HAGB Kararı Nedir, Sicilden Ne Zaman Silinir? İtiraz ve Düşme

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, yani HAGB kararı, mahkemenin ceza yargılaması sonunda kurduğu hükmü beş yıl bekletmesidir. 7589 sayılı Kanun, CMK m. 231’in ilgili fıkralarını 31.07.2026’dan itibaren yeniden düzenledi. Bu yazı güncel metne göre şartları, denetim süresini ve sicil kaydını açıklıyor. Ayrıca HAGB kararı itiraz yolunu ve HAGB kararı nasıl düşürülür sorusunu yanıtlıyor. Son bölüm ise HAGB kararı manevi tazminat ilişkisini ele alıyor.

Son güncelleme: 17.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 17.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine dayanır. Kontrol kapsamındaki metinler: CMK (5271), 7589 sayılı Kanun, Adli Sicil Kanunu (5352), TCK (5237), TBK (6098) ve HMK (6100).

HAGB Kararı Nedir?

Ceza mahkemesi, yargılama sonunda sanığın suçu işlediği kanaatine varırsa bir hüküm kurar ve cezayı belirler. CMK m. 231/5’e göre mahkeme, şartlar varsa bu hükmün açıklanmasını geri bırakabilir. Kanun bu kararı, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmaması olarak tanımlar. Ancak müsadereye ilişkin hükümler bu kuralın dışındadır. Dolayısıyla HAGB bir mahkûmiyet değildir; ama bir beraat kararı da değildir.

Mahkeme cezayı hesaplar, hükmü kurar ve açıklamayı denetim süresinin sonuna bırakır. Denetim süresi kanundaki şartlara uygun geçerse mahkeme hükmü ortadan kaldırır ve davanın düşmesine karar verir. Sanık süre içinde kasten yeni bir suç işler ya da yükümlülüklere aykırı davranırsa mahkeme hükmü açıklar. Kısacası sanığın durumu, denetim süresindeki davranışına bağlıdır.

HAGB, soruşturma evresindeki kamu davasının açılmasının ertelenmesinden farklıdır. CMK m. 171/2’ye göre erteleme kararını Cumhuriyet savcısı kamu davasını açmadan önce verir. HAGB’yi ise mahkeme, kovuşturma sonunda hükmü kurduktan sonra verir. Kanun iki kurumun şartlarını ve sonuçlarını ayrı hükümlerde düzenler.

7589 Sayılı Kanunla HAGB Düzenlemesinde Ne Değişti?

TBMM, 7589 sayılı Kanunu 16.07.2026’da kabul etti; Kanun 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Kanunun 15. maddesi, CMK m. 231’in beşinci ila on dördüncü fıkralarını değiştirdi. Kanunun 26. maddesine göre bu değişiklik yayım tarihinde yürürlüğe girdi. Bu yazı, 17.10.2026 itibarıyla yürürlükte olan metni esas alır; önceki metindeki şartları ele almaz.

Güncel metnin öne çıkan unsurları şunlardır:

  • Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olmalıdır (CMK m. 231/5).
  • Denetim süresi beş yıldır ve bu süre içinde dava zamanaşımı durur (CMK m. 231/8).
  • Mahkeme bir yıldan fazla olmamak üzere denetimli serbestlik tedbirine karar verebilir (CMK m. 231/8).
  • Karara karşı kanun yolu istinaftır; CMK m. 272/3 saklıdır (CMK m. 231/12).
  • İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği, Anayasa m. 17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlar kapsam dışıdır (CMK m. 231/14).

7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi bazı değişiklikler için geçiş kuralı koyar. Ancak CMK m. 231’deki değişiklik bu geçiş kuralları arasında yer almaz. TCK m. 7/2, suç tarihindeki ve sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklıysa failin lehine olanın uygulanmasını öngörür. Bu nedenle yeni metnin derdest dosyalara ve önceki kararlara etkisini somut dosyada ayrıca değerlendirmek gerekir.

HAGB Kararı Hangi Şartlarla Verilir?

