Hastaneler, Hasta Üzerinde Gerçekleşen Zararlarda Kusuru İspatlanamasa Dahi Sorumlu Olur mu?

Hukuk sisteminde sorumluluk belirlenirken ana kural kusurun varlığıdır. Ancak hakkaniyet gereği bazı durumlarda kusur aranmaksızın kişiye sorumluluk isnat edilebilir. Bu durumlardan biri de organizasyon sorumluluğudur. Hasta üzerinde gerçekleştirilen her tıbbi müdahale, doktor başta olmak üzere sağlık çalışanlarının organize olmasıyla gerçekleştirilebilen faaliyetlerdir. Bu faaliyeti herhangi bir karmaşıklığa yol açmadan gerçekleştirmek için hastane yönetiminin organizasyonu gerekmektedir. Hastanenin organizasyondan kaynaklı sorumluluğu bazı şartlar altında gündeme gelebilecektir. Bu sorumluluktan kurtulması için hastanenin kurtuluş kanıtı getirmesi gerekmektedir. Aşağıda inceleneceği üzere hastane, bazı durumlarda kusuru tespit edilmeden sorumlu tutulabilecektir.

Tıbbi Hatadan (Malpraktis) Dolayı Sorumlu Olacak Kurumlar Nelerdir? Hastane Nedir?

Hastane kavramı Türk Dil Kurumunca “hastaların yatırılarak tedavi edildikleri sağlık kurumu” şeklinde tanımlanmıştır. Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği ise 4.maddesinde yataklı tedavi kurumlarını “hasta ve yaralıların, hastalıktan şüphe edenlerin ve sağlık durumlarını kontrol ettirmek isteyenlerin, ayaktan veya yatarak müşahede, muayene, teşhis, tedavi ve  edildikleri, aynı zamanda doğum yapan kurumlar” olarak tanımlanmaktadır.

Organizasyon kapsamında sorumlu olacak kişiler, hastane işleten gerçek veya tüzel kişi, kurum, muayenehane işleten hekimdir. Tüzel kişinin vasfının sorumluyu tayin açısından bir önemi bulunmamaktadır.

Hastanenin Organizasyon Yükümlülüğü Kapsamında Kalan Sorumlulukları

Hastada oluşan her türlü zarar, organizasyon sorumluluğunu doğurmayacaktır. Hastanenin organizasyon sorumluluğu kapsamında sorumlu tutulabileceği bazı örnekler şu şekildedir:

  1. Hastaya teşhis koyulurken gereken testlerin yapılmaması
  2. Kan grubunun belirlenmesinde hata yapılması
  3. Tanı, teşhis ve tedavi evrelerinde kullanılan tıbbi araçların bozukluğu, işlevsiz kalması
  4. Hastanenin güvenlik eksikliğinden kaynaklı olarak çocuk çalınması
  5. Hastaya verilen yiyeceklerin bozuk olmasından kaynaklı hastada zararın oluşması
  6. Tıbbi müdahale gerçekleştirecek yetkili kişinin çağrılmaması
  7. Tıbbi müdahale sırasında yeteri kadar yardımcının kullanılmaması

Organizasyon Sorumluluğu Nedir?

Organizasyon sorumluluğu, TBK 66’da düzenleme alanı bulmuştur. Maddenin üçüncü fıkrasına göre adam çalıştıran kişi, işletmede görülen faaliyetlerden doğan zararlardan, zararın işletmenin organizasyonu sebebiyle olmadığını ispat edemediği takdirde sorumlu olacaktır. Bu sebeple adam çalıştıran bir işletme, zararın doğmaması adına bütün önlemleri almak zorundadır.

Türk Borçlar Kanunu madde 66 (TBK m.66)

Özen sorumluluğu

Adam çalıştıranın sorumluluğu

MADDE 66- Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.

Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz.

Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür.

Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir.

