Çocuğun Banka Hesabı Kime Aittir? Anne veya Baba Çocuğun Parasını Çekebilir mi?

Doğumda ya da bayramlarda akrabaların hediye ettiği para, bir tazminat ödemesi veya mirastan gelen pay çoğu zaman çocuk adına açılan hesaba yatırılır. Ardından aile içinde şu soru doğar: çocuğun banka hesabı kimindir ve çocuğun parası ana babanın serbestçe harcayabileceği bir para mıdır? Türk Medeni Kanunu bu konuda velayet hükümlerinin yanında çocuk mallarına ayrılmış bir bölüm içerir. Çocuğun kazancı, şartlı bağışlar ve saklı pay gibi bazı mallar ise ana babanın yönetimi dışında kalabilir. 18 yaş altı hesap açılması banka uygulamasına göre değişebilse de paranın kime ait olduğu ve nasıl harcanacağı kanunla belirlenir. Bu yazı ana babanın yetkisini, hâkim iznini, korunma önlemlerini ve çocuk ergin olunca hesap sorma yolunu kanun metni üzerinden anlatıyor.

Son güncelleme: 19.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 19.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol; TMK, TBK, HMK, TCK ve İİK ile aile mahkemeleri, arabuluculuk ve harçlara ilişkin kanun metinlerini kapsadı. Yazıda anılan TMK maddelerinde 7589 sayılı Kanunla bir değişiklik yapılmadığı Resmî Gazete metninden ayrıca kontrol edildi.

Çocuğun Banka Hesabı Kimin Malıdır?

TMK m. 8’e göre her insanın hak ehliyeti vardır ve bütün insanlar haklara ve borçlara ehil olmada eşittir. Bu nedenle yeni doğmuş bir bebek de bir paranın ya da alacağın sahibi olabilir. Hesap çocuk adına açılmışsa bankaya karşı alacaklı kural olarak hesap sahibi çocuktur. Paranın iç ilişkide çocuğa ait olup olmadığı ise paranın kaynağına ve yatıranın iradesine göre belirlenir. Ebeveyn kendi parasını yatırmışsa sonuç aşağıda anlatılan bağış değerlendirmesine bağlıdır.

Hak ehliyeti ile fiil ehliyeti birbirinden ayrı kavramlardır. Fiil ehliyeti için ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmamanın yanında ergin olmak da gerekir (TMK m. 10). Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar ve evlenme de kişiyi ergin kılar (TMK m. 11). Küçüklerin fiil ehliyeti bulunmadığından (TMK m. 14) çocuğun parası üzerindeki hukuki işlemler kural olarak yasal temsilci eliyle yapılır. Bu maddelerin tamamı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu resmî metni içinde yer alır.

Ayırt etme gücüne sahip küçük, yasal temsilcisinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada ise bu rıza aranmaz (TMK m. 16). Ayırt etme gücüne sahip on beş yaşındaki bir çocuğun kendisine yapılan bir para bağışını kabul etmesi, bu nedenle ana babanın onayına bağlı tutulmamıştır. Bağışlanan paranın kim tarafından yönetileceği ise çocuk malları hükümlerine göre ayrıca belirlenir.

Velayet ve Yasal Temsil: Hesapta Kim İşlem Yapar?

Ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır ve yasal sebep olmadıkça velayet onlardan alınamaz (TMK m. 335). Ebeveynler, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuğun yasal temsilcisidir (TMK m. 342, birinci cümle). Bankaya karşı çocuk adına işlem yapılması da bu temsil yetkisine dayanır. İyiniyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilir (TMK m. 342, ikinci cümle). Evli ebeveynlerden birinin tek başına yaptığı işlemde bankanın durumu bu karine çerçevesinde değerlendirilir. Temsil yetkisinin sınırları için TMK m. 342 çocuğun temsil edilmesi sayfasına bakılabilir.

TMK m. 342’nin son cümlesi, vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümlerin velayetteki temsilde de uygulanacağını öngörür. Bu yollamanın lafzından iki sonuç çıkar. Vasinin vesayet makamından izin alması gereken işlerin listesi (TMK m. 462) yollamanın dışında bırakılmıştır. Buna karşılık temsile ilişkin diğer kurallar, örneğin kefil olma, vakıf kurma ve önemli bağışta bulunma yasağı (TMK m. 449), velayetteki temsilde de gündeme gelebilir. Kanun, yollamanın kapsamına giren hükümleri ayrıca saymamıştır; somut işlem bu çerçevede değerlendirilir. Çocuğun parası ebeveyn tarafından önemli bir bağış olarak başkasına aktarılırsa, bu işlem söz konusu yasakla çatışabilir.

Ana baba ile çocuk arasında yapılan bir hukuki işlemle çocuğun borç altına girmesi, bir kayyımın katılmasına ve hâkimin onayına bağlıdır (TMK m. 345). Aynı kural, ana babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılan işlemler için de geçerlidir. Tüketim ödüncünde ödünç veren, bir miktar parayı ödünç alana devretmeyi üstlenir (TBK m. 386). Bu nedenle çocuğun parası ebeveyn tarafından ödünç olarak alınmak istenirse, işlem TMK m. 345 kapsamında değerlendirilebilir.

