TBK ▸ Madde 453

TBK 453. Madde

I. Pazarlamacıya belirli bir pazarlama alanında veya belirli bir müşteri çevresinde faaliyette bulunma yetkisi verilmiş ve aksine yazılı anlaşma da yapılmamışsa işveren, başkalarına aynı alan veya çevrede faaliyette bulunma yetkisi veremez; ancak, kendisi üçüncü kişilerle işlem yapabilir.

II. Sözleşmenin pazarlama alanı veya müşteri çevresine ilişkin hükmünün değiştirilmesini gerektiren bir sebep varsa işveren, söz konusu hükmü, sözleşmede fesih bildirim süresi öngörülmüş olsa bile, bu süreye uymadan tek taraflı olarak değiştirebilir; ancak, bu durumda pazarlamacının tazminat ve hizmet sözleşmesini haklı sebeple sona erdirme hakkı saklıdır.

TBK 453. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “III. İşverenin özel yükümlülükleri / 1. Faaliyet alanı” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının iki fıkradan oluşan 453 üncü maddesinde, işverenin özel yükümlülüklerinden biri olan faaliyet alanına ilişkin yükümlülüğü düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, ticarî işletme sahibi işverenin, kural olarak başkalarına aynı alan veya çevrede faaliyette bulunma yetkisi veremeyeceği belirtilmiştir. Aynı fıkraya göre, ticarî işletme sahibi işveren, pazarlamacıya belirli bir pazarlama alanında veya belirli bir müşteri çevresinde faaliyette bulunma yetkisi vermiş ve aksine yazılı bir anlaşma da yapmamışsa, sadece kendisi üçüncü kişilerle işlem yapabilecektir.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, sözleşmenin pazarlama alanı veya müşteri çevresine ilişkin hükmünün değiştirilmesini gerektiren bir sebep varsa işverenin, sözleşmede fesih süresi öngörülmüş olsa bile, bu hükmü fesih süresine uymaksızın tek taraflı olarak değiştirebileceği; ancak, bu durumda pazarlamacının tazminat ve hizmet sözleşmesini haklı sebeple sona erdirme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 349 uncu maddesi göz önünde tutulmuştur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 453. maddesi, pazarlamacıya tanınan belirli bir faaliyet alanında veya müşteri çevresinde çalışma yetkisinin işveren tarafından korunmasını düzenler. İki fıkradan oluşan madde, hem pazarlamacının kazanç beklentisini güvenceye alan hem de işverenin esneklik ihtiyacını karşılayan dengeli bir yapı kurar.

Birinci fıkra, pazarlamacıya belirli bir pazarlama alanında veya belirli bir müşteri çevresinde faaliyette bulunma yetkisi verilmiş ve aksine yazılı anlaşma da yapılmamışsa işverenin başkalarına aynı alan veya çevrede faaliyette bulunma yetkisi veremeyeceğini düzenler. Bu "münhasır faaliyet alanı" koruması pazarlamacının ekonomik güvencesinin temelidir. Pazarlamacı, belirli bir bölgenin tüm satış potansiyelinin kendisine ait olduğunu bilerek müşteri geliştirmeye yatırım yapar; bu yatırımın karşılığı ancak alan münhasıran kendisine tahsis edildiğinde alınabilir.

Korumanın kapsamı iki unsurdan oluşur: coğrafi alan (pazarlama alanı) ve müşteri çevresi. Coğrafi alan şehir, bölge, ülke gibi mekansal sınırlarla tanımlanır; müşteri çevresi ise belirli müşteri segmenti (ör. zincir marketler, hastaneler, üniversiteler) olarak belirlenebilir. İki unsur birlikte veya ayrı ayrı kararlaştırılabilir.

Ancak aynı fıkranın ikinci cümlesi, işverenin kendisinin üçüncü kişilerle işlem yapabileceğini teyit eder. Bu hüküm, münhasır alan korumasının mutlak olmadığını gösterir. İşveren kendi müşterilerine doğrudan satış yapabilir; sadece o alana veya çevreye başka bir pazarlamacı atayamaz. Bu "doğrudan satış hakkı" işverenin temel yönetim yetkisidir; ancak TBK m.455 uyarınca bu işlemler için de pazarlamacıya komisyon ödenir. Böylece pazarlamacı, alanındaki tüm satışlardan — kendisi yapmasa bile — komisyon alma hakkını korur.

İkinci fıkra, değiştirme hakkını düzenler: Sözleşmenin pazarlama alanı veya müşteri çevresine ilişkin hükmünün değiştirilmesini gerektiren bir sebep varsa işveren, sözleşmede fesih bildirim süresi öngörülmüş olsa bile bu süreye uymadan tek taraflı olarak değiştirebilir. Bu istisnai yetki, pazarın değişen koşullarına işverenin hızlı tepki vermesini sağlar: rekabet artışı, yeni ürün grubu eklenmesi, işletme yapısının değişmesi gibi objektif sebepler bu kapsamda değerlendirilir.

Ancak bu tek taraflı değişiklik pazarlamacı için karşılıksız değildir. Aynı fıkrada "pazarlamacının tazminat ve hizmet sözleşmesini haklı sebeple sona erdirme hakkı saklıdır" ifadesiyle pazarlamacının iki yönlü korunması sağlanır. Pazarlamacı değişiklikten dolayı uğradığı zararın tazminini isteyebilir; örneğin kazanç kaybı, önceki alanda kurulmuş müşteri ilişkilerinin değer kaybı, yeni alana adapte olma maliyeti tazminat konusu olabilir. Ayrıca değişiklik hakkaniyete aykırı düzeyde ağır sonuçlar doğuruyorsa pazarlamacı sözleşmeyi haklı sebeple derhal feshedebilir; bu fesih, işverenin kusurundan kaynaklandığı için pazarlamacı tüm alacaklarını tam alarak ayrılır.

Uygulamada faaliyet alanı değişikliklerinde işverenin yazılı bildirim yapması, değişiklik sebebini açıklaması, makul bir geçiş süresi tanıması hakkaniyet gereği beklenir. Pazarlamacı, değişikliği kabul etmeme hakkı yoksa da tazminat haklarını saklı tutarak devam edebilir veya haklı fesih yolunu seçebilir. İki seçim de dava yoluyla desteklenir; kanıt yükü pazarlamacı zararını ispat etmede kendisinde, değişiklik sebebini ispatta ise işverendedir.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-453/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık