmakta, yani «kişiye» yahut «olaya» göre «kişiyi» yahut «olayı» göz önünde tutarak mahkeme kurma imkânı ortadan kaldır­ılmaktadır. Bu ise «tarafsız yargı mercii» güvencesinin ilk gereğidir. Tabiî hâkim güvencesi, bu anlamıyla, ne bütün cezaların adliye mahkemeleri önüne götürülmesini zorunlu kılar; ne de adliye mahkemeleri kümesi içinde veya dışında yer alacak «özel mahkemeler» kurulmasına engeldir. Tek anlamı, yukarıda da açıklandığı gibi, «görev ve yetki» belirlemesinde expost facto kanunları yasaklamak, «görev ve yetki» belirleyen kanunların geçmişe yürümesini önlemektir; bu da «tarafsız mahkeme»nin ilk gereğidir.

Maddenin ikinci fıkrası, birinci fıkra hükmünün tabiî sonucudur; sonradan çıkarılan bir kanunla kurulan mahkemelerin, önceki olayları yargılaması önlenmekte, yani «olağanüstü mahkemeler» yasaklanmaktadır.