Boşanmış veya Evli Olmayan Ebeveynlerde Çocuğun Banka Hesabı

Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır (TMK m. 336). Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir. Velayet, ebeveynlerden birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuğun bırakıldığı tarafa aittir. Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir (TMK m. 337). Boşanmadan sonra çocuğun banka hesabı üzerindeki yasal temsil yetkisi, bu kurallar uyarınca velayet kendisine bırakılan ebeveyndedir. Velayet sahibi olmayan ebeveyn, çocuğun mallarının yönetimine ilişkin kaygısını hâkime iletebilir.

İştirak nafakası ise ayrı bir konudur. Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler kural olarak ana ve baba tarafından karşılanır (TMK m. 327, birinci cümle). Nafaka miktarı belirlenirken çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur (TMK m. 330). Hesaptaki sermaye niteliğindeki paranın bakım için kullanılması TMK m. 356’daki sınırlara bağlıdır. Çocuğun diğer mallarına başvurulması ise aşağıda anlatılan hâkim iznine bağlıdır.

Çocuğun Banka Hesabı ve Ana Babanın Yönetim Hakkı

TMK m. 352’ye göre ana ve baba, velayetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahiptir ve bununla yükümlüdür. Aynı hüküm, ebeveynlerin kural olarak hesap ve güvence vermediğini de belirtir. Yükümlülükler yerine getirilmezse hâkim müdahale eder. Yönetim hakkı, ana babaya çocuğun malı üzerinde kendi malı gibi tasarruf yetkisi vermez. Harcamanın sınırları TMK m. 355 ve 356’da ayrıca çizilmiştir.

Ana ve baba, velâyetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler; kural olarak hesap ve güvence…

TMK m. 352 güncel kanun metni →

Evlilik sona erdiğinde kanun ek bir güvence getirir. Velayet kendisinde kalan eş, hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek zorundadır (TMK m. 353). Bu eş, malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri de hâkime bildirir. Boşanma ya da ölüm sonrasında çocuğun banka hesabı, bu defterde yer alması gereken başlıca kalemlerden biridir. Defter sunulması HMK m. 382/2-b-15’te çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır.

Anne veya Baba Çocuğun Parasını Çekebilir mi?

Bu sorunun cevabı, hesaptaki paranın türüne ve harcamanın amacına göre değişir. Kanun, çocuk mallarının gelirleri ile ana parayı ayrı kurallara bağlamış, bazı malları da ana babanın yönetimi dışında tutmuştur. TMK m. 354’e göre ana ve baba, kusurları sebebiyle velayetleri kaldırılmadıkça çocuğun mallarını kullanabilir. Bu kullanma hakkının kapsamı, izleyen maddelerdeki harcama kurallarıyla birlikte okunmalıdır. Bankanın para çekme işlemine izin vermesi, harcamanın bu kurallara uygun olduğu anlamına gelmez.

Çocuğun Banka Hesabı Getirisi: Faiz ve Diğer Gelirler

TMK m. 355’e göre ana ve baba, çocuk mallarının gelirlerini öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için harcayabilir. Hakkaniyete uyduğu ölçüde bu gelirler aile ihtiyaçlarını karşılamak için de kullanılabilir. Gelir fazlası ise çocuk mallarına katılır. Mevduat faizi ya da kâr payı gibi getiriler bu gelir kavramı içinde değerlendirilebilir. Gelirin aile ihtiyaçlarına harcanması, hakkaniyet ölçüsüyle sınırlı bir yetkidir.

Ana ve baba, çocuk mallarının gelirlerini öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için; hakkaniyete uyduğu ölçüde de aile ihtiyaçlarını…

TMK m. 355 güncel kanun metni →

Ana Para, Tazminat ve Hâkim İzni

Bu yazıda ana para, gelirler dışında kalan para anlamında kullanılmıştır. Kanun ana parayı iki gruba ayırır ve ikisi için de kural gelirlerden daha sıkıdır. TMK m. 356’ya göre sermaye biçiminde ödemeler, tazminatlar ve benzeri edimler, olağan ihtiyaçların gerektirdiği ölçüde çocuğun bakımı için kısmen kullanılabilir. Bakım, yetiştirme ve eğitim için zorunluluk varsa hâkim, ana babaya belirlediği miktarlarda çocuğun diğer mallarına da başvurma yetkisi tanıyabilir. Bir kaza sonrası çocuğa ödenen tazminat hesapta duruyorsa, bu paranın büyük bölümünün harcanması bu çerçevede değerlendirilir. Hediye ya da bayram parası gibi bir tutarın hangi gruba girdiğini kanun ayrıca saymamıştır. Tereddüt varsa harcamadan önce hâkim izni istenmesi güvenli olur.

Olağan ihtiyaçlar gerektirdiği ölçüde sermaye biçiminde ödemeler, tazminatlar ve benzeri edimler çocuğun bakımı için kısmen kullanılabilir…

TMK m. 356 güncel kanun metni →

TMK m. 327’nin ikinci cümlesi de benzer bir izin öngörür. Ana ve baba yoksulsa, çocuğun özel durumu olağanüstü harcama gerektiriyorsa ya da olağan dışı bir sebep varsa hâkimin izniyle harcama yapılabilir. Bu izinle çocuğun mallarından bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar harcanır. Ana babaya çocuğun mallarından bir kısmını harcama izni verilmesi, HMK m. 382/2-b-12’de çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır.

Örneğin dededen kalan mirastan çocuğa düşen pay hesaba yatırılmış olsun. Baba bu parayla kendi aracının kredi borcunu kapatırsa, harcama çocuğun bakımı ya da eğitimi için yapılmış sayılmaz. Bu harcama TMK m. 355 ve 356’nın çizdiği sınırın dışında kalır ve velayet sona erdiğinde geri verme borcu doğabilir (TMK m. 363). Sermaye niteliğindeki paradan ölçüyü aşan ya da diğer mallardan hâkim izni alınmadan yapılan harcamalar da ileride hesap konusu yapılabilir.

Serbest Mallar: Şartlı Bağış, Saklı Pay ve Çocuğun Kazancı

Kanun bazı malları ana babanın kullanma hakkının dışında tutar. TMK m. 357’ye göre faiz getiren bir yatırım veya tasarruf hesabı açılmak üzere çocuğa yapılan kazandırmaların gelirleri, ana babanın kendi menfaatine harcanamaz. Aynı kural, açıkça ana babanın kullanmaması koşuluyla yapılan kazandırmalar için de geçerlidir. Kazandırmada bulunan kişi açıkça aksini öngörmedikçe, bu mallar üzerindeki yönetim hakkı ana babada kalır.

Ana ve baba, faiz getiren yatırım veya tasarruf hesabı açılmak üzere ya da açıkça ana ve babanın kullanmaması koşuluyla çocuğa yapılan…

TMK m. 357 güncel kanun metni →

Torununa para bağışlayan bir büyükanne, kazandırma sırasında koşulunu açıkça belirtirse bu paranın gelirleri ana babanın kendi menfaatine harcanamaz. Koşulun yazılı ve tarihli biçimde kayda geçirilmesi ispat bakımından önem taşır. Ölüme bağlı tasarruf yoluyla çocuğun saklı payı da ana babanın yönetimi dışında bırakılabilir (TMK m. 358). Mirasbırakan yönetimi üçüncü bir kişiye bırakmışsa, bu kişinin belirli zamanlarda sulh hâkimine hesap vermesini öngörebilir.

Çocuğun Kazancı Kime Aittir?

TMK m. 359’a göre çocuğun kendi kişisel kazancının yönetimi ve bundan yararlanma hakkı çocuğa aittir. Bir meslek veya sanatla uğraşması için ana babanın kendi malından çocuğa verdiği kısım da aynı kurala tabidir. Çocuk evde ana babasıyla birlikte yaşıyorsa ebeveynler, çocuğun kendi bakımı için ondan uygun bir katkı isteyebilir. Bu nedenle çocuğun kazancı, velayet altındaki diğer mallardan farklı bir rejime bağlıdır ve ebeveynin bu parayı kendi adına harcama yetkisi kanunda öngörülmemiştir.

Ana ve baba tarafından bir meslek veya sanat ile uğraşması için çocuğa kendi malından verilen kısmın veya kendi kişisel kazancının yönetimi ve…

TMK m. 359 güncel kanun metni →

Velayet altındaki çocuğun fiil ehliyeti, vesayet altındaki kişinin ehliyeti gibidir (TMK m. 343). Vesayet altındaki kişi, kendi tasarrufuna bırakılmış malları ve izinle çalışarak kazandığı malları serbestçe yönetir ve kullanır (TMK m. 455). Bu iki hüküm birlikte okunduğunda, çocuğun kazancı yatırılan hesapta çocuğun kendi karar alanı genişler. Çocuk ayrıca borçlarından, ana babanın çocuk malları üzerindeki haklarına bakılmaksızın kendi malvarlığıyla sorumludur. Bankanın çocuğun kazancı bulunan hesapta çocuğun kendi işlem yapmasına imkân tanıyıp tanımadığı ise ayrı bir uygulama konusudur.

Çocuğun Banka Hesabı: Paranın Türüne Göre Ana Babanın Yetkisi

Çocuğun banka hesabı tek tür paradan oluşmayabilir. Aşağıdaki tablo hesaptaki paranın kaynağına göre dayanağı, yönetimin kimde olduğunu, harcama imkânını ve kanundaki sınırı birlikte gösterir.

Paranın türü Dayanak Yönetim kimde Ana baba harcayabilir mi Sınır ve güvence
Faiz, kâr payı ve diğer gelirler TMK m. 355 Ana baba Öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için; hakkaniyete uyduğu ölçüde aile ihtiyaçları için Gelir fazlası çocuk mallarına katılır; şartlı kazandırmanın gelirleri ana babanın kendi menfaatine harcanamaz (TMK m. 357)
Sermaye biçiminde ödeme, tazminat ve benzeri edimler TMK m. 356 Ana baba Olağan ihtiyaçların gerektirdiği ölçüde, çocuğun bakımı için kısmen Ölçüyü aşan harcama, velayet sona erince hesap ve geri verme konusu olabilir (TMK m. 362, 363)
Çocuğun diğer malları TMK m. 356, 327; HMK m. 382/2-b-12 Ana baba Bakım, yetiştirme ve eğitim için zorunluluk varsa ya da TMK m. 327’nin ikinci cümlesindeki sebeplerden biri bulunuyorsa, hâkimin belirlediği miktarda Hâkim izni; izin olmadan yapılan harcama hesap konusu olabilir
Tasarruf hesabı için ya da kullanmama koşuluyla yapılan kazandırma TMK m. 357 Kazandırmada bulunan açıkça aksini öngörmedikçe ana baba Gelirleri ana babanın kendi menfaatine harcanamaz Koşulun kazandırma sırasında açıkça konmuş olması gerekir
Ölüme bağlı tasarrufla yönetim dışı bırakılan saklı pay TMK m. 358 Mirasbırakanın belirlediği üçüncü kişi Ana babanın yönetimi dışında bırakılmışsa ana baba yönetemez Tasarrufta öngörülmüşse yönetici belirli zamanlarda sulh hâkimine hesap verir
Çocuğun kişisel kazancı ve meslek için verilen mal TMK m. 359 Çocuk Yönetim ve yararlanma hakkı çocuğa aittir Çocuk evde ana babasıyla yaşıyorsa kendi bakımı için uygun bir katkı istenebilir

Çocuğun Banka Hesabı ve Ebeveynin Yatırdığı Para: Bağış mı?

Çocuk adına açılan hesap çoğu zaman ebeveynin kendi parasıyla beslenir. Bu durumda yatırılan paranın çocuğa bağışlanıp bağışlanmadığı, sonradan çıkan uyuşmazlıklarda belirleyici olabilir. Bağışlama, bağışlayanın malvarlığından bağışlanana karşılıksız bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 285). Bağışlama sözü vermek yazılı şekle bağlıdır; şekle uyulmadığı için geçersiz olan söz yerine getirilince elden bağışlama hükmündedir. Geçerliliği resmî şekil şartına bağlanmış bağışlamalarda, örneğin taşınmaz bağışında, bu kural uygulanmaz (TBK m. 288).

Paranın çocuk adına hesaba yatırılması, tek başına bağış iradesini göstermeyebilir. Ebeveyn hesabı kendi birikimini çocuğu adına tutmak amacıyla da kullanmış olabilir. Hangi ihtimalin gerçekleştiği yatıranın iradesine ve olayın bütün koşullarına göre belirlenir. Kanun, hesabın çocuk adına açılmasına bu bakımdan ayrı bir sonuç bağlamaz. Bağış kabul edilirse para çocuğun malvarlığına girer ve çocuk malları hükümleri uygulanır. Aile içindeki para aktarımlarında borç ile bağış ayrımı, sitemizdeki kardeşe verilen paranın borç mu bağış mı olduğu yazısında ayrıca incelenmiştir.

18 Yaş Altı Hesap ve Banka Uygulaması

İncelenen kanun metinlerinde 18 yaş altı hesap açılmasına ilişkin özel bir hüküm bulunmamaktadır. Hesabı açmak için istenen belgeler, ebeveynlerden birinin tek başına işlem yapıp yapamayacağı ve para çekme koşulları bankacılık düzenlemelerine ve kurum uygulamasına göre değişebilir. Banka uygulaması ne olursa olsun, paranın kime ait olduğu ve nasıl harcanabileceği TMK’daki velayet ve çocuk malları hükümlerine göre belirlenir. Bankanın bir işlemi gerçekleştirmesi, o işlemin çocuk malları hükümlerine uygun olduğunu göstermez.

Hesap çocuk ile ebeveyn adına ortak açılmışsa, hesabın türü ve iç ilişkide paranın kime ait olduğu ayrıca incelenir. Ortak hesaplardaki teselsül ayrımı müşterek hesaptaki paranın kime ait olduğu yazısında ayrıntılı anlatılmıştır. Çocuk ergin olduğunda 18 yaş altı hesap üzerindeki ebeveyn temsilinin dayanağı olan velayet de kural olarak sona erer. Bu aşamada ana baba, hesaptaki parayı da kapsayan çocuk mallarını hesabıyla birlikte çocuğa devreder (TMK m. 362).

Çocuğun Banka Hesabı Tehlikedeyse: Geçici Koruma ve Önlemler

Kanun, çocuğun parasını korumak için önce aile hukukuna özgü önlemler öngörür. TMK m. 360’a göre ana baba çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezse hâkim, malların korunması için uygun önlemleri alır. Hâkim özellikle malların yönetimi konusunda talimat verebilir. Belirli zamanlarda verilen bilgi ve hesabı yeterli görmezse malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebilir. Önlemlerin ayrıntısı TMK m. 360 çocuk mallarının korunması sayfasında yer alır.

Malların tehlikeye düşmesi başka şekilde önlenemiyorsa hâkim, yönetimin bir kayyıma devredilmesine karar verebilir (TMK m. 361). Gelirlerin ya da ayrılmış belirli miktarların kanuna uygun harcanacağından kuşku duyulursa bunların yönetimi de kayyıma bırakılabilir. Hâkimin çocuk mallarının yönetimine müdahalesi ve yönetimin kayyıma devri, HMK m. 382/2-b-14’te çekişmesiz yargı işi olarak sayılır. Bu hükmün metni TMK m. 361 yönetimin ana ve babadan alınması sayfasında okunabilir. Ebeveynlerden birinin hesabı kendi başına kapatması ya da parayı başka bir hesaba aktarması yerine, korunma ihtiyacının hâkime iletilmesi kanunun öngördüğü yoldur.

Menfaat Çatışmasında Temsil Kayyımı

Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atar (TMK m. 426). Örneğin çocuğun parası ile ebeveynin kendi borcunun ödenmek istenmesi böyle bir çatışma doğurabilir. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir (TMK m. 397). Temsil kayyımı, kendisine kayyım atanacak kişinin yerleşim yeri vesayet makamınca atanır (TMK m. 430).

İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz

Özel önlemlerin yanında genel geçici hukuki koruma da gündeme gelebilir. HMK m. 389/1’e göre mevcut durumdaki bir değişme hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracaksa ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Gecikme sebebiyle bir sakıncanın ya da ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi de bu kararın sebebidir. Bu hüküm, niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır (HMK m. 389/2).

Ergin olan çocuk ebeveyninden belirli bir para alacağını isteyecekse ihtiyati haciz de değerlendirilebilir. İİK m. 257’ye göre rehinle güvenceye alınmamış ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirebilir. Velayetin kaldırılması gibi ağır önlemler ise diğer önlemlerden sonuç alınamadığında ya da bunların yetersiz kalacağı önceden anlaşıldığında gündeme gelir (TMK m. 348).

Ergin Olunca Çocuğun Banka Hesabı: Teslim ve Hesap Sorma

Ergin olmayan çocuk velayet altında olduğundan velayet, çocuğun erginliğiyle sona erer. Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla ya da evlenmeyle kazanılır (TMK m. 11). On beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (TMK m. 12). Kısıtlanan ergin çocuk ise hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe ana babanın velayeti altında kalır (TMK m. 335).

Ana ve baba, velayetleri veya yönetim hakları sona erince çocuğun mallarını hesabıyla birlikte ergin çocuğa, vasisine veya kayyıma devreder (TMK m. 362). Ergin olan çocuk bu hükme dayanarak hesabındaki paranın akıbetini sorabilir ve malların teslimini isteyebilir. Malların devrine ilişkin düzenleme TMK m. 362 malların devri sayfasında yer alır.

TMK m. 363’e göre ana ve baba, çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludur. Dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devrettikleri malların yerine yalnız aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlüdür. Kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yapılan harcamalardan dolayı ebeveynler tazminatla yükümlü tutulmaz. Vekilin sadakat ve özen borcu TBK m. 506’da, hesap verme borcu TBK m. 508’de düzenlenmiştir. TMK m. 363 bu hükümlere ayrıca yollama yapmaz. Vekil gibi sorumluluğun kapsamı somut olaya göre değerlendirilir.

Ana ve baba, çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludurlar…

TMK m. 363 güncel kanun metni →

Zamanaşımı: Velayet Sürerken ve Sona Erdikten Sonra

TBK m. 153/1’e göre velayet süresince çocukların ana ve babalarından olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur. Bu nedenle velayet devam ederken çocuğun ebeveynine karşı alacağı zamanaşımına uğramaz. Durma sebebinin ayrıntısı TBK m. 153 zamanaşımının durması sayfasında anlatılmıştır.

Velayet sona erdikten sonra hangi sürenin uygulanacağı konusunda TMK m. 363 ayrı bir süre öngörmez. TBK m. 146’ya göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Talep haksız fiil olarak nitelenirse TBK m. 72’deki süreler (öğrenmeden başlayarak iki yıl, her hâlde fiilden başlayarak on yıl) gündeme gelebilir. Uygulanacak süre ve başlangıcı, talebin niteliğine göre somut olayda değerlendirilir. Sürenin kaçırılmaması için en kısa sürenin esas alınması güvenli olur. Hâkimin TMK m. 360 ve 361 uyarınca önlem alması için ise kanunda bir başvuru süresi öngörülmemiştir.

Talep Kalemleri ve Dayanakları

Çocuğun parasına ilişkin talepler farklı maddelere ve farklı şartlara dayanır. Aşağıdaki tablo her talebin dayanağını, sebebini, kimin isteyebileceğini, süresini ve sonucunu birlikte gösterir.

