İtirazın İptali Davası Süresi ve Açma Şartları

İtirazın iptali davası süresi, borçlunun icra takibine itiraz etmesinden sonra alacaklının elindeki en önemli zaman sınırıdır. Kanuna göre alacaklı bu davayı itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açar. Bu yazı önce bu süreyi ve itirazın iptali davası zamanaşımı ile farkını anlatıyor. Ardından itirazın iptali davası şartları konusuna geçiyor. Son bölümde ise itirazın iptali davası harcı ve icra inkâr tazminatı yer alıyor.

Son güncelleme: 17.10.2026. Mevzuat kontrolü, 17.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine dayanır. Kontrol kapsamındaki metinler: İİK (2004), TBK (6098), TTK (6102), HMK (6100), Harçlar Kanunu (492), 6325, 7036 ve 6502 sayılı kanunlar.

İtirazın İptali Davası Nedir?

Bazen alacaklı, mahkeme kararı olmadan icra takibi başlatır. Borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ederse takip durur (İİK m. 66). Bu noktada takibe devam etmek isteyen alacaklının önünde iki temel yol vardır. Birincisi genel mahkemede itirazın iptali davası açmaktır. İkincisi, elindeki belge İİK m. 68’de sayılan türdense icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemektir.

Kanun bu davayı İİK m. 67’de düzenler. Bu davada alacaklı, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat eder. Mahkeme davayı kabul ederse borçlunun itirazı ortadan kalkar ve takip kaldığı yerden devam eder. Dolayısıyla bu dava hem bir alacak davası hem de icra takibine bağlı özel bir davadır.

Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye…

İİK m. 67 güncel kanun metni →

İtirazın İptali Davası Süresi Kaç Yıldır?

Kanuna göre itirazın iptali davası süresi bir yıldır. İİK m. 67/1’e göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurur. Yargıtay bu süreyi hak düşürücü süre olarak niteler. Nitekim 13. Hukuk Dairesi 31.10.2019 tarihli kararında bu sürenin sukutu hak süresi olduğunu açıkça belirtti.

Hukuk Genel Kurulu da 08.12.2020 tarihli, 2019/855 Esas, 2020/1001 Karar sayılı kararında İİK m. 67’deki bir yıllık süreyi hak düşürücü süre olarak nitelemiştir. Kurul bu süreyi, itirazın iptali davası zamanaşımı ile karıştırmadan, takip konusu alacağın zamanaşımından ayrı olarak değerlendirmiştir. Bu yönüyle itirazın iptali davası süresi, alacağın zamanaşımından farklı bir kurumdur. Dolayısıyla alacaklı, bir yıllık süreyi geçirmemeye özen göstermelidir.

İtirazın İptali Davası Süresi Ne Zaman Başlar?

Bu süre, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğiyle işlemeye başlar. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin aynı kararına konu dosyada mahkeme, icra dosyasındaki itiraz şerhini esas alarak davayı süre yönünden reddetmişti. Ancak dosyada itirazın alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge yoktu. Daire, bu durumda bir yıllık sürenin hiç başlamadığını belirterek kararı bozdu.

Bunun dışında Daire, alacaklının takibe itiraz edildiğini öğrenmesinin de yeterli olmadığını vurguladı. Çünkü öğrenme, itirazın içeriğinin tam olarak öğrenildiğini göstermez. Bu nedenle itirazın iptali davası süresi, öğrenme tarihinden değil tebliğ tarihinden itibaren hesaplanır. Örneğin itiraz alacaklıya 10 Mart’ta tebliğ edilmişse süre, ertesi yılın 10 Mart’ında dolar.

İhtiyati Haciz Varsa İtirazın İptali Davası Süresi Nasıl İşler?

Önemli bir istisna ihtiyati haciz hâlidir. İİK m. 264’e göre takipten önce ihtiyati haciz yaptıran alacaklının takibinde borçlu itiraz ederse, itiraz hemen alacaklıya tebliğ edilir. Bu durumda alacaklı, tebliğden itibaren yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemek ya da dava açmak zorundadır. İcra mahkemesi kaldırma talebini reddederse, alacaklı kararın tefhim ya da tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açmalıdır. Bu süreler kaçarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır (İİK m. 264/4). Ancak İİK m. 67’deki bir yıllık dava hakkı ayrıca işlemeye devam eder. Dolayısıyla yedi günlük süre dava hakkını değil, ihtiyati haczi korur.

Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz…

İİK m. 264 güncel kanun metni →

Bu konudaki kurallar ihtiyati haciz şartları ve itiraz süreleri yazısında ayrıntılı olarak yer alır.

Arabuluculukta İtirazın İptali Davası Süresi Durur mu?

Bazı davalarda arabulucuya başvuru dava şartıdır. Bu durumda alacaklı önce arabulucuya gider. 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin on beşinci fıkrasına göre arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Bu nedenle dava şartı arabuluculuk kapsamındaki süreç, itirazın iptali davası süresini o dönem boyunca işletmez.

Aynı maddenin on altıncı fıkrası ihtiyati haciz bakımından da benzer bir kural koyar. Buna göre İİK m. 264/1’deki dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar işlemez. Ancak bu hüküm yalnız İİK m. 264/1’deki süreyi anar; itirazın tebliğinden sonra işleyen 264/2’deki yedi günlük süreyi ayrıca saymaz. Her durumda alacaklının bu süreçteki tarihleri belgelemesi gerekir.

İtirazın İptali Davası Süresi Geçerse Alacak Kaybolur mu?

Hayır, süre geçince alacak kendiliğinden ortadan kalkmaz. İİK m. 67’nin son fıkralarına göre itirazın iptali süresini geçiren alacaklının genel hükümlere göre alacağını dava etme hakkı saklıdır. Ancak bu durumda alacaklı, durmuş takibi itirazın iptali yoluyla canlandıramaz. Ayrıca itirazın iptali davasına özgü icra inkâr tazminatı imkânından da yararlanamaz. Bu nedenle süreyi kaçırmak, alacağı değil takibin avantajlarını kaybettirir. Bu durumda itirazın iptali davası zamanaşımı, yani alacağın kendi zamanaşımı önem kazanır.

İtirazın İptali Davası Zamanaşımı ile Süre Arasındaki Fark

Uygulamada itirazın iptali davası zamanaşımı ile bir yıllık süre sıkça karıştırılır. Oysa ikisi farklı kurumlardır. Bir yıllık süre, İİK m. 67’deki hak düşürücü süredir. Zamanaşımı ise alacağın kendisine ilişkindir ve borçlunun def’i olarak ileri sürmesi gerekir.

Alacak zamanaşımı, alacağın türüne göre değişir. TBK m. 146’ya göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. TBK m. 147 ise kira bedelleri, anapara faizleri ve vekâlet sözleşmelerinden doğan alacaklar gibi bazı alacaklar için beş yıllık süre öngörür. Dolayısıyla itirazın iptali davası zamanaşımı denince, takip konusu alacağın kendi zamanaşımı süresi anlaşılmalıdır.

İcra takibi zamanaşımını keser. TBK m. 154’e göre alacaklı icra takibinde bulunmuşsa zamanaşımı kesilir. Bu yüzden itirazın iptali davası zamanaşımı bakımından takip tarihi önemli bir kesilme noktasıdır. Ancak zamanaşımı kesildi diye bir yıllık hak düşürücü süre uzamaz; iki süre birbirinden bağımsız işler.

Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir…

TBK m. 154 güncel kanun metni →

İtirazın İptali Davası Şartları

Davanın görülebilmesi için bazı şartların birlikte bulunması gerekir. İtirazın iptali davası şartları şunlardır:

  • Ortada ilamsız bir icra takibi bulunmalıdır.
  • Borçlu bu takibe süresinde itiraz etmiş ve takip durmuş olmalıdır.
  • Alacaklı davayı itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açmalıdır.
  • Kanun öngörüyorsa alacaklı dava açmadan önce arabulucuya başvurmuş olmalıdır.
  • Dava konusu, takip konusu alacakla ve borçlunun itirazının kapsamıyla sınırlı olmalıdır.