Her ne kadar organizasyon sorumluluğu kanun sistematiği içerisinde adam çalıştıranın sorumluluğu altında düzenlenmiş bulunsa da, anlaşılması gereken çalıştırılan kişilerin kusurunun varlığı değildir. Şahısların kusuru haricinde işletme organizasyonu kapsamındaki bir zararın varlığı halinde sorumluluk gündeme gelecektir. İşletmenin organizasyon sorumluluğu tehlike sorumluluğuna benzer bir kusursuz sorumluluk hali değildir. Kurtuluş kanıtı sunulduğu takdirde sorumluluk gündeme gelmeyeceğinden, olağan sebep sorumluluğu olarak adlandırmak gerekmektedir.

Organizasyon Sorumluluğunun Oluşması için Gereken Şartlar

Organizasyondan kaynaklı doğan zararlardan sorumluluk bir tür haksız fiil sorumluluğudur. Kusur haricinde haksız fiilin doğması için gereken diğer şartların oluşması gerekmektedir. Organizasyon sorumluluğu için gereken şartlar şu şekildedir:

  1. Zarar

    Her sorumluluk gibi organizasyon sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncelikle zararın doğması şarttır. Zarar, bir kişinin malvarlığı veya kişi varlığı iradesi dışında meydana gelen eksilmedir. Zararın kapsamına maddi-manevi oluşacak her türlü zarar girecektir. Örnek vermek gerekirse hastanın girdiği ameliyat sonrası ameliyat yarasının iltihap kapması durumunda kişinin vücudunu ve hayatını etkileme oranına göre maddi ve manevi tazminata konu olacak zararlar ortaya çıkacaktır.

  2. Hukuka aykırılık

    Organizasyon sorumluluğun doğması için gereken şartlardan biri de mevcut olayda işletme faaliyetinin hukuka aykırı olarak gerçekleşmesidir. Hukuk düzeni tarafından korunmaya değer fiiller hukuka aykırı olmayacağından sorumluluk da gündeme gelmeyecektir. Örnek vermek gerekirse, ameliyathanede pozitif hukuk kapsamında düzenlenen bütün kurallara uyulması ve tıp biliminin ortaya koyduğu ilkelere göre dezenfekte edilmiş bir ameliyathanede yaranın iltihaplanması halinde organizasyon sorumluluğu oluşmayacaktır.

  3. İlliyet bağı

    İlliyet bağı, hukuka aykırı fiil ile sonuç arasındaki ilişki anlamına gelmektedir. Oluşan zarar ile hukuka aykırı fiil arasında bir bağlantı olmadığı takdirde sorumluluk gündeme gelmeyecektir. Bir sebep-sonuç bağlantısı olmakla birlikte mücbir sebep, üçüncü kişinin de kusurunun varlığı gibi bağlantıyı kesecek yahut azaltacak durumlar da gerçekleşebilir. Eğer üçüncü kişinin kusuru aradaki bağlantıyı tamamen ortadan kaldırmıyorsa hakim, durumun özelliklerine göre sorumlulukta indirime gidecektir.

  4. Bir işletmenin varlığı

    Kanun koyucu organizasyon sorumluluğu açısından işletme kavramını açıklamamıştır. Organizasyon sorumluluğuna gidilebilmesi için işletmenin varlığı yeterli değildir; “adam çalıştıran bir işletme” olmalıdır. Yalnız olarak çalışan bir kişi açısından organizasyon sorumluluğuna gidilebilmesi mümkün değildir. Örneğin, kendi namına çalışan ve bireysel olarak çalışan bir diş hekiminin gerçekleştirdiği malpraktis sonrasında dişçiye organizasyon sorumluluğu kapsamında başvurulamayacaktır.

