TBK ▸ Madde 482

TBK 482. Madde

I. Başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin, işsahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa işsahibi, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir.

II. Eser, işsahibinin arsası üzerine yapılıyorsa işsahibi, bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteyebileceği gibi, eser henüz tamamlanmamışsa, yükleniciyi işe devamdan alıkoyarak, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödemek suretiyle sözleşmeyi feshedebilir.

TBK 482. Madde Gerekçesi

Tasarının iki fıkradan oluşan 482 nci maddesinde, yaklaşık bedelin aşılması nedeniyle sözleşmenin sona ermesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 367 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Akdin hitamı / I. Keşif bedelinin tecavüzü hâlinde fesih” şeklindeki ibare, Tasarıda “C. Sözleşmenin sona ermesi / I. Yaklaşık bedelin aşılması” şekline dönüştürülmüştür.

Maddenin birinci fıkrasında kullanılan “Yapılan şeyin masrafı, evvelce müteahhit ile takribî bir surette tespit edilen keşfi” şeklindeki ibare, Tasarıda “Başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin” şeklinde; “…mukaveleyi feshedebilir.” Şeklindeki ibare ise “sözleşmeden dönebilir.” şeklinde değiştirilmiştir. Gerçekten, fıkrada öngörülen durumda, işsahibinin kusuru olmaksızın, başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin aşırı ölçüde aşılacağının anlaşılması nedeniyle, tek yanlı ve geçmişe etkili olarak sözleşmeden dönmesi söz konusudur. Yine aynı fıkrada kullanılan “gerek o şeyin imali esnasında gerek imalinden sonra” şeklindeki ibare de “eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra” şeklinde düzeltilmiş ve böylece işsahibinin eserin tamamlanmasını beklemeden, henüz yapımı aşamasında da sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği açıkça ifade edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, eserin işsahibinin arsası üzerine yapılması durumunda, eserin henüz tamamlanmamış olması koşuluyla, işsahibinin, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödeyerek, sözleşmeyi feshedebileceği belirtilmiştir. Fıkrada, işsahibine, eser sözleşmesini yüklenici tarafından tamamlanan kısmın bedelini ödemesi koşuluyla, yani tek yanlı ve ileriye etkili olarak sona erdirme hakkı tanındığı için, aynı maddenin birinci fıkrasında kullanılan “sözleşmeden dönebilir”. şeklindeki ibare yerine, “sözleşmeyi feshedebilir.” şeklindeki ibare kullanılmıştır.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 482. maddesi, eser sözleşmesinde yaklaşık olarak belirlenen bedelin aşırı ölçüde aşılacağının anlaşılması hâlinde iş sahibine tanınan hakları düzenler. İki fıkradan oluşan madde, iş sahibinin ekonomik öngörülebilirliğini koruyan ve beklenmedik maliyet artışlarına karşı kendisine çıkış yolu tanıyan önemli bir koruyucu hükümdür.

Birinci fıkra, başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin iş sahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa iş sahibinin, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebileceğini düzenler. Bu hüküm, "yaklaşık bedel" sisteminin karşı tarafa tanıdığı öngörülebilirlik garantisinin somut ifadesidir.

Hükmün uygulanabilmesi için üç koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir:

İlk koşul, bedelin "yaklaşık olarak" belirlenmiş olmasıdır. Götürü bedel (TBK m.480) değil, yaklaşık bedel söz konusudur. "Yaklaşık 100.000 TL", "tahmini 50.000 TL civarında", "keşif bedeli 200.000 TL" gibi ifadeler yaklaşık bedel karakterini taşır. Götürü bedelde kural aşım yoksa yüklenici sabit bedelle yapmak zorundadır; yaklaşık bedelde ise değişkenlik vardır ama belli bir seviyede olmalıdır.