Bunların yanında alacaklı, alacağın varlığını genel hükümlere göre ispat etmelidir. Bu şartlar içinde en çok tartışılanı ise arabuluculuktur. Çünkü bazı alacaklarda bu adım atlanırsa mahkeme davayı esasa girmeden usulden reddeder.

Arabuluculuk ve İtirazın İptali Davası Şartları

Kanun bu konuda alacağın türüne bakar. TTK m. 5/A’ya göre ticari davalardan konusu bir miktar para olan itirazın iptali davalarında arabulucuya başvuru dava şartıdır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3. maddesi, işçi veya işveren alacağıyla ilgili itirazın iptali davalarını da bu kapsama alır. Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklar için TKHK m. 73/A, istisnaları saklı tutarak arabuluculuğu dava şartı yapar. Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler hariç olmak üzere 6325 sayılı Kanunun 18/B maddesi uygulanır.

Dolayısıyla itirazın iptali davası şartları her dosyada aynı değildir. Örneğin iki şirket arasındaki fatura alacağında arabuluculuk dava şartıdır. Buna karşılık iki kişi arasındaki adi borç ilişkisinde, kanunda özel bir hüküm yoksa bu şart aranmaz. Arabulucuya başvurmadan dava açılırsa 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesine göre mahkeme davayı usulden reddeder.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme, alacağın niteliğine göre belirlenir. Ticari bir alacakta asliye ticaret mahkemesi görevlidir. İşçi alacağında iş mahkemesi, tüketici işleminde ise tüketici mahkemesi görev yapar. Kira ilişkisinden doğan alacaklarda HMK m. 4 uyarınca sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Bunların dışındaki alacaklarda, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi görev yapar (HMK m. 2). Görev de itirazın iptali davası şartları ile birlikte değerlendirilir; HMK m. 114’e göre mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır.

Yetki konusunda ise genel kurallar uygulanır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.02.2017 tarihli kararına göre icra dairesinin yetkisine itiraz etmeyen borçlu, itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz etme hakkını korur. Bu nedenle alacaklı, davalının yerleşim yeri gibi HMK’daki yetki kurallarını gözetmelidir. Aksi hâlde süresinde yapılan bir yetki itirazı, yargılamayı uzatır. Kesin yetki hâlleri dışında mahkemenin yetkisi, itirazın iptali davası şartları arasında sayılmaz; bu nedenle davalının itirazını süresinde yapması gerekir.

Davalı, Deliller ve İspat

Davalı, takibe itiraz eden borçludur. Birden çok borçlu varsa dava, itiraz eden borçlulara karşı açılır. Borçlu ölmüşse dava mirasçılarına yöneltilir; ancak mirası reddeden mirasçının durumu ayrıca incelenir. Davacı ise takibi başlatan alacaklıdır. Tarafların doğru belirlenmesi de itirazın iptali davası şartları bakımından önem taşır.

İspat yükü alacaklıdadır. Alacaklı, alacağın varlığını ve miktarını genel hükümlere göre kanıtlar. Başlıca deliller şunlardır:

  • Sözleşme, fatura, irsaliye ve cari hesap ekstreleri.
  • Ticari defterler ve gerekiyorsa bilirkişi incelemesi.
  • Banka kayıtları, ödeme belgeleri ve yazışmalar.
  • İcra takip dosyası ve itiraz dilekçesi.

Mahkeme, takip konusu alacak ve itiraz kapsamıyla bağlıdır. Borçlu yalnız faize itiraz etmişse dava yalnız faiz bakımından görülür. Bilirkişi teknik hesabı yapar; alacağın hukuki niteliğini ise mahkeme belirler.

İcra İnkâr Tazminatı

Bu davanın önemli bir sonucu tazminattır. İİK m. 67/2’ye göre mahkeme borçlunun itirazının haksızlığına karar verirse, alacaklının talebi üzerine borçluyu uygun bir tazminata mahkûm eder. Mahkeme tazminatı iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin niteliğine göre belirler; tazminat hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden az olamaz. Bunun yanında Yargıtay, alacağın likit ve belli olmasını arar. 13. Hukuk Dairesinin 17.04.2012 tarihli, 2012/1458 Esas, 2012/10397 Karar sayılı kararı bu ölçütü açıklar. Daireye göre borçlunun alacağın gerçek miktarını belirleyebilecek durumda olması yeterlidir; alacağın bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Buna karşılık alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse, borçlunun talebiyle bu kez alacaklı aleyhine tazminata hükmedilir.

