TBK ▸ Madde 33

TBK 33. Madde

Sözleşmenin kurulmasına yönelik iradenin haberci veya çevirmen gibi bir aracı ya da bir araç tarafından yanlış iletilmiş olması hâlinde de yanılma hükümleri uygulanır.

TBK 33. Madde Gerekçesi

Tasarının tek fıkradan oluşan 33 üncü maddesinde, irade açıklamasının yanlış iletilmesinin sebep olduğu yanılma durumunda uygulanacak hükümler düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 27 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “5. Bir vasıtanın hatası” şeklindeki ibare, Tasarının 33 üncü maddesinde, “c. İletmede yanılma” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 27 nci maddesinden farklı olarak, taraflardan birinin iradesinin, haberci ve çevirmen gibi bir aracı yanında, bir iletişim aracı tarafından yanlış iletilmesi hâlinde de, yanılma hükümlerinin uygulanması öngörülmektedir.

Açıklama

TBK md. 33, iradesini karşı tarafa bir aracı vasıtasıyla ulaştıran tarafın bu aracının yaptığı hatalardan kaynaklanan yanılmayı düzenler. Tek fıkradan oluşan madde, modern iletişim ve ticaret hayatının karmaşıklaşmasıyla önem kazanan bir konuyu hukuki çerçeveye oturtur. Hüküm, irade bozukluğu rejimini doğrudan yanılmalardan aracı kaynaklı yanılmalara genişletir.

Maddeye göre sözleşmenin kurulmasına yönelik iradenin haberci veya çevirmen gibi bir aracı ya da bir araç tarafından yanlış iletilmiş olması hâlinde de yanılma hükümleri uygulanır. Bu düzenleme aracı kullanma sonucunda ortaya çıkan yanılmaları esaslı yanılma statüsüne tabi tutar ve iradesi yanlış iletilen tarafın sözleşmeyle bağlı olmama hakkını güvence altına alır.

Madde üç kategori aracıyı kapsar. Birincisi haberci (ulak); taşıdığı mesajı iletmekle görevli kişi. Habercinin iradeyi yanlış aktarması sonucu karşı taraf farklı bir beyan almış olabilir. Örneğin asıl taraf "1000 TL’ye satıyorum" demiş ama haberci "100 TL’ye satıyor" diye aktarmışsa iletmede yanılma vardır.

İkincisi çevirmen; iradenin başka bir dile çevrilmesi görevini üstlenen kişi. Uluslararası sözleşme görüşmelerinde çevirmen yanlış terim kullanarak iradenin başka türlü anlaşılmasına neden olabilir. Çevirmen hatası iletmede yanılma kapsamındadır.

Üçüncüsü "bir araç"; teknik iletişim araçları bu kapsama girer. Posta idaresi, telgraf hizmeti, elektronik iletişim sağlayıcısı, faks makinesi gibi araçlardan kaynaklanan hatalar bu kapsamdadır. Örneğin elektronik postanın teknik bir hata ile değişik bir içerikle alıcıya ulaşması iletmede yanılmadır.

İletmede yanılmanın hukuki sonucu iradesi yanlış iletilen tarafın sözleşmeyi iptal edebilmesidir. Madde doğrudan yanılma hükümlerine atıf yapar; dolayısıyla TBK md. 30-35 arası hükümler bu durumda da uygulanır. Taraf bir yıl içinde (TBK md. 39) iradesi yanlış iletilmiş olduğunu ileri sürerek sözleşmeyi iptal edebilir.

Ancak uygulamada önemli bir denge sorusu ortaya çıkar: aracının hatasından doğan zararlardan kim sorumludur? Asıl taraf aracıyı seçmiş olduğundan onun hatalarının sonucunu kural olarak kendi üstlenir. Karşı tarafın bu yanılmadan zarar görmesi hâlinde, aracıyı seçenin tazminat sorumluluğu doğabilir. TBK md. 35’teki kurallar burada da geçerlidir; yanılanın kusurlu olması hâlinde karşı tarafın güven zararı tazmin edilir.

Modern iletişimde madde 33’ün kapsamı genişlemiştir. E-posta yazılım hataları, otomatik çeviri programlarının yanlış çevirileri, bilgisayar virüslerinin mesaj içeriğini değiştirmesi, veri aktarım hataları modern iletme yanılması örnekleridir. Elektronik ticarette özellikle çok dilli platformlarda otomatik çeviri hataları önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Aracının iradeyi bilinçli olarak çarpıtması ise başka bir hukuki kategoriye girer. Haberci veya temsilci kötüniyetle iradeyi değiştirmişse madde 33 değil, temsil hükümleri ve hile hükümleri (TBK md. 36) uygulanır. Aracının kusursuz hatasıyla kasten yaptığı çarpıtma arasındaki ayrım önemlidir.

Doktrinde iletmede yanılmanın irade bozukluğu rejiminin genişlemesi olarak değerlendirildiği kabul edilir. Yanılan taraf, kendi kasten yapmadığı ve fiilen yapmış olmadığı bir beyanın sonuçlarıyla karşı karşıya bırakılamaz. Bu yaklaşım "irade teorisi"nin pratik ihtiyaçlara göre genişletilmiş biçimidir.

Yargıtay kararlarında özellikle elektronik ticaret, uluslararası sözleşmeler ve kurumsal temsilciler aracılığıyla yapılan işlemlerde iletmede yanılma değerlendirmeleri yapılmaktadır. Hakim, aracının niteliği, yanılmanın esaslı olup olmadığı, karşı tarafın iyi niyeti gibi faktörleri birlikte ele alır.