Talep Dayanak Sebep Kim isteyebilir Süre Sonuç
Yönetim için talimat, malların tevdii veya güvence TMK m. 360; HMK m. 382/2-b-14 Ana babanın yönetimde yeterli özeni göstermemesi Kanun başvuranları saymamıştır; durumu bildiren ilgili kişi; hâkim durumu öğrenince kendiliğinden de önlem alabilir (TMK m. 360; HMK m. 382/1-c) Kanunda başvuru süresi yok; velayet süresince Talimat, tevdi veya güvence kararı
Yönetimin kayyıma devri TMK m. 361; HMK m. 382/2-b-14 Malların tehlikeye düşmesinin başka şekilde önlenememesi ya da gelirlerin kanuna uygun harcanacağından kuşku Kanun başvuranları saymamıştır; durumu bildiren ilgili kişi Kanunda başvuru süresi yok Yönetim kayyıma geçer
Temsil kayyımı atanması TMK m. 426 Belirli bir işte yasal temsilci ile küçüğün menfaatlerinin çatışması İlgili kişi; vesayet makamı resen de atayabilir Kanunda başvuru süresi yok; işlem yapılmadan önce Kayyım o işte çocuğu temsil eder
Çocuğun diğer mallarından harcama izni TMK m. 356, 327; HMK m. 382/2-b-12 Bakım, yetiştirme ve eğitim için zorunluluk; ana babanın yoksulluğu, olağanüstü harcama ya da olağan dışı sebep Ana baba Kanunda başvuru süresi yok; harcamadan önce Hâkimin belirlediği miktarda harcama yetkisi
Malların hesapla devri ve geri verme TMK m. 362, 363 Velayetin veya yönetim hakkının sona ermesi Ergin çocuk, vasi ya da kayyım; ana veya baba ölmüşse talep mirasçılarına yöneltilebilir (TMK m. 599) Velayet süresince zamanaşımı işlemez (TBK m. 153/1); sonrasında uygulanacak süre kanunda ayrıca belirtilmemiştir, somut olaya göre değerlendirilir Mallar hesabıyla devredilir; ebeveyn vekil gibi sorumludur; kanuna uygun harcamalar için tazminat istenemez

Çocuğun Banka Hesabı Uyuşmazlığında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Önce işin niteliği belirlenmelidir. Hâkimin çocuk mallarına müdahalesi, defter sunulması ve çocuğun mallarından harcama izni HMK m. 382/2-b’de çekişmesiz yargı işleri arasında sayılır. HMK m. 383’e göre çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir. Öte yandan 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanunu m. 4/1, TMK İkinci Kitabından doğan aile hukuku dava ve işlerini aile mahkemesine verir. Bu kuralın dışında bırakılan bölüm, vesayeti düzenleyen Üçüncü Kısımdır.

Çocuk malları hükümleri, TMK İkinci Kitabın hısımlığı düzenleyen İkinci Kısmında yer alır. Bu nedenle çocuk mallarına ilişkin işlerde aile mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılabilir. Ergin çocuğun TMK m. 363’e dayanan geri verme talebi ise çekişmeli bir davadır ve aile hukukundan doğduğu kabul edilirse aile mahkemesinde açılması gündeme gelir. HMK m. 383 ile 4787 sayılı Kanun m. 4/1 arasındaki ilişki, bu işler bakımından kanunda ayrıca düzenlenmemiştir. Temsil kayyımı atanması ise vesayet makamının, yani sulh hukuk mahkemesinin işidir (TMK m. 397, 426). Görev konusunda tereddüt varsa başvuru öncesinde bu nokta ayrıca değerlendirilmelidir.

4787 sayılı Kanun m. 2’ye göre aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu Kanun kapsamındaki dava ve işlere, belirlenen asliye hukuk mahkemesince bakılır. Yetki bakımından çekişmesiz yargı işlerinde, kanunda aksine hüküm yoksa talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir (HMK m. 384). Çekişmeli geri verme davasında genel yetkili mahkeme, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6).

Karşı Taraf ve Davalı Sıfatı

Hâkimin TMK m. 360 ve 361 uyarınca önlem alması çekişmesiz bir iştir ve bu işte teknik anlamda bir davalı bulunmaz. Önlem, malları yöneten ana veya baba hakkında alınır ve ebeveyn bu süreçte ilgili kişi konumundadır. Ergin olan çocuğun malların teslimi ve geri verilmesi için açacağı davada ise davalı, çocuğun mallarını yönetmiş olan ana veya babadır. Velayet birlikte kullanılmışsa hangi ebeveynin hangi işlemi yaptığı ve sorumluluğun nasıl paylaşılacağı ayrıca incelenir.

Ebeveyn ölmüşse mirasçılar, mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olur (TMK m. 599). Bu durumda talep mirasçılara yöneltilebilir; mirası reddeden mirasçının durumu ise ayrıca değerlendirilir. Mirasın reddinin tereke borçlarına etkisi reddi miras ve tereke borcu yazısında anlatılmıştır. Bankanın sorumluluğu ise ayrı bir meseledir. Bankanın yetkisiz bir kişiye ödeme yapıp yapmadığı, hesap sözleşmesine ve olayın koşullarına göre değerlendirilir.