Kanun bazı borçlular için ayrı bir kural koyar. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, aleyhine tazminata hükmedilmesi kötü niyetin ispatına bağlıdır. Ayrıca tazminatın hesabında takip talebi veya davadaki talep esas alınır. Dolayısıyla alacaklı, tazminat talebini dava dilekçesinde açıkça belirtmelidir.

İtirazın İptali Davası Harcı

Bu dava bir para alacağına ilişkin olduğundan itirazın iptali davası harcı kural olarak nispi hesaplanır. Harçlar Kanunu m. 16’ya göre değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde tarifede yazılı değerler esastır. Harçlar Kanunu m. 28’e göre karar ve ilam harcının dörtte biri peşin, kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu nedenle itirazın iptali davası harcı, dava değeri arttıkça yükselir. Alacaklı yalnız itiraz edilen kısım için dava açarsa itirazın iptali davası harcı da bu kısım üzerinden hesaplanır.

Harç oranları ve maktu tutarlar çoğu zaman her yıl değişir. Bu yüzden itirazın iptali davası harcı için dava tarihindeki tarifeye ayrıca bakmak gerekir. Davacı ayrıca başvurma harcını, gider avansını ve bilirkişi giderlerini de hesaba katmalıdır. Kanun, değer tayini mümkün olan hâllerde değerin dilekçede gösterilmesini zorunlu tutar; bu da itirazın iptali davası harcı hesabının temelidir (Harçlar Kanunu m. 16). Kanun metninin tamamı için İcra ve İflas Kanunu resmî metni sayfasında yer alır.

Geçici Koruma: İhtiyati Haciz

Dava sürerken borçlunun mallarını elden çıkarma riski vardır. Bu riske karşı alacaklı, İİK m. 257’deki şartlar varsa ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir. Kural olarak bunun için alacağın vadesinin gelmiş ve rehinle teminat altına alınmamış olması gerekir. İhtiyati haciz kararı alındıktan sonra İİK m. 264’teki süreleri izlemek de zorunludur.

Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve…

İİK m. 257 güncel kanun metni →

İtirazın İptali Davası Süresi ve Diğer Yollar: Karşılaştırma

Yol Dayanak Kim, kime karşı Süre Merci ve sonuç
İtirazın iptali davası İİK m. 67 Alacaklı; itiraz eden borçluya İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl (hak düşürücü) Genel mahkeme; itiraz kalkar, takip devam eder, şartları varsa en az %20 tazminat
İtirazın kesin kaldırılması İİK m. 68 Belirli belgeye dayanan alacaklı; borçluya İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay İcra mahkemesi; itiraz kalkar
İhtiyati hacizli takipte dava veya itirazın kaldırılması İİK m. 264 İhtiyati haciz yaptıran alacaklı İtirazın tebliğinden itibaren 7 gün İcra mahkemesi veya genel mahkeme; ihtiyati haczin korunması
Genel alacak davası İİK m. 67 (son fıkralar); TBK Alacaklı; borçluya Alacağın zamanaşımı süresi içinde Genel mahkeme; ilam elde edilir, inkâr tazminatı yok
Menfi tespit ve istirdat İİK m. 72 Borçlu; alacaklıya Kanundaki süreler saklı Genel mahkeme; borcun yokluğu tespit edilir veya ödenen geri alınır
Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede…

İİK m. 68 güncel kanun metni →
Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası…

İİK m. 72 güncel kanun metni →

İlgili Yargıtay Kararları

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi — Esas: 2019/4233 / Karar: 2019/10583 — 31.10.2019 — Sonuç: bozma

Bu yasal düzenleme doğrultusunda yapılan icra takibine borçlunun itiraz etmesi halinde davanın bir yıllık süre içinde açılması zorunludur. Bu süre sukutu hak süresidir. Ne var ki, bu sürenin başlaması için itirazın alacaklıya tebliği zorunludur. Yasada bu sürenin itirazın alacaklıya tebliğinden başlayacağı açıkça vurgulanmıştır.