İlk eşik cezanın miktarıdır. Yargılama sonunda hükmolunan ceza, CMK m. 231/5’e göre iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olmalıdır. Burada ölçü, suçun kanundaki cezası değil, mahkemenin belirlediği sonuç cezadır. Aynı fıkra uzlaşmaya ilişkin hükümleri saklı tutar. Uzlaşma kapsamındaki suçlarda CMK m. 253 ve 254’teki uzlaştırma süreci ayrıca işler.

CMK m. 231/6 bunun yanında üç şartı birlikte arar.

  • Sanık daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunmalıdır.
  • Mahkeme, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarına bakarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varmalıdır.
  • Sanık, suçun mağdura veya kamuya verdiği zararı aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen gidermelidir.

Birinci şart, sanığın kasıtlı bir suçtan mahkûm olup olmadığına bakar. Bu nedenle taksirli bir suçtan mahkûmiyet, bentteki engeli oluşturmaz. Kanun ayrıca bir sınır daha koyar: denetim süresi içinde mahkeme kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı veremez (CMK m. 231/8). İkinci şart mahkemenin takdirine bağlıdır; CMK m. 34/1 her kararın gerekçeli olmasını ister.

Üçüncü şart zararın giderilmesidir. Sanık zararı hemen gideremiyorsa CMK m. 231/9 bir imkân tanır. Buna göre mahkeme, sanığın zararı denetim süresince aylık taksitlerle tamamen gidermesi koşuluyla da HAGB verebilir. Mahkeme, zararın kapsamını ve sanığın zararı giderip gidermediğini somut dosyaya göre belirler.

Güncel 231. madde metni, sanığın HAGB’yi kabul etmesini ayrı bir şart olarak saymaz. Sanık bu karara karşı istinaf yoluna başvurabilir. Mahkemenin karar öncesinde sanığın görüşünü alıp almayacağı, metinden açıkça çıkmaz.

Hapis Cezasının Ertelenmesi ve Seçenek Yaptırımla İlişkisi

CMK m. 231/7’ye göre açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ertelenemez. Kısa süreli ise seçenek yaptırımlara da çevrilemez. TCK m. 49/2, bir yıl veya daha az süreli hapis cezasını kısa süreli hapis cezası sayar. Bu nedenle mahkeme aynı hükümde HAGB ile TCK m. 51’deki ertelemeyi birlikte uygulayamaz.

Bazı suçlarda özel düzenleme de vardır. TCK m. 191/8’e göre imal ve ticaret veya kullanmayı kolaylaştırma suçundan yürüyen kovuşturmada fiil yalnız kullanma kapsamında kalırsa, mahkeme HAGB’yi o madde çerçevesinde verir. Aynı maddenin dokuzuncu fıkrası, aksine düzenleme bulunmayan hâllerde mahkemenin CMK m. 231’i uygulayacağını öngörür.

HAGB, Erteleme, Mahkûmiyet ve Beraat Karşılaştırması

Karar Sanık hakkında sonuç Denetim süresi Kayıt Kanun yolu
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması Hüküm hukuki sonuç doğurmaz; müsadereye ilişkin hükümler hariç (CMK m. 231/5) Beş yıl; dava zamanaşımı durur (CMK m. 231/8) Mahsus sistemde kayıtlıdır; soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim veya mahkeme isteyebilir (CMK m. 231/13; 5352 m. 6/1) İstinaf; CMK m. 272/3 saklı (CMK m. 231/12)
Hapis cezasının ertelenmesi Mahkûmiyet hükmüdür; ceza ertelenir ve denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlle geçerse infaz edilmiş sayılır (TCK m. 51/8) Bir yıldan az, üç yıldan fazla olamaz; ceza süresinden de az olamaz (TCK m. 51/3) 5352 m. 4/1-b erteleme bilgilerini sayar İstinaf (CMK m. 272)
Mahkûmiyet Ceza ve kanuni sonuçları doğar HAGB anlamında denetim süresi yoktur Kesinleşince adli sicile kaydedilir (5352 m. 4) İstinaf; CMK m. 272/3’teki sınırlar saklı
Beraat Ceza yaptırımı yoktur Yoktur 5352 m. 4 adli sicile kaydı mahkûmiyet hükümleri için öngörür İstinaf; CMK m. 272/3-b’deki sınır saklı

Denetim Süresi ve Denetimli Serbestlik Yükümlülükleri

CMK m. 231/8’e göre mahkeme, HAGB verdiği sanığı beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutar. Mahkeme bu süre içinde, bir yıldan fazla olmamak üzere belirleyeceği süreyle denetimli serbestlik tedbirine karar verebilir. Bu amaçla Kanun tedbirleri üç bentte sayar.