  5. İşletme faaliyeti

    Organizasyon sorumluluğundan söz edilebilmesi için zararın işletme faaliyeti sebebiyle oluşması gerekir. Ancak işletme faaliyeti ile zarar arasında işlevsel bir nedensellik bağı bulunmasına gerek yoktur, işletme faaliyet halindeyken bulunan araç-gereçlerden, organizasyondan kaynaklı bir zararın oluşması yeterli olacaktır. Organizasyon sorumluluğu, bu noktada adam çalıştıranın sorumluluğundan ağırdır. Adam çalıştıran sorumluluğunda zararın, yardımcı kişinin adam çalıştıranın işini gördüğü esnada oluşması gerekir.

  6. İşletmede adam çalıştıranın kurtuluş kanıtı getirememesi

    Kanun koyucu işletmede gerçekleşen zararın işletme yüzünden olduğunu karine olarak kabul etmiştir. İşletmenin kurtuluş kanıtı sunarak organizasyon sorumluluğundan kurtulamadığı hallerde zararın işletme yüzünden olduğu kabul edilecektir. Adam çalıştıranın, oluşan zararın oluşmaması için gereken bütün önlemlerin organizasyon kapsamında alındığını ortaya koymak zorundadır.

Hastanenin Organizasyon Sorumluluğu Hakkında Yargıtay Kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2004/13-291 Esas 2004/370 Karar

23.06.2004 Karar Tarihli Kararı

Olayda davacılar ölenin eşi, çocukları ve kardeşleri konumundaki kişilerdir. Ölenin şikayetleri yaşamsal öneme sahip şikayetler olmadığı gibi, ameliyatın yüksek risk içerdiği konusunda bir saptama da uzmanlarınca yapılmamıştır. Durum böyle iken ölümle sonuçlanması pek muhtemel olmayan bir ameliyat sonucunda ölüm gerçekleşmiş ve bu durum davacılarda büyük ölçüde elem ve ızdıraba sebebiyet vermiştir. Davacılarda uyandırılan güvene uygun bir dikkat ve özenin gösterilmesi halinde ölüm riskinin olmayacağı bir ameliyatta hastanın kaybının onun yakınlarında manevi yıkım oluşturması olağandır.

Olayın meydana gelmesinde ameliyat sırasında zarar gören arteri zamanında fark edip onaramayan ameliyat ekip sorumlusu Dr. B. Y. in 4/8 oranında kusurlu bulunmuş, kalan 4/8 kusur oranı ise kötü tesadüf olarak nitelendirilmiştir. Bu sorumlulukta B. Y. ile birlikte diğer davalı şirkete ait hastanenin de adam kullanan ve işleten sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu açıktır. Zira, Özel Hastane işleteni, öncelikle tacir sıfatıyla basiretli bir tacir gibi davranması gereği yanında, yaptığı hizmetin yaşama hakkını yakından ilgilendiren kamusal nitelik taşıyan sağlık hizmeti olması nedeniyle de hastanın ve özel durumlarda yakınlarının zarar görmemesi için gerekli olan sadakat ve özeni göstermek durumundadır. Bu özen, başta doktor ve diğer yardımcı personeli seçme ve denetleme açısından yüksek oranda gösterilmeli, diğer şartların hazırlanmasında da aynı ilke unutulmamalıdır.

Davacılardan ölenin eşi H.Y.’ın emekli kamu görevlisi olduğu dosya kapsamında da belirgindir. Eşinin diğer davacılardan da anne ve kardeşlerinin sağlığını riske atmamak, daha iyi ve özenle bakılmasını sağlamak adına ve bu saikle getireceği mali yüke rağmen özel hastaneyi tercih ettikleri anlaşılmaktadır. Bu güvene layık olunmaması da hasta sahipleri açısından yaralayıcı olacaktır.