Arabuluculuk Dava Şartı mı?

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B, belirli uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk öngörür. Bunlar ilamsız icra yoluyla tahliye hariç kira ilişkisi, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklardır. Çocuk mallarına ilişkin işler ve ergin çocuğun ebeveynine karşı geri verme talebi bu sayımda yer almaz. Dava şartı arabuluculuk özel kanunlarda da vardır; örneğin TKHK m. 73/A tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklar için bunu öngörür. İncelenen özel kanun hükümleri de çocuk mallarına ilişkin bu uyuşmazlığı kapsamaz. Hâkimin önlem aldığı çekişmesiz işlerde ise arabulucuya götürülecek bir karşı taraf bulunmamaktadır.

İhtiyari arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanır (6325 sayılı Kanun m. 1/2). Aynı hükme göre aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir. Ergin çocuk ile ebeveyn arasındaki para uyuşmazlığında ihtiyari arabuluculuğa başvurulması bu sınırlar içinde değerlendirilebilir.

Adli Tatil Bu Başvuruları Etkiler mi?

Adli tatil her yıl yirmi temmuzda başlar ve otuz bir ağustosta sona erer (HMK m. 102). HMK m. 103/1’e göre velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler adli tatilde de görülür. Aynı hüküm çekişmesiz yargı işlerini ve ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma taleplerini de bu kapsama alır. Hâkimin çocuk mallarına müdahalesi ve kayyım atanması bu kapsamda değerlendirilir. Ergin çocuğun ebeveynine karşı açtığı para alacağı davasının bu listeye girip girmediği ise talebin niteliğine göre belirlenir. Listeye girmeyen bir davada da dava dilekçesi adli tatilde verilebilir (HMK m. 103/3).

Adli tatile tabi işlerde HMK’nın tayin ettiği bir sürenin bitimi tatile rastlayabilir. Bu durumda süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır (HMK m. 104). Bu uzama, HMK’nın belirlediği usul süreleri içindir. Zamanaşımı süresi bu hüküm uyarınca uzamaz. Adli tatil, TBK m. 153’te zamanaşımını durduran sebepler arasında da sayılmamıştır.

Çocuğun Parasını Harcayan Ebeveyn Hakkında Ceza Yolu

Ceza hukuku boyutu, hukuki uyuşmazlıktan ayrı değerlendirilir. TCK m. 155, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği devredilmiş mal üzerinde amaç dışı tasarrufu güveni kötüye kullanma suçu olarak düzenler. Bu suç, malvarlığına karşı suçlar bölümünde yer alır. TCK m. 167/1-b’ye göre yağma ve nitelikli yağma hariç bu bölümdeki suçlar üstsoy veya altsoyun zararına işlenirse ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

Bu nedenle ana veya babanın çocuğun parasını harcaması, yağma dışındaki bir malvarlığı suçunun unsurları oluşsa bile kural olarak ceza ile sonuçlanmaz. Çocuğun parasını korumanın yolu, aile hukukundaki önlemler ve velayet sona erdiğinde ileri sürülecek geri verme talebidir. Ebeveyn dışındaki bir akrabanın ya da üçüncü kişinin parayı harcaması ise TCK m. 167’nin kapsamına göre ayrıca değerlendirilir.

Hangi Delillere Dayanılır?

HMK m. 199’a göre uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı metinler, görüntüler ve elektronik ortamdaki veriler belge sayılır. Hesap dökümleri, para yatırma ve çekme kayıtları ile havale açıklamaları bu kapsamda başlıca delillerdir. Velayet kendisinde kalan eşin TMK m. 353 uyarınca hâkime verdiği defter, hesaptaki paranın belirli bir tarihteki durumunu gösterebilir. Bağışın koşullu yapıldığı ileri sürülüyorsa bağışlayanın yazılı beyanı ve mesajları TMK m. 357’nin uygulanması bakımından önem taşır.

Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6). Harcamanın çocuk veya aile için kanuna uygun yapıldığını göstermek, TMK m. 363’teki korumadan yararlanmak isteyen ebeveynin yararınadır. Okul, sağlık ve kurs giderlerine ilişkin faturalar bu amaçla saklanabilir. Hesap hareketlerinin incelenmesi gerektiğinde mahkeme bilirkişiden teknik görüş alabilir; harcamanın kanuna uygun olup olmadığına ilişkin hukuki değerlendirme ise mahkemeye aittir.

Harç ve Dava Değeri

Harçlar Kanunu m. 15’e göre yargı harçları, tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi, işlemin niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır. Ergin çocuğun belirli bir para tutarının geri verilmesini istediği dava, kural olarak değer üzerinden nispi harca tabi bir para alacağı davasıdır. Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde tarifede yazılı değerler esas alınır (Harçlar Kanunu m. 16). Hâkimin önlem almasına ilişkin çekişmesiz işlerde hangi harcın alınacağı tarifeye göre belirlenir. Harç tutarı bu yazıda verilmemiştir; başvuru sırasında güncel tarifeye bakılmalıdır.