  • Mahkeme, bir meslek edinmemiş sanığı meslek kazanması amacıyla bir eğitim programına devam ettirebilir.
  • Meslek veya sanat sahibi sanığı mahkeme, bir kamu kurumunda ya da aynı işi yapan bir başkasının gözetiminde ücret karşılığında çalıştırabilir.
  • Ayrıca mahkeme, sanığın belli yerlere gitmesini yasaklayabilir, onu belli yerlere devamla yükümlü kılabilir ya da başka bir yükümlülüğe tabi tutabilir.

Kanun bu tedbirler için “karar verilebilir” ifadesini kullanır. Bu nedenle mahkeme, denetim süresini yükümlülük belirlemeden de geçirtebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. Ayrıca CMK m. 325/2’ye göre HAGB hâlinde mahkeme yargılama giderlerini, aynı maddenin üçüncü fıkrası saklı kalmak üzere sanığa yükler. Metin, denetim süresinin hangi tarihten başlayacağını ayrıca göstermez.

HAGB Kararı Nasıl Düşürülür?

Uygulamada okurlar HAGB kararı nasıl düşürülür sorusunu iki farklı anlamda sorar. Bir kısım okur, denetim süresinin sonunda davanın düşmesini merak eder. Bir kısmı ise kararı üst mahkemenin kaldırmasını ister. Kanun bu iki yolu ayrı hükümlerde düzenler.

Denetim Süresi Sonunda Davanın Düşmesi

CMK m. 231/10 iki şart arar. Birincisi, sanık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlememiş olmalıdır. İkincisi, sanık denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranmış olmalıdır. Bu iki şart gerçekleşirse mahkeme, açıklanmasını geri bıraktığı hükmü ortadan kaldırır ve davanın düşmesine karar verir.

Fıkra “kasten” ifadesini kullanır; bu nedenle taksirli bir suç düşme şartını bozmaz. Mahkeme kararı taksit koşuluyla verdiyse, sanığın zararı denetim süresince tamamen gidermesi kararın koşuludur (CMK m. 231/9). Öte yandan güncel metin denetim süresini kısaltan bir hüküm içermez. Dolayısıyla HAGB kararı nasıl düşürülür sorusunun kanundaki cevabı, sanığın beş yıllık süreyi şartlara uygun geçirmesidir.

HAGB Kararı Kanun Yoluyla Kaldırılabilir mi?

Sanık suçu işlemediğini ya da yargılamada hukuka aykırılık bulunduğunu düşünebilir. Bu durumda HAGB kararı nasıl düşürülür diye soran sanık için yol, kararı istinaf incelemesinde kaldırtmaktır. İstinaf mahkemesi kararı usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden inceler. Başvuru yolunu ve süreyi ise aşağıdaki kanun yolu bölümü anlatıyor.

Denetim Süresinde Yeni Suç İşlenirse HAGB Kararı Ne Olur?

CMK m. 231/11’e göre sanık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlerse mahkeme hükmü açıklar. Sanığın denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranması da kural olarak aynı sonucu doğurur. Bu durumda mahkeme beklettiği hükmü açıklar; hüküm kesinleşince mahkûmiyetin sonuçları doğar. Yükümlülük ihlali için kanun aşağıdaki istisnayı da tanır.

Bununla birlikte kanun, yükümlülük ihlali için daha esnek bir imkân da tanır. Mahkeme, yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Mahkeme bu hükümde cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine karar verebilir. Koşulları varsa mahkeme hapis cezasını erteleyebilir ya da seçenek yaptırımlara çevirebilir.

Mahkemenin açıkladığı veya yeni kurduğu hükme karşı kanun yolu itirazdır. İtiraz mercii, yalnız bu fıkradaki koşullarla sınırlı bir değerlendirme yapabilir. CMK m. 268/1’e göre ilgili, kanunda ayrı hüküm yoksa itirazı kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde yapar. İtiraz eden kişi, kararı veren mercie dilekçe verir ya da zabıt kâtibine beyanda bulunur; kâtip bu beyanı tutanağa geçirir.

