TBK ▸ Madde 43
Madde 42
MADDE 43

Ölüm, ehliyetsizlik ve diğer durumlar

Madde 44

TBK 43. Madde

I. Hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunanın veya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi durumlarında sona erer.

II. Bu hüküm, bir tüzel kişiliğin sona ermesi durumunda da uygulanır.

III. Tarafların karşılıklı kişisel hakları saklıdır.

TBK 43. Madde Gerekçesi

Tasarının üç fıkradan oluşan 43 üncü maddesinde, temsil olunanın veya temsilcinin ölümünün, ehliyetsizliğinin ve diğer durumların temsil ilişkisi üzerindeki etkileri düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 35 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “b. Ölüm ve ehliyetsizliğin ve sairenin hükümleri” şeklindeki ibare, Tasarının 43 üncü maddesinde, “b. Ölüm, ehliyetsizlik ve diğer durumlar” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TBK md. 43, hukuki işlemden doğan temsil yetkisinin hangi hallerde kendiliğinden sona ereceğini düzenleyen önemli bir hükümdür. Üç fıkradan oluşan madde, temsil ilişkisinin kişiler arası güven ilişkisine dayandığını vurgular ve belirli olayların gerçekleşmesi hâlinde yetkinin otomatik olarak sona ereceğini kabul eder. Düzenleme, temsil olunanın iradesine saygı ile üçüncü kişilerin korunması arasında denge kurar.

Birinci fıkraya göre hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunanın veya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi durumlarında sona erer. Bu düzenleme dört temel sona erme nedeni sayar.

Birinci neden ölümdür. Hem temsil olunanın hem temsilcinin ölümü yetkiyi sona erdirir. Temsil olunanın ölümünde yetki mantık gereği sona erer çünkü temsil olunanın iradesinin devamı söz konusu değildir. Temsilcinin ölümünde yetki kişiye bağlıdır ve devralınamaz; mirasçılar temsilcinin yetkisini devam ettiremezler.

İkinci neden gaipliğe karar verilmesidir. TMK md. 31 vd.’da düzenlenen gaiplik kararı ile kişinin ölümü gibi sonuçlar doğar. Temsil yetkisi de bu kararla sona erer.

Üçüncü neden fiil ehliyetinin kaybedilmesidir. Taraflardan birinin fiil ehliyetini kaybetmesi (mümeyyiz olmaktan çıkma, kısıtlanma) hâlinde yetki sona erer. Bu kural fiil ehliyetinin ilişkinin mantığı açısından zorunlu olduğunu gösterir.

Dördüncü neden iflastır. İflas eden kişinin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi sınırlandırılır (İİK md. 191). Bu nedenle iflas eden temsil olunanın temsilci aracılığıyla malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi ortadan kalkar. İflas eden temsilcinin ise mali güvenilirliği kaybolacağından yetkisi sona erer.

Bu dört neden kural olarak otomatik sona erme doğurur; ayrıca bildirime gerek yoktur. Ancak madde önemli bir istisna getirir: "aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça". Bu koşulla tarafların yetkinin devamı için özel düzenleme yapabilmesi mümkün kılınır.

Örneğin bir vekâletnamede "vekilimin ölümü hâlinde yetki oğluna geçer" gibi bir düzenleme yapılabilir. Veya "benim ölümüm hâlinde mirasçılarımın paylarının dağıtımı için vekâlet devam eder" kaydı getirilebilir. İşin özelliğinden de devamlılık anlaşılabilir. Örneğin uzun vadeli inşaat projesinde belirli bir tamamlanma süresine kadar vekâletin devam etmesi işin doğasından anlaşılır.

İkinci fıkra hükmü tüzel kişilere genişletir: bu hüküm, bir tüzel kişiliğin sona ermesi durumunda da uygulanır. Şirketlerin tasfiyesi, sona ermesi, birleşme veya bölünme sonucu ortadan kalkmaları hâlinde verdikleri temsil yetkileri de sona erer. Bu kural özellikle şirket avukatları, danışmanları ve ticari temsilciler için önemlidir.

Üçüncü fıkra önemli bir koruyucu hüküm içerir: tarafların karşılıklı kişisel hakları saklıdır. Bu düzenleme, temsil yetkisinin sona ermesinin taraflar arasındaki kişisel haklardan doğan hakları etkilemeyeceğini belirtir. Örneğin vekilin alacağı vekâlet ücreti, giderlerin iadesi, hizmet sözleşmesinden doğan haklar temsil yetkisi sona erse bile saklıdır.

Doktrinde madde 43’ün uygulamasında bazı özel durumlar tartışılır. Temsil olunanın ehliyet kaybı geçici mi kalıcı mı olduğu, iflasın hangi aşamasında yetkinin sona ereceği, ticari temsilci kavramıyla nasıl uyumlu olduğu gibi meseleler incelenir.

Yargıtay kararlarında ölüm sonrası ortaya çıkan temsil işlemlerinin geçerliliği, tüzel kişi sona ermesinde devam eden davaların akıbeti, iflas süreçlerinde vekâletin durumu gibi konular madde 43 çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Madde 42
MADDE 43

Ölüm, ehliyetsizlik ve diğer durumlar

Madde 44