İkinci koşul, bedelin "aşırı ölçüde" aşılacak olmasıdır. Her küçük aşım bu hakkı doğurmaz; "aşırı" kavramı, makul sınırları belirgin biçimde geçen, iş sahibinin öngördüğü bütçeyi ciddi biçimde zorlayacak oranda aşımı ifade eder. Uygulamada %25-50 ve üzeri artışlar genellikle aşırı kabul edilir; ancak her somut olay ayrı değerlendirilmelidir. Aşımın oranı yanı sıra mutlak miktarı da önem taşır; büyük projelerde %10’luk aşım bile aşırı miktara ulaşabilir.

Üçüncü koşul, aşımın iş sahibinin kusuru olmaksızın doğmuş olmasıdır. İş sahibinin kendi talimatı, talep değişikliği veya kusuruyla doğan maliyet artışları bu madde kapsamında değildir; bunlar için iş sahibi ek bedel ödemekle yükümlüdür. Aşımın objektif faktörlerden (fiyat artışı, kapsam genişlemesi, beklenmedik teknik zorluklar) kaynaklanması gerekir.

Bu koşullar gerçekleştiğinde iş sahibi sözleşmeden dönebilir. Dönme iki zamanda mümkündür: (a) eser henüz tamamlanmadan veya (b) tamamlandıktan sonra. Erken dönme, maliyetlerin büyük kısmına maruz kalmadan çıkış sağlar; geç dönme ise eser tamamlanıp teslim edildikten sonra da mümkündür.

Dönmenin sonuçları: Yüklenici yaptığı iş için TBK m.483 kıyasen uygulanabilir mantıkla bedel talep etmek zorundadır; ancak bu artık götürü bedel değil, hakkaniyete uygun ve iş sahibinin ödediği veya ödemek zorunda olduğu kısıma mutabık bir bedeldir. Uygulamada bu durum ayrıca uyuşmazlık yaratır ve mahkeme denetimi gerektirir.

İkinci fıkra, eserin iş sahibinin arsası üzerine yapılması durumunda farklı bir çözüm önerir. Bu senaryoda iş sahibi iki seçenek arasında tercih yapabilir: (1) bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteme veya (2) eser henüz tamamlanmamışsa yükleniciyi işe devamdan alıkoyarak, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödemek suretiyle sözleşmeyi feshetme.

İlk seçenek olan bedel indirimi, eserin iş sahibinde kalacağı durumlarda uygulanır. İş sahibi evini tamamlanmış hâliyle kabul eder, ancak aşırı maliyet aşımı nedeniyle bedelden indirim talep eder. İndirim miktarı, aşımın boyutu ve hakkaniyet kriterleriyle belirlenir.

İkinci seçenek, iş yarıda kesildiğinde geçerli olan "ileriye etkili fesih"tir. İş sahibi yüklenicinin çalışmasına son verir, yüklenici geri çekilir ve tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bedel ödenir. Bu mekanizma, dönmenin geriye etkili sonuçlarından (söküm, malzeme iadesi gibi) kaçınır; çünkü eser iş sahibinin kendi arsası üzerinde olup söküm orantısız zarar verir.

"İş sahibinin arsası üzerine yapılmış" olma koşulu önemlidir; inşaat, peyzaj, yapı dönüşümü gibi taşınmaz nitelikli eserler bu kapsama girer. Taşınabilir eserlerde (ör. mobilya imalatı, makina üretimi) bu özel hüküm uygulanmaz; birinci fıkradaki dönme hakkı geçerlidir.

Uygulamada inşaat sözleşmelerinde yaklaşık bedelin aşılması çok sık karşılaşılan bir durumdur. Maliyet artışları, imar yönetmeliği değişiklikleri, dolar/euro kurlarındaki dalgalanma, yapı denetim gereklilikleri gibi faktörler yaklaşık bedeli zorlayabilir. İş sahipleri bu maddeye dayanarak çıkış yolu aramakta; yükleniciler ise artan maliyetlerin kendilerine yıkılmasını önlemek için sözleşme revizyonu talep etmektedir.