Mahkemenin açıkladığı hüküm kesinleşince bir mahkûmiyet hükmü olarak 5352 sayılı Kanunun 4. maddesine göre adli sicile kaydedilir. Metin, hükmün açıklanması için yeni suçun kesinleşmiş olmasının gerekip gerekmediğini ayrıca düzenlemez.

HAGB Kararına Karşı Kanun Yolu: İtiraz mı, İstinaf mı?

Aramalarda sık geçen HAGB kararı itiraz ifadesi, güncel metinde teknik olarak istinaf başvurusunu karşılar. CMK m. 231/12’ye göre ilgililer HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesinin bu konudaki kararları hakkında CMK m. 286 uygulanır. Kararı ilk derece sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay verdiyse ilgililer temyiz yoluna gidebilir.

Fıkra, CMK m. 272/3 hükümlerini saklı tutar. Bu hükme göre bazı kararlar istinafa kapalıdır. Örneğin hapisten çevrilenler hariç, sonuç olarak belirlenen on beş bin Türk lirası dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri bu kapsamdadır. Ayrıca kanunlarda kesin olduğu yazılı hükümler de istinafa tabi değildir.

Kanun yoluna kimlerin başvurabileceğini CMK m. 260 belirler. Cumhuriyet savcısı, sanık ve katılan bu yola başvurabilir. Katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görenler de bu haktan yararlanır. Bunun yanında Cumhuriyet savcısı sanık lehine de kanun yoluna başvurabilir.

HAGB Kararı İçin İstinaf Süresi ve Başvuru Yeri

Uygulamada HAGB kararı itiraz süresi diye geçen süre, CMK m. 273/1’deki iki haftalık istinaf süresidir. Süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren işler. Başvuran, hükmü veren mahkemeye dilekçe verir ya da zabıt kâtibine beyanda bulunur. Beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır.

Dilekçe başlığındaki yanlışlık kural olarak hak kaybı doğurmaz. CMK m. 264’e göre kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz. Yine de başvuran, HAGB kararı itiraz dilekçesini süresinde ve hükmü veren mahkemeye vermelidir. CMK m. 273/4’e göre sanığın dilekçesinde başvuru nedenlerini göstermemesi incelemeye engel olmaz.

Süre Nasıl Hesaplanır?

CMK m. 39/2’ye göre hafta olarak belirlenen süre, tebliğ gününün son haftadaki aynı isimli gününde mesai bitiminde sona erer. Örneğin gerekçeli kararın tebliği salı günüyse süre, iki hafta sonraki salı günü mesai bitiminde dolar. Son gün tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter (CMK m. 39/4).

Öte yandan adli tatil bu hesabı etkiler. CMK m. 331/1’e göre ceza işlerini gören mahkemeler yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verir. CMK m. 331/4’e göre adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. Mahkemeler tutuklu işlere tatilde de baktığı için (CMK m. 331/3) bu dosyalarda sürenin hesabını ayrıca kontrol etmek gerekir.

Kişi süreyi kusuru olmadan kaçırdıysa eski hâle getirme isteyebilir (CMK m. 40). Kanun yoluna başvuru hakkı kişiye bildirilmemişse kişi kusursuz sayılır. CMK m. 41’e göre ilgili, eski hâle getirme dilekçesini engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde verir. Dilekçeyi ise, süreye uysaydı usule ilişkin işlemleri yapacak mahkemeye sunar.

HAGB Kararı Sicilden Ne Zaman Silinir?

Bu soruyu cevaplamak için 5352 sayılı Adli Sicil Kanunundaki üç ayrı kayıt türünü birbirinden ayırmak gerekir. Bunlar adli sicil kaydı, arşiv kaydı ve HAGB kaydıdır. Her birinin dayanağı, görebilecek kişiler ve silinme kuralı farklıdır. Okur, Kanunun güncel metnine 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu resmî metni üzerinden ulaşabilir.