SON YAZILAR

Zorla Tedavi, Madde ve Alkol Bağımlığına Zorla Tedavi

Bir kişinin kendi iradesi dışında tıbbi müdahaleye tabi tutulması; kişi özgürlüğü, kamu sağlığının korunması ve tedavi hakkı arasında son derece hassas bir denge gerektirmektedir. Zorla tedavi uygulamaları; psikiyatrik zorla yatış, madde bağımlısı zorla tedavi ve alkol bağımlısı zorla tedavi senaryoları dahil olmak üzere Türk hukukunda özenle kurgulanmış istisnai hükümlerle düzenlenmiştir. Bu kararlar; psikiyatri kurumlarından bağımlılık…

Devamı için…

Darp Raporu Nasıl Alınır, Nedir ve Hukuki Önemi

Bir kavga, aile içi şiddet ya da herhangi bir fiziksel saldırı sonrasında darp raporu nasıl alınır sorusu, mağdurların aklına ilk gelen sorulardan biridir. Darp raporu nerede alınır, darp raporu geçerlilik süresi ne kadardır ve darp raporu tazminat davalarında nasıl kullanılır soruları bu makalede ayrıntılı biçimde yanıtlanmaktadır. Darp raporu nasıl alınır sorusuna doğru yanıt vermek; hem…

Devamı için…

Huzurevinde İhmal: Yaşlı Bakım Kuruluşlarında Hukuki Sorumluluk ve Hasta Hakları

Huzurevinde ihmal, Türkiye’de yaşlı nüfusun hızla artmasıyla birlikte giderek daha fazla gündeme gelen ciddi bir hukuki sorundur. Yaşlı bakım ihmali tazminat talepleri her yıl artmakta; huzurevi hukuki sorumluluk davaları mahkeme gündeminde önemli bir yer tutmaktadır. Bakım evi ihmal davası açmak isteyen aileler ise çoğu zaman nereye başvuracağını, hangi delilleri toplayacağını ve hangi tazminat haklarına sahip…

Devamı için…

Kanser Geç Tanı Tazminat: Tanı Gecikmesinde Hasta Hakları ve Dava Süreci

Kanser geç tanı tazminat davası, kanser hastalığının zamanında teşhis edilmemesi nedeniyle hastanın tedavi şansını kaybetmesi veya hastalığın ilerlemiş evreye ulaşması sonucu açılan tazminat davasıdır. Kanser tanısı gecikti dava süreçleri son yıllarda belirgin biçimde artmaktadır. Tedavi şansı kaybı tazminat talepleri kanser davalarının en tartışmalı alanlarından birini oluşturur. Kanser teşhis hatası sorumluluk kapsamında hekimlerin tanı sürecindeki kusurları…

Devamı için…

Kemoterapi Hatası Tazminat Davası: Kanser Tedavisinde Malpraktis

Kemoterapi hatası tazminat davası, kanser tedavisi sürecinde yapılan tıbbi hatalar sonucu hastanın zarar görmesi hâlinde açılan davadır. Kanser tedavisi malpraktis kapsamında kemoterapi dozunun yanlış hesaplanması, yanlış ilacın verilmesi veya gereksiz kemoterapi uygulanması ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Yanlış kemoterapi dozu dava konusu olan vakalar son yıllarda artmaktadır. Kanser yanlış teşhis tazminat talepleri de bu alanın…

Devamı için…

Epilepsi Hastası Ehliyet Alabilir mi? Epilepsi Araç Kullanma Yasağı ve Hukuki Haklar

Epilepsi hastası ehliyet alabilir mi sorusu, Türkiye’de bu hastalıkla yaşayan yüz binlerce kişiyi ve yakınlarını doğrudan ilgilendirmektedir. 2021 yılında yürürlüğe giren yönetmelik değişikliğiyle epilepsi araç kullanma yasağı mutlak olmaktan çıkmış; sürücü belgesi şartları nöbet tipine ve nöbetsizlik süresine göre bireysel değerlendirmeye bırakılmıştır. Nöbet sonrası ehliyet iptali ise artık otomatik değil, belirli kriterlere dayalı bir karardır.…

Devamı için…

Bir yanlışlık oldu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.

Exit mobile version