TBK ▸ Madde 464

TBK 464. Madde

I. Malzeme ve iş araçları işveren tarafından sağlanmışsa, işçi bunları gereken özeni göstererek kullanmak, bundan dolayı hesap vermek, ayrıca kalan malzeme ile iş araçlarını da işverene teslim etmekle yükümlüdür.

II. İşçi işi görürken, kendisine teslim edilen malzemenin veya iş araçlarının bozuk olduğunu belirlerse, durumu hemen işverene bildirir ve işe devam etmeden önce, onun talimatını bekler.

III. İşçi, kendisine teslim edilen malzeme veya iş araçlarını kendi kusuruyla kullanılmaz hâle getirirse, işverene karşı onun kullanılmaz hâle geldiği gündeki rayiç bedeli kadar sorumludur.

TBK 464. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “2. Malzeme ve iş araçları” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının üç fıkradan oluşan 464 üncü maddesinde, işçinin malzeme ve iş araçları konusundaki borçları düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, malzeme ve iş araçlarının işveren tarafından sağlanması durumunda, işçinin bunları gereken özeni göstererek kullanmak, bundan dolayı hesap vermek, ayrıca kalan malzeme ile iş araçlarını da işverene teslim etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, işçinin, işi gördüğü sırada, kendisine teslim edilen malzemenin veya iş araçlarının bozuk olduğunu belirlemesi durumunda, bunu hemen işverene bildirmek ve işe devam etmeden önce, onun talimatını beklemekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir.

Maddenin son fıkrasında ise, işçinin kendisine teslim edilen malzeme veya iş araçlarını kendi kusuruyla kullanılmaz hâle getirmesinin, onun işverene karşı bunların kullanılmaz hâle geldiği gündeki rayiç bedeliyle sınırlı bir sorumluluğuna sebep olacağı kabul edilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 352a maddesi göz önünde tutulmuştur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 464. maddesi, evde hizmet sözleşmesinde işveren tarafından sağlanan malzeme ve iş araçları üzerinde işçinin sorumluluklarını üç fıkra hâlinde düzenler. Madde, işçinin emanet aldığı ekonomik değerdeki eşya üzerinde özen, bilgi verme ve kusura dayalı sorumluluk yükümlülüklerini belirler.

Birinci fıkra, malzeme ve iş araçlarının işveren tarafından sağlanması durumunda işçinin bunları gereken özeni göstererek kullanmak, bundan dolayı hesap vermek ve kalan malzeme ile iş araçlarını işverene teslim etmekle yükümlü olduğunu düzenler. Bu fıkrada üç ayrı yükümlülük tanımlanmıştır.

Özenli kullanım yükümlülüğü, işçinin kendisine teslim edilen malzeme ve iş araçlarını iyi bir ev sahibinin kendi eşyasına gösterdiği özeni göstererek kullanmasını gerektirir. Bu "tedbirli insan" ölçütü, işçinin makul ve ölçülü bir davranış sergilemesini, aşırı yüklenme, yanlış kullanım, uygunsuz ortamda saklama gibi eylemlerden kaçınmasını kapsar. Kumaşı nemli ortamda tutmama, iğne ve makinaları ısıya maruz bırakmama, bilgisayar ve elektronik cihazları koruma altında kullanma gibi örnekler bu yükümlülüğün somut yansımalarıdır.

Hesap verme yükümlülüğü, işçinin ne kadar malzeme aldığını, ne kadar kullandığını, ne kadar kaldığını açıklayabilmesini gerektirir. Özellikle pahalı malzemeler (kumaş metrajı, boncuk adedi, altın-gümüş miktarı) için detaylı muhasebe tutulması şarttır. İşçinin aldığı ile teslim ettiği arasındaki fark, üretim sırasındaki normal fire oranının üzerinde ise açıklama yapmak zorundadır.

Kalan malzeme ve iş araçlarını teslim etme yükümlülüğü, işin tamamlanmasından sonra veya sözleşmenin sona ermesinde işveren malı olan her şeyin iade edilmesini gerektirir. İşçi kalan malzemeyi kendi kullanımı için alıkoyamaz, başka işler için kullanamaz, üçüncü kişilere veremez. Bu kural TBK m.443’teki genel geri verme yükümlülüğünün evde hizmet sözleşmesindeki özel uygulamasıdır.

İkinci fıkra, işçinin iş görürken kendisine teslim edilen malzemenin veya iş araçlarının bozuk olduğunu belirlemesi durumunda, durumu hemen işverene bildirmesini ve işe devam etmeden önce onun talimatını beklemesini gerektirir. Bu bildirim ve bekleme yükümlülüğü, işçinin kusur sorumluluğunu da koruyan bir mekanizmadır.

"Hemen" kavramı ile bildirimin gecikmesiz yapılması istenir; modern iletişim olanakları göz önünde bulundurulduğunda telefon, mesaj, e-posta gibi hızlı araçlarla aynı gün bildirim beklenir. Bildirimin ispatı yazılı olarak yapılan iletişimlerle daha güçlü sağlanır.

Talimat bekleme yükümlülüğü, işçinin kendi kararıyla hareket etmek yerine işverenin çözümünü beklemesini gerektirir. İşveren talimat olarak: (1) bozuk malzemenin değiştirilmesini (yeni malzeme gönderir), (2) bozuk malzemenin bir şekilde kullanılmasını, (3) işin ertelenmesini veya (4) sözleşmenin feshini isteyebilir.

Bu yükümlülüğe uyulmaması, işçinin sorumluluğunu artırır; işçi bozuk malzeme ile üretim yapıp sonradan çıkan ayıbı işverene yükleyemez. Özellikle ayıp-ihbar işlevi gören bu yükümlülük, sonradan çıkabilecek sorumluluk uyuşmazlıklarında işçiyi korur.

Üçüncü fıkra, işçinin kendisine teslim edilen malzeme veya iş araçlarını kendi kusuruyla kullanılmaz hâle getirmesi hâlinde, işverene karşı kullanılmaz hâle geldiği gündeki rayiç bedeli kadar sorumlu olduğunu düzenler. Bu sorumluluk iki unsur içerir: işçinin kusuru ve kullanılmaz hâle gelme.

Kusur koşulu, kast veya ihmal her türünü kapsar; hafif ihmalden kaynaklanan zararlar için bile işçi sorumludur. Örneğin dikiş makinasının yanlış voltajlı prize takılarak bozulması, kumaşın su dökülerek mahvedilmesi, bilgisayarın dikkatsizce bırakılıp düşürülmesi kusurlu davranışlardır. Kusursuz zararlar (yangın, hırsızlık gibi beklenmedik olaylar) bu kapsamda değildir; genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir.

"Rayiç bedel" kavramı, kullanılmaz hâle geldiği günkü piyasa değerini ifade eder. Bu, yeni malzeme alım bedelinden daha düşük olabilir; yıpranma, amortisman dikkate alınır. Eski iş aracının rayiç bedeli yeni fiyatından daha düşüktür. Böylece işçi, işverenin ekonomik zararı kadar sorumlu tutulur; cezai bir sorumluluk söz konusu değildir.

Uygulamada işverenler iş araçlarının ve malzemelerin teslim tutanağı, değer bildirimi, yıpranma kayıtları tutarlar; işçiler de bu kayıtları saklamalıdır.