Sonuç

Çocuğun banka hesabı çocuk adına açılmışsa bankaya karşı alacaklı kural olarak çocuktur. İç ilişkide paranın kime ait olduğu ise kaynağına ve yatıranın iradesine bağlıdır. Ana baba velayet süresince bu hesabı çocuğun yasal temsilcisi olarak yönetir; yönetim hakkı ise sınırsız bir harcama yetkisi değildir. Hesabın gelirleri öncelikle çocuğun bakımı ve eğitimi için, hakkaniyete uyduğu ölçüde de aile ihtiyaçları için kullanılabilir. Sermaye biçimindeki ödemeler ve tazminatlar olağan ihtiyaçlar ölçüsünde, çocuğun bakımı için kısmen kullanılabilir. Çocuğun diğer mallarına başvurmak ise zorunluluk hâlinde hâkimin vereceği izne bağlıdır.

Çocuğun kişisel kazancının yönetimi ve ondan yararlanma hakkı çocuğa aittir. Şartlı bağışların gelirleri ve yönetim dışı bırakılan saklı pay da ana babanın serbest kullanımına girmez. Ebeveynin yatırdığı paranın bağış olup olmadığı, yatıranın iradesine göre belirlenir. Malların tehlikeye düştüğü durumlarda hâkim talimat verebilir, tevdi ve güvence isteyebilir ya da yönetimi kayyıma devredebilir.

Velayet sona erince ana baba, malları hesabıyla birlikte ergin çocuğa devreder ve geri vermede vekil gibi sorumludur. Velayet sürerken çocuğun ebeveynine karşı alacağı zamanaşımına uğramaz. 18 yaş altı hesap açma ve işlem koşulları banka uygulamasına göre değişebilir; bu uygulama paranın kime ait olduğunu belirlemez. Görevli mahkeme ve sonradan uygulanacak süre, işin niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Çocuğun banka hesabı kime aittir?

Çocuk adına açılan hesapta bankaya karşı alacaklı kural olarak hesap sahibi çocuktur. Her insanın hak ehliyeti olduğundan bebek de hesap sahibi olabilir (TMK m. 8). Hesaptaki paranın iç ilişkideki sahibi ise kaynağına göre değişebilir. Parayı ebeveyn kendi birikiminden yatırmışsa, bağış iradesinin bulunup bulunmadığı olayın koşullarına göre belirlenir. Bağış kabul edilirse çocuk malları hükümleri uygulanır.

Anne veya baba çocuğun banka hesabından para çekebilir mi?

Ana baba yasal temsilci olarak hesabı yönetir. Gelirler öncelikle çocuğun bakımı ve eğitimi için, hakkaniyete uyduğu ölçüde aile ihtiyaçları için harcanabilir (TMK m. 355). Sermaye biçimindeki ödemeler ve tazminatlar olağan ihtiyaçlar ölçüsünde kısmen kullanılabilir; çocuğun diğer mallarına başvurmak için hâkim izni gerekir (TMK m. 356, 327). Kanuna aykırı harcama velayet sona erince geri verme konusu olabilir.

Çocuğun kazancı ana babaya mı aittir?

Hayır. TMK m. 359’a göre çocuğun kişisel kazancının yönetimi ve ondan yararlanma hakkı çocuğa aittir. Çocuk evde ana babasıyla birlikte yaşıyorsa ebeveynler, çocuğun bakımı için ondan uygun bir katkı isteyebilir. Bu katkı, kazancın ebeveyne geçtiği anlamına gelmez.

Boşandıktan sonra çocuğun hesabını hangi ebeveyn yönetir?

Boşanmada velayet çocuğun bırakıldığı tarafa aittir (TMK m. 336). Çocuğun mallarını bu ebeveyn yönetir ve hâkime malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek zorundadır (TMK m. 353). Diğer ebeveyn, malların gereği gibi yönetilmediğini düşünüyorsa durumu hâkime bildirerek TMK m. 360 ve 361 uyarınca önlem alınmasını talep edebilir.

18 yaşına giren çocuk harcanan parayı geri isteyebilir mi?

Velayet sona erince ana baba, malları hesabıyla birlikte ergin çocuğa devreder ve geri vermede vekil gibi sorumludur (TMK m. 362, 363). Kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yapılan harcamalar için tazminat istenemez. Velayet süresince zamanaşımı işlemez (TBK m. 153/1); sonrasında uygulanacak süre somut olaya göre değerlendirilir.

Çocuğa bağışlanan para ana babanın kullanmasından nasıl korunur?

Bağışlayan, kazandırma sırasında paranın tasarruf hesabında değerlendirilmesini ya da ana babanın kullanmamasını açıkça koşul olarak koyabilir. Bu durumda gelirler ana babanın kendi menfaatine harcanamaz (TMK m. 357). Bağışlayan açıkça aksini öngörmedikçe yönetim ana babada kalır. Saklı pay ise ölüme bağlı tasarrufla yönetim dışında bırakılabilir (TMK m. 358).

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.