Tababet Kanunu 70. Madde
I.Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakatını alırlar. Büyük ameliyei cerrahiyeler için bu muvafakatin tahriri olması lazımdır. Bu fıkra kapsamında alınacak muvafakat elektronik ortamda da alınabilir. Elektronik ortamda alınacak muvafakat, bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve ilgilinin kimliğinin doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle veya biyometrik yöntemlerle ya da elektronik kimlik doğrulanmasına imkân verecek yöntemler kullanılarak alınır. (Veli veya vasisi olmadığı veya bulunmadığı veya üzerinde ameliye yapılacak şahıs ifadeye muktedir olmadığı takdirde muvafakat şart değildir.) Hilafında hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.
II.Bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden alınacak muvafakatlerle ilgili usul ve esaslar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenir.
Sadeleştirilmiş Hali
I. Hekimler, diş hekimleri ve dişçiler, yapacakları her türlü işlem için hastanın; hasta küçük ya da kısıtlı ise veli veya vasisinin öncelikle onayını alır. Büyük cerrahi müdahaleler için bu onayın yazılı olması gerekir. Bu fıkra kapsamında alınacak onay, elektronik ortamda da alınabilir. Elektronik ortamda alınacak onay; bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve ilgilinin kimliğini doğrulama yeteneği bulunan kimlik belgeleriyle veya biyometrik yöntemlerle ya da elektronik kimlik doğrulamasına imkân verecek yöntemler kullanılarak alınır. (Veli veya vasisi olmadığı ya da bulunmadığı veya üzerinde işlem yapılacak kişinin ifade verebilecek durumda olmadığı hâllerde onay şartı aranmaz.) Bu hükme aykırı hareket edenlere iki yüz elli Türk Lirası idari para cezası verilir. Bu Kanunda yazılı olan idari para cezaları mahalli mülki amir tarafından verilir.
II. Bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden alınacak onaylara ilişkin usul ve esaslar, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenir.
Açıklama
Tababet Kanunu’nun 70. maddesi, sağlık meslek mensuplarının müdahale öncesi onay alma yükümlülüğünü düzenleyen temel bir hasta hakları hükmüdür. Hekim-hasta ilişkisinde aydınlatılmış onamın yasal temelini oluşturan madde, 2022 düzenlemesiyle elektronik onay uygulamasını da kapsayacak biçimde genişletilmiştir.
Birinci fıkra, hekimlerin, diş hekimlerinin ve dişçilerin yapacakları her türlü işlem için hastanın (küçük veya kısıtlı ise veli veya vasisinin) öncelikle onayını almalarını öngörmektedir. Büyük cerrahi müdahaleler için bu onayın yazılı olması zorunludur. Elektronik ortamda onay alınması, bilişim cihazları üzerinden veya biyometrik yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir.
Veli veya vasinin bulunmaması veya hastanın ifade verebilecek durumda olmaması hâlinde onay şartı aranmaz. Bu istisna, acil hayat kurtarıcı müdahalelerin engelsiz yapılmasını güvence altına alır.
Aykırı hareket edenler için iki yüz elli Türk Lirası idari para cezası öngörülmüştür. İdari para cezası mahallî mülkî amir tarafından verilir (70. madde II. fıkra). Bu yapı, kanundaki tüm idari para cezalarının genel uygulama kuralını da belirler.
İkinci fıkra, elektronik onay alınmasına ilişkin usul ve esasların Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından belirleneceğini düzenler. Bu yönetmelik düzenlemesi, dijital sağlık hizmeti çağında telekonsültasyon ve uzaktan onam uygulamalarının yasal zeminini oluşturur.
Madde; Anayasa’nın 17. maddesi (kişinin maddî ve manevî varlığını koruma hakkı), Hasta Hakları Yönetmeliği (1998), Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi, 6698 sayılı KVKK, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun velayet ve vesayet hükümleri ve 5237 sayılı TCK’nın kişilere karşı suçlar bölümü ile birlikte uygulanır.
Aydınlatılmış onam ilkesi, modern tıp hukukunun temelidir. Hasta, müdahalenin türü, amacı, başarı oranı, alternatifleri ve riskleri hakkında yeterli bilgilendirilmeli; bu bilgilendirme sonucunda kendi iradesiyle onay vermelidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi ve Ceza Daireleri içtihatları, aydınlatılmış onamsız yapılan tıbbî müdahalelerin hekimin sorumluluğunu ağırlaştırdığını; zorla müdahale veya yeterli bilgilendirmesiz müdahale hâlinde TCK’nın kişisel dokunulmazlığı ihlal suçlarının gündeme gelebileceğini belirtmektedir.
Danıştay 10. Dairesi, kamu sağlık kuruluşlarında aydınlatılmış onam alınması yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin idari sorumluluk doğurabileceğini; idari yargıda tam yargı davalarına konu olabileceğini içtihat hâline getirmiştir.
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarında, aydınlatılmış onamın anayasanın 17. maddesi kapsamında kişilik haklarının ayrılmaz parçası olduğunu vurgulamış; onamsız müdahalenin anayasal hak ihlali oluşturduğunu belirtmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, AİHS 8. madde (özel hayat saygı) kapsamında aydınlatılmış onam ilkesinin temel bir sözleşme hakkı olduğunu kabul etmektedir. Türkiye aleyhine verilen kararlar, onamsız müdahalelerin sözleşme ihlali oluşturabileceğini göstermiştir.
Elektronik onam uygulaması, telekonsültasyon, evde sağlık hizmeti ve uzaktan tıp platformlarının yasal altyapısını oluşturur. E-nabız sistemi üzerinden hastaların kendi tıbbi işlemlerine onay vermeleri mümkündür. Biyometrik doğrulama (parmak izi, yüz tanıma) modern onam uygulamalarının güvenlik katmanlarıdır.
KVKK 6. maddesi kapsamında sağlık verilerinin işlenmesi için açık rıza gerekir; ancak 70. madde kapsamındaki onam, KVKK’nın açık rızasından farklı olarak tıbbî müdahaleye ilişkin özel bir hukuki kurumdur.
Çocuk ve kısıtlı hastalar bakımından veli/vasi onayı aranması, Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Türk Medeni Kanunu hükümleriyle uyumludur. Ergin çocukların kendi müdahalelerine onay verme kapasitesi, 18 yaş altı yetişkin kavramıyla tartışma konusudur.
Körfez araştırmaları ve estetik tıp alanında yazılı onam formları zorunlu hâle gelmiş; bu formların standartlaştırılması Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülmektedir.
Acil ve hayat kurtarıcı müdahalelerde onam istisnası, 70. maddenin en kritik unsurlarındandır. Hasta bilinçsiz veya iletişim kuramayacak durumda olduğunda, tıbbî zorunluluk hâlinde hayat kurtarıcı müdahale onamsız yapılabilir.
1928’den günümüze hasta iradesine saygıyı yasal güvence altına alan 70. madde, bugün modern tıp hukukunun en önemli hükümlerinden biridir. Madde, hekim-hasta ilişkisinin demokratik ve eşitlikçi bir temelde yürütülmesinin yasal çerçevesidir.
