TBK ▸ Madde 475
Madde 474
MADDE 475

İşsahibinin seçimlik hakları

Madde 476

TBK 475. Madde

I. Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.

2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.

3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.

II. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

III. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.

TBK 475. Madde Gerekçesi

Tasarının üç fıkradan oluşan 475 inci maddesinde, ayıp hâlinde işsahibinin seçimlik hakları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 360 ıncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “Kusur hâlinde işsahibinin hakkı” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. İşsahibinin seçimlik hakları” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 360 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, Tasarının 474 üncü maddesinin birinci fıkrasına bağlı üç bent hâlinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 360 ıncı maddesinin birinci fıkrasından ve bunu karşılayan kaynak İsviçre Borçlar Kanununun Fransızca metninden farklı olarak, “o şeyi kabulden imtina edebilir.” şeklindeki ibare, Tasarıda “sözleşmeden dönme” şeklinde düzeltilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 360 ıncı maddesinden farklı olarak, işsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu, Tasarının 475 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 360 ıncı maddesinin “Yapılan şey iş sahibinin arsası üzerine yapılmış olup da mahiyeti itibariyle refi ve kal’i fazla bir zararı mucip ise iş sahibi, ancak ikinci fıkra mucibince muamele yapar.” şeklindeki son fıkrası, Tasarıda “Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa, işsahibi sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.” şeklinde düzeltilmiş ve daha açık bir ifadeye kavuşturulmuştur.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 475. maddesi, eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde iş sahibinin kullanabileceği seçimlik hakları düzenleyen ve eser sözleşmesi hukukunun en önemli hükümlerinden birini oluşturur. Üç fıkradan oluşan madde, iş sahibinin üç ana seçimlik hakkını ve tazminat talep hakkını düzenler; ayrıca taşınmazlardaki özel kısıtlamaya yer verir.

Birinci fıkra, iş sahibine üç seçimlik hak tanır. Birinci hak, “Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme” hakkıdır. Bu, en ağır seçenektir ve sözleşmenin başlangıca dönülerek feshedilmesini sağlar. Tarafların karşılıklı iade yükümlülükleri doğar: Yüklenici bedeli geri iade eder, iş sahibi eseri (mümkünse) iade eder. Bu hakkın kullanılması için iki alternatif koşul öngörülmüştür: (a) eserin iş sahibi tarafından kullanılamayacak olması (objektif kullanılmazlık), (b) hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacak olması (subjektif katlanılmazlık).

Kullanılmazlık koşulu, eserin asıl amacına uygun olmayan, işlevini yerine getirmeyen durumları kapsar: Yağmurda akıtan çatı, yürümeyen elektronik cihaz, okunmayan çeviri, hatalı veri işleyen yazılım. Hakkaniyet gereği kabule zorlanamama ise eserin teknik olarak kullanılabilir olmakla birlikte iş sahibi için önemli bir fayda sağlamayacak veya kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu durumları ifade eder: Renk tutmayan boyalar, özel tasarım isteklerinin göz ardı edilmesi, yüksek sesli tutkal kokusu.

İkinci hak, “Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme” hakkıdır. Bu orta şiddet seçenektir; iş sahibi eseri tutar, ancak ayıpların yarattığı değer kaybı ölçüsünde bedelden indirim talep eder. İndirim miktarı, ayıbın giderilme maliyeti veya eserin ayıplı ve ayıpsız değerleri arasındaki fark olarak hesaplanabilir. Bilirkişi incelemesiyle objektif olarak belirlenir.

Üçüncü hak, “Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme” hakkıdır. Bu, ayıbın giderilmesi suretiyle eserin sözleşmeye uygun hâle getirilmesini amaçlar. Şart, onarımın “aşırı masraf” gerektirmemesidir; eğer onarım maliyeti eserin değeri ile orantısız biçimde yüksekse, bu hak sınırlanır ve diğer hakların kullanılması gerekir.

Seçimlik hakların kullanımı iş sahibine tanınmış bir özgürlüktür; koşullar elverdikçe dilediğini seçebilir. Ancak hakkın seçimi ve bildirimi geri alınamaz; bir kez dönme beyanı yapılmışsa, sonradan bedelden indirim istenemez.

İkinci fıkra, iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğunu düzenler. Bu fıkra, seçimlik haklarla tazminat hakkının bir arada kullanılabileceğini netleştirir. Örneğin iş sahibi sözleşmeden dönüp, ayrıca dönme nedeniyle uğradığı zararları (yeni yüklenici ücreti, gecikme nedeniyle kaybedilen gelir, manevi zarar gibi) tazminat olarak isteyebilir. Aynı şekilde bedelden indirim talep edip, ayrıca gecikme zararı tazminatını talep edebilir.

Üçüncü fıkra, eser iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa iş sahibinin sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacağını düzenler. Bu “taşınmaz üzerinde yapılmış eser” kuralı, sosyal ve ekonomik istikrarı koruyan önemli bir sınırlamadır.

Ev, bina, atölye, altyapı gibi taşınmaza bağlı yapılar söz konusu olduğunda, dönmenin sonucu (yapının sökülüp kaldırılması) orantısız zarar oluşturur. Söküm maliyeti, çevre etkileri, taşınmazın değerinde oluşacak kayıplar, işgal durumu gibi faktörler göz önüne alındığında bu yol hakkaniyete aykırıdır. Bu nedenle iş sahibi yalnızca bedelden indirim veya ücretsiz onarım seçeneklerinden birini kullanabilir; sözleşmeden dönme hakkı bu özel durumda askıya alınmıştır.

“Aşırı zarar” ölçütü somut olaya göre değerlendirilir; küçük bir garaj için söküm makul olabilirken, çok katlı apartmanın söküm zararları aşırıdır. Uygulamada Yargıtay, bu sınırlamayı geniş biçimde uygulayarak inşaat uyuşmazlıklarında dönme yerine bedelden indirim veya onarıma yönelmektedir.

İlgili Yazılar

Madde 474
MADDE 475

İşsahibinin seçimlik hakları

Madde 476