Sonuç

Özetle itirazın iptali davası süresi, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıldır ve Yargıtay’a göre hak düşürücü niteliktedir. Süre, itirazın öğrenilmesiyle değil tebliğiyle başlar; tebliğ yoksa süre işlemeye başlamaz. Takipten önce ihtiyati haciz yaptırılmışsa alacaklı, ihtiyati haczin düşmemesi için tebliğden itibaren yedi gün içinde dava açmalı ya da itirazın kaldırılmasını istemelidir. Arabuluculuk süreci boyunca hak düşürücü süre işlemez.

Buna karşılık itirazın iptali davası zamanaşımı, alacağın kendi zamanaşımıdır ve bir yıllık süreden bağımsızdır. Ayrıca itirazın iptali davası şartları arasında takip, süresinde itiraz, süresinde dava ve gerekiyorsa arabuluculuk yer alır. Mahkemenin görevli olması da bir dava şartıdır. Ticari, işçi ve tüketici uyuşmazlıklarında ilgili kanunların kapsamı içinde, kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda ise 18/B maddesindeki istisna saklı kalmak üzere arabuluculuk dava şartıdır. Görevli mahkeme alacağın niteliğine göre değişir; yetki genel kurallara tabidir. Haksız itiraz eden borçlu, en az yüzde yirmi icra inkâr tazminatıyla karşılaşabilir. Son olarak itirazın iptali davası harcı dava değerine göre nispi hesaplanır ve dörtte biri peşin ödenir. Bu nedenle alacaklı, bir yıllık süreyi takvime işlemeli, arabuluculuk gerekip gerekmediğini baştan belirlemeli ve dava değerini doğru göstermelidir.

Sık Sorulan Sorular

İtirazın iptali davası kaç yıl içinde açılır?

Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde dava açmalıdır. Yargıtay bu süreyi hak düşürücü süre olarak kabul eder. Takipten önce ihtiyati haciz yaptırılmışsa İİK m. 264’e göre yedi günlük süre önem kazanır.

İtirazın iptali davası süresi ne zaman başlar?

Süre, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğiyle başlar. Yargıtay 13. Hukuk Dairesine göre alacaklının itirazı öğrenmesi yetmez; itiraz tebliğ edilmemişse süre başlamaz.

İtirazın iptali davası zamanaşımı ile bir yıllık süre aynı şey mi?

Hayır. Bir yıllık süre İİK m. 67’deki hak düşürücü süredir. Buna karşılık itirazın iptali davası zamanaşımı, takip konusu alacağın kendi süresidir; TBK m. 146’ya göre kanunda aksine hüküm bulunmadıkça on yıl, bazı alacaklarda beş yıldır.

İtirazın iptali davası harcı nasıl hesaplanır?

Dava bir para alacağına ilişkin olduğundan itirazın iptali davası harcı kural olarak dava değerine göre nispi hesaplanır. Harcın dörtte biri peşin, kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Güncel oran ve tutarlar için dava tarihindeki tarifeye bakmak gerekir.

İtirazın iptali davasında arabuluculuk şart mı?

Arabuluculuk, itirazın iptali davası şartları içinde alacağın türüne göre değişen bir koşuldur. Ticari davalarda, işçi ve işveren alacaklarında, tüketici mahkemesinin görevine giren uyuşmazlıklarda ve kira ilişkisinden doğan alacaklarda, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere arabuluculuk dava şartıdır. Örneğin tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklarda bu şart aranmaz. Diğer alacaklarda kanunda özel hüküm yoksa bu şart aranmaz.

Süre geçerse alacak kaybolur mu?

Hayır. Bir yıllık süreyi kaçıran alacaklı, genel hükümlere göre alacak davası açabilir. Ancak bu durumda takibe itirazın iptali yoluyla devam edemez ve icra inkâr tazminatı isteyemez.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Mobil sürümden çık