Adli Sicil Kaydı

5352 sayılı Kanunun 1. maddesi, Kanunun kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerine mahkûmiyete ilişkin bilgileri düzenlediğini söyler. Kanunun 4. maddesi de adli sicile kaydedilecek bilgileri sayar ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerini esas alır. HAGB bu sayımda yer almaz. Çünkü CMK m. 231/5’e göre kurulan hüküm sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz.

Arşiv Kaydı

Arşiv kaydı, adli sicilden silinen mahkûmiyet bilgilerinin tutulduğu kayıttır. 5352 m. 9/1’e göre adli sicildeki bilgiler dört hâlde silinerek arşiv kaydına alınır. Bunlar cezanın infazının tamamlanması, mahkûmiyeti bütün sonuçlarıyla kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, ceza zamanaşımı ve genel aftır. Aynı maddenin üçüncü fıkrasının son cümlesi, adli para cezası ve erteleme hükümlerinin adli sicile alınmadan arşive kaydedileceğini öngörür. Bu cümle, yabancı mahkeme kararlarını düzenleyen fıkranın içinde yer alır; bu yüzden kapsamını somut kayıtta ayrıca kontrol etmek gerekir.

5352 m. 12/1, arşiv bilgilerinin silinmesini de belirli sürelere bağlar. Anayasanın 76. maddesi ile TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğuna yol açan mahkûmiyetlerde süre farklıdır. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı varsa on beş yıl, bu karar aranmaksızın otuz yıl geçmesi gerekir. Buna karşılık diğer mahkûmiyetlerde süre, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıldır. İlgilinin ölümü üzerine arşiv bilgileri tamamen silinir.

HAGB Kaydı

HAGB kaydı ayrı bir kayıttır. 5352 m. 6/1’e göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar özel bir amaçla kaydedilir. Bu kayıt, bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet Başsavcılığı istediğinde verilir. CMK m. 231/13 de kararın mahsus bir sisteme kaydedileceğini belirtir. Kayıt, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

5352’deki arşive alma ve silme hükümleri (m. 9 ve m. 12) adli sicile kaydedilen mahkûmiyetler içindir. Kanunda HAGB kaydı için ayrı bir silinme süresi yer almaz. CMK m. 231/13 de kaydın ne zaman silineceğini düzenlemez. 5352 m. 15, Kanunun uygulama usul ve esaslarını Adalet Bakanlığının çıkaracağı yönetmeliğe bırakır.

Kayıtların Karşılaştırması

Kayıt Dayanak Kimler isteyebilir Silinme
Adli sicil kaydı 5352 m. 2, 4 Kullanım amacını belirterek ilgili kişi, vekâletnamede açıkça yazılıysa vekili, kamu kurumları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları (m. 7) İnfazın tamamlanması, şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, ceza zamanaşımı, genel af hâlinde silinip arşive alınır (m. 9/1); ölümle tamamen silinir (m. 9/2)
Arşiv kaydı 5352 m. 9, 10 Kişinin kendisi veya vekili, soruşturma ya da kovuşturma kapsamında savcılık, hâkim veya mahkeme, seçim kurulları, özel kanunların gösterdiği kamu kurumları (m. 10/1) Kural olarak beş yıl; Anayasa m. 76 ve özel kanunlardaki hak yoksunluklarında on beş veya otuz yıl; ölümle (m. 12/1)
HAGB kaydı 5352 m. 6/1; CMK m. 231/13 Soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcılığı Kanun süre göstermez; mahkeme hükmü açıklarsa kayıt mahkûmiyet kaydına dönüşür

Hüküm Açıklanırsa Sicil Durumu

Mahkeme denetim süresinde hükmü açıklarsa durum değişir. Bu hüküm kesinleşince mahkûmiyet olarak 5352 m. 4’e göre adli sicile kaydedilir. Bundan sonra silinme ve arşive alma, yukarıdaki m. 9 ve m. 12 kurallarına göre işler. Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması hâlinde ise kayıtlar talep aranmaksızın tamamen silinir (5352 m. 12/2).

HAGB Kaydı Kimin Önüne Çıkar?

Kanun metnine göre HAGB kaydını isteyebilecek merciler sınırlıdır: soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim ve Cumhuriyet savcılığı. 5352 m. 7 ve m. 10’daki geniş liste ise adli sicil ve arşiv bilgilerine ilişkindir. Ayrıca 5352 m. 11, adli sicil ve arşiv bilgilerinin gizli olduğunu ve veriliş amacı dışında kullanılamayacağını düzenler.

