Tababet Kanunu 71. Madde
Tabipler, diş tabipleri, dişçiler ve ebeler hastalar arasında ücreti müdavattan dolayı vakı olacak ihtilafatın mercii bu ihtilafa mevzu teşkil eden meblağ miktarı ne olursa olsun sulh mahkemeleridir. Yalnız iki sene mürurunda bu hak zail olur.
Sadeleştirilmiş Hali
Hekimler, diş hekimleri, dişçiler ve ebeler ile hastalar arasında tedavi ücretinden doğacak anlaşmazlıkların çözüm yeri; anlaşmazlık konusu tutarın miktarı ne olursa olsun sulh mahkemeleridir. Ancak iki yılın geçmesiyle bu hak ortadan kalkar.
Açıklama
Tababet Kanunu’nun 71. maddesi, hekimler, diş hekimleri, dişçiler ve ebeler ile hastalar arasında tedavi ücretinden doğacak uyuşmazlıkların çözüm yerini sulh mahkemeleri olarak belirlemekte ve iki yıllık zamanaşımı süresini düzenlemektedir. Madde, tıbbi uygulama sonrası alacak ilişkilerinde görev ve zamanaşımı konularının özel rejimini kurar.
Maddenin öngördüğü hususlar şunlardır: (i) uyuşmazlık konusu tutar ne olursa olsun sulh mahkemelerinin görevli olması, (ii) iki yıllık zamanaşımı süresi. Bu özel görevi düzenleme, genel hukuk görev kurallarından (6100 sayılı HMK’nın yetki ve görev hükümleri) sapma niteliği taşır.
Sulh mahkemelerinin görev alanı, asli olarak küçük değerli alacak davaları ve basit yargılama usulünün uygulandığı davalardır. 71. madde, tedavi ücreti alacaklarının tutarı yüksek olsa dahi sulh mahkemesinde görülmesini öngörmüştür. Bu yaklaşım, sağlık hizmetlerinin tüketici korumayı hatırlatan bir özel rejim içinde değerlendirildiğini gösterir.
İki yıllık zamanaşımı süresi, genel alacak zamanaşımı sürelerine göre kısadır (BK ve TBK’da 10 yıl veya 5 yıl olabilir). Bu kısa süre, sağlık hizmetlerinin hızlı çözüme kavuşturulması ve ispat güçlüklerinin yaşanmaması amacına hizmet eder. İki yıl geçmesiyle hak düşer; zamanaşımı itirazı mahkemelerce re’sen dikkate alınmasa da hak düşürücü nitelikte olması tartışılmaktadır.
Madde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun vekâlet sözleşmesi hükümleri (hekim-hasta ilişkisi vekâlet sözleşmesi olarak nitelenir), 6100 sayılı HMK’nın genel görev ve yetki kuralları, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (hekim-hasta ilişkisinin tüketici ilişkisi niteliğinde değerlendirilmesi tartışmaları) ile birlikte yorumlanır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun çeşitli kararları, 71. maddenin tedavi ücreti uyuşmazlıklarında özel zamanaşımı süresi oluşturduğunu; ancak malpraktis davaları (haksız fiil niteliğindeki tazminat talepleri) için ayrı zamanaşımı sürelerinin uygulanacağını belirtmektedir. Yalnızca ücret alacağı için 71. madde uygulanır; tazminat talepleri için TBK’nın haksız fiil hükümleri ve 10 yıllık genel zamanaşımı geçerlidir.
72. madde uyarınca protokol defteri kayıtları, 71. madde kapsamındaki ücret davalarında delil olarak kullanılabilir; ancak aksi belgelerle veya diğer geçerli delillerle ispat edilebilir. Bu bağlantı, sağlık mesleği pratiğinde belge tutmanın önemini pekiştirir.
Danıştay, kamu sağlık kuruluşlarında yapılan tedavilerin ücretine ilişkin uyuşmazlıkların idari yargıda görüleceğini; 71. maddenin özellikle serbest çalışan meslek mensuplarının özel hasta ilişkilerinde uygulanacağını içtihat hâline getirmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve hasta-hekim ilişkisinin tüketici ilişkisi niteliğinde olup olmadığı tartışması, 71. maddenin güncel uygulamasını etkileyen önemli bir sorundur. Yargıtay, bazı kararlarında hekim-hasta ilişkisini tüketici ilişkisi olarak kabul etmiş; bu durumda tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemesinde de uyuşmazlıkların görülebileceğini kabul etmiştir.
Özel sağlık sigortası kapsamındaki ödemeler ve SGK ile özel hasta ödemeleri arasındaki ilişki, 71. maddenin kapsamını belirsiz hâle getirebilmektedir. SGK ile ödenen tedavilerde ücret uyuşmazlığı genellikle idari yargıya konu olur.
KVKK kapsamında hasta ücret bilgileri, tıbbî durumla bağlantılı olduğu ölçüde özel nitelikli kişisel veri olabilir; hekimin tahsilat kayıtlarını tutarken veri koruma yükümlülükleri göz önünde bulundurulmalıdır.
Uygulamada, tedavi ücretinin belirlenmemiş olduğu durumlarda Türk Tabipleri Birliği ve Türk Diş Hekimleri Birliği ücret tarifeleri referans olarak kullanılır. 74. madde kapsamında bölgesel ücret tarifeleri de bu bağlamda önemlidir.
Elektronik ödeme sistemleri ve fatura kayıtları, tedavi ücretine ilişkin ispat güçlüklerini azaltmakta ve uyuşmazlıkların hızlı çözüme kavuşturulmasını sağlamaktadır.
Anayasa Mahkemesi, özel zamanaşımı sürelerinin anayasal ölçüler içinde olması gerektiğini; iki yıllık sürenin makul olduğu yönünde içtihat oluşturmuştur.
1928’den günümüze sağlık hizmeti ücret uyuşmazlıklarında özel bir dava usulü öngören 71. madde, hekim-hasta ilişkisinin özgül niteliğini tanıyan önemli bir usuli hükümdür. Madde, sağlık hizmetinin hızlı ve etkili bir hukuki çözüm mekanizmasına kavuşturulmasının yasal aracıdır.
