Psikiyatride malpraktis, tıbbi standartların ihmal, bilgi eksikliği veya dikkatsizlik nedeniyle karşılanamaması sonucunda hastanın zarar görmesi durumudur. Tıp hukuku alanında psikiyatri, genellikle “düşük riskli” bir alan olarak algılansa da istatistikler bunun tersini söylemektedir. Yapılan araştırmalar, psikiyatrinin tüm tıbbi malpraktis davalarının %3’ünü oluşturduğunu göstermektedir.
Psikiyatride Malpraktis Nedir?
Tıbbi malpraktis; tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinde sağlık çalışanlarının tedbirsizliği ve dikkatsizliği sonucu ortaya çıkan “kusurlu uygulama”dır. Psikiyatri alanında bu durum genellikle doğru tanının konulamaması, intihar riskinin yönetilememesi veya yanlış ilaç tedavisi şeklinde karşımıza çıkar. Malpraktis için detaylı bilgi için tıklayabilirsiniz.
Psikiyatri davalarının içeriğini incelediğimizde en sık karşılaşılan psikiyatride malpraktis nedenleri şunlardır:
-
İntihar vakaları (En sık görülen neden)
-
Zorla yatış (İstemsiz hastaneye yatırma)
-
Tanı koyamama veya yanlış tanı
-
Yanlış psikofarmakoloji (ilaç) uygulamaları
-
Mesleki sınır ihlalleri (Hasta-hekim ilişkisinin dışına çıkılması).
İntihar Vakalarında Doktor ve Hastane Sorumluluğu
Psikiyatri pratiğinde en trajik ve hukuki açıdan en karmaşık durum intihar vakalarıdır. İntihar sonucu ölümler ve girişimler, psikiyatrideki malpraktis iddialarının yaklaşık %17’sini oluşturmaktadır. Hekimler, sadece hastanede yatan hastalardan değil, ayaktan tedavi gören veya yeni taburcu edilmiş hastaların intihar girişimlerinden de sorumlu tutulabilmektedir. Burada kilit nokta “öngörülebilirlik”tir. Eğer psikiyatride malpraktis iddiası varsa, mahkeme hekimin intihar riskini doğru değerlendirip değerlendirmediğine bakar.
Yargıtay ve Danıştay’ın Psikiyatride Malpraktis Vakalarına Bakış Açısı
Hukukumuzda, eğer hastanın intihar eğilimi biliniyorsa ve hastane (özellikle kapalı servislerde) gerekli güvenlik önlemlerini almadıysa (örneğin pencerelerin kilitli olmaması, kesici aletlere erişim vb.), bu durum “hizmet kusuru” veya “özen borcuna aykırılık” olarak değerlendirilir. Bir hastanın intihar riski yüksek olmasına rağmen, “yapılandırılmış klinik değerlendirme” yapılmadan ve risk ölçekleri (örneğin Columbia İntihar Düşüncesi Derecesi Ölçeği) kullanılmadan taburcu edilmesi, hastanın intiharı durumunda hekimi kusurlu duruma düşürebilir.
Psikofarmakoloji (İlaç Tedavisi) Hataları
Yanlış ilaç kullanımı, psikiyatride malpraktis davalarının önemli bir ayağıdır. İlaç hataları sadece hekimi değil; hastaneyi, hemşireleri ve eczacıları da bağlayabilir.
Sık yapılan ilaç hataları şunlardır:
-
Yanlış doz veya yanlış ilaç yazımı.
-
İlaç yan etkilerinin (örneğin Antipsikotiklere bağlı geç diskinezi veya Benzodiazepinlere bağlı ani ölüm) takip edilmemesi.
-
Hastanın kullandığı diğer ilaçlarla etkileşimin (ilaç-ilaç etkileşimi) kontrol edilmemesi.
-
İlaç kullanımı sırasında araç kullanma gibi riskler konusunda hastanın uyarılmaması.
Mesleki Sınır İhlalleri
Psikiyatri ve psikoterapide hasta-hekim ilişkisi güvene dayalıdır. Bu güvenin suiistimal edilmesi ciddi bir psikiyatride malpraktis sebebidir. Sınır ihlalleri ikiye ayrılır:
-
Cinsel Olmayan İhlaller: Hekimin hastayla sosyal ilişki kurması, borç alıp vermesi, seansları gereksiz uzatması veya hastaya “arkadaş” gibi davranması.
-
Cinsel Sınır İhlalleri: Bu durum çoğu ülkede suçtur ve etik dışıdır. Hasta rıza gösterse bile, psikiyatrist-hasta arasındaki güç dengesizliği nedeniyle bu ilişki “istismar” olarak kabul edilir. Türkiye Psikiyatri Derneği etik kuralları da cinsel yakınlaşmayı kesinlikle yasaklar.
Kendisine veya Başkasına Zarar Verme
Malpraktis sadece intiharla sınırlı değildir. Bir psikiyatri hastasının, hastalığı nedeniyle başkasına saldırması durumunda da hekimin sorumluluğu doğabilir. Eğer hekim, şiddet riskini öngörebilecek durumdayken gerekli yatış veya tecrit önlemlerini almadıysa ihmalkar davranmış sayılabilir.
Psikiyatride Malpraktis Vakalarından Korunma
Psikiyatride malpraktis davalarından korunmak ve hasta güvenliğini sağlamak için:
-
Kayıt Tutma: Tüm risk değerlendirmeleri ve tedavi planları yazılı hale getirilmelidir.
-
Aydınlatılmış Onam: İlaç yan etkileri ve tedavi riskleri hastaya ve yakınına detaylı anlatılmalı, onam alınmalıdır. Aydınlatılmış onam için detaylı bilgi için tıklayabilirsiniz.
-
Konsültasyon: Gerektiğinde diğer uzmanlardan görüş alınmalıdır. Konsültasyon için detaylı bilgi için tıklayabilirsiniz.