İş başvurusu, kamu görevine giriş veya meslek kaydı gibi alanlarda HAGB’nin etkisini ilgili özel kanuna göre ayrıca incelemek gerekir. Bu yazı o alanlar için genel bir sonuç kurmaz.

HAGB Kararı Manevi Tazminat Talebini Etkiler mi?

Bu başlıkta iki ayrı soru vardır. İlki, suçtan zarar gören mağdurun tazminat hakkıdır. İkincisi, sanığın HAGB sürecinden doğan zararı için Devletten tazminat isteyip isteyemeyeceğidir. İki talebin dayanağı, mahkemesi ve süresi farklıdır.

Mağdurun Tazminat Hakkı

Mağdurun tazminat talebi, ceza davasından ayrı bir özel hukuk talebidir. TBK m. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel bütünlüğü zedelenen kişi TBK m. 56’ya göre manevi tazminat isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kişi ise TBK m. 58’e dayanabilir.

Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini…

TBK m. 58 güncel kanun metni →

Ceza davasının sonucu hukuk hâkimini her yönden bağlamaz. TBK m. 74’e göre hukuk hâkimi, kusurun varlığını değerlendirirken ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir. Aynı şekilde ceza hâkiminin kusur ve zarar belirlemesi de hukuk hâkimini bağlamaz. Bu kurallar, HAGB kararı manevi tazminat davasının açılmasını engellemediği sonucuna götürür.

Manevi tazminat davasında görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir (HMK m. 2). HMK m. 16’ya göre haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Manevi tazminatın ölçütleri için manevi tazminat davası yazısı ayrıntı içerir.

Tazminat talebi süreye bağlıdır. TBK m. 72/1’e göre talep, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl geçmesi de zamanaşımını doldurur. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir fiilden doğmuşsa o süre uygulanır.

Mağdurun durumunda HAGB’ye özgü bir nokta daha vardır. CMK m. 231/6-c, HAGB için sanığın mağdurun zararını tamamen gidermesini şart koşar. Bu ödemenin manevi zararı kapsayıp kapsamadığını ve hukuk davasında nasıl dikkate alınacağı somut olaya göre değerlendirilir. Kasten yaralama gibi dosyalarda tıbbi belgeler önem taşır; ayrı bir yazı darp raporunun nasıl alındığı konusunu anlatıyor.

Sanık HAGB Nedeniyle Tazminat İsteyebilir mi?

Ceza muhakemesinde Devlete karşı tazminat, CMK m. 141’in saydığı koruma tedbirleri hâlleriyle sınırlıdır. Madde, HAGB kararının kendisini bu hâller arasında saymaz. Örneğin CMK m. 141/1-e, kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan ve sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verilen kişiyi kapsar. HAGB ise ne beraattir ne de kovuşturmaya yer olmadığı kararıdır.

Buna karşılık istinaf mahkemesi inceleme sonunda beraat kararı verirse durum değişebilir. Sanık daha önce yakalanmış veya tutuklanmışsa CMK m. 141/1-e gündeme gelebilir. Kanuna aykırı yakalama veya tutuklama gibi diğer bentleri ise karar türünden bağımsız olarak değerlendirmek gerekir. Bu nedenle sanık, HAGB kararı manevi tazminat talebini ancak bu dar hâllerde ileri sürebilir.

CMK m. 142/1’e göre bu talep için süre, kararın kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç aydır. İlgili, talebi en geç kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapmalıdır. CMK m. 142/2’ye göre istemi kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesi görür. Ancak 141/1-e, f ve l bentlerindeki istemlerde 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır ve istem Tazminat Komisyonuna gider. Yukarıdaki beraat örneği de bu kapsamdadır; ağır ceza mahkemesine yapılan istem Komisyona gönderilir ve istem tarihi esas alınır. CMK m. 141/3’e göre ilgili, hâkim ve savcı kararları nedeniyle tazminat davasını ancak Devlet aleyhine açabilir.

CMK m. 144/1 ayrıca bir sınır koyar. Bu hüküm, kanuna uygun olarak yakalanan, adli kontrol altına alınan veya tutuklanan kişilere ilişkindir. Bunlardan af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle davanın düşmesine karar verilenler tazminat isteyemez (c bendi). Denetim süresi sonunda CMK m. 231/10’a göre mahkemenin verdiği düşme kararının bu bende girip girmediğini somut dosyada değerlendirmek gerekir.

Sonuç

HAGB, kurulan hükmün beş yıllık denetim süresi boyunca sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasıdır; mahkûmiyet de beraat de değildir. 7589 sayılı Kanun, CMK m. 231’in beşinci ila on dördüncü fıkralarını 31.07.2026’dan itibaren değiştirdi. Güncel metne göre ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olmalıdır. Ayrıca sanığın önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti bulunmamalı, mahkeme olumlu kanaate varmalı ve sanık zararı gidermelidir.

Karara karşı yol, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaftır; CMK m. 272/3 saklıdır. Uygulamadaki HAGB kararı itiraz arayışının karşılığı budur. Mahkeme hükmü denetim süresinde açıklarsa, bu hükme karşı iki haftalık itiraz yolu vardır. Sanık kasten yeni suç işlemeden ve yükümlülüklere uygun davranarak denetim süresini geçirirse dava düşer.

HAGB kaydı adli sicilde değil, mahsus bir sistemde yer alır. Bu kaydı yalnız soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim ve savcılık isteyebilir. Kanunda bu kayıt için ayrı bir silinme süresi yoktur. Mağdurun manevi tazminat hakkı ise TBK hükümlerine dayanır; mahkemenin HAGB vermesi tek başına bu hakkı ortadan kaldırmaz.

Sık Sorulan Sorular

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması mahkûmiyet sayılır mı?

Hayır. CMK m. 231/5’e göre HAGB, müsadere hariç, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasıdır. Ancak sanık denetim süresinde kasten yeni suç işler veya yükümlülükleri ihlal ederse mahkeme hükmü açıklar ve mahkûmiyet doğar.

HAGB kararı itiraz süresi kaç gündür?

Güncel metne göre HAGB kararına karşı yol istinaftır. Süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır ve başvurunun yeri hükmü veren mahkemedir. CMK m. 272/3’ün istinafa kapattığı hükümler saklıdır. Adli tatile rastlayan süreler işlemez ve tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.

HAGB kararı nasıl düşürülür?

Sanık beş yıllık denetim süresi içinde kasten yeni suç işlemez ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyarsa mahkeme hükmü ortadan kaldırır ve davanın düşmesine karar verir. Mahkeme kararı taksit koşuluyla verdiyse sanığın zararı da denetim süresince tamamen ödemesi gerekir. Kararı hukuka aykırı bulan sanık ise istinaf yoluna başvurur.

HAGB kaydı adli sicil belgesinde görünür mü?

5352 sayılı Kanunun 6. maddesine göre HAGB kararları ayrı kaydedilir. Bu kayıt, soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya savcılık istediğinde verilir; Kanun bu kaydı ilgili kişiye verilecek bilgiler arasında saymaz. Kanunun 4. maddesi adli sicile kesinleşmiş mahkûmiyetleri kaydeder; mahkeme hükmü açıklarsa kesinleşen mahkûmiyet adli sicile kaydedilir.

HAGB kararı manevi tazminat davasını engeller mi?

Mağdurun manevi tazminat talebi TBK m. 56 ve 58’e dayanır; asliye hukuk mahkemesi bu talebi ayrı bir dava olarak görür. TBK m. 74’e göre hukuk hâkimi ceza hâkiminin beraat kararıyla da bağlı değildir. Talep, öğrenmeden itibaren iki yıl ve fiilden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir. Fiil suçsa ve ceza kanunları daha uzun süre öngörüyorsa o süre uygulanır.

Denetim süresinde yeni suç işlenirse ne olur?

Sanık kasten yeni bir suç işlerse mahkeme beklettiği hükmü açıklar. Yükümlülük ihlalinde mahkeme cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, ertelemeye veya seçenek yaptırıma karar vererek yeni hüküm kurabilir. İlgililer bu hükümlere karşı iki hafta içinde itiraz edebilir.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.