TBK ▸ Madde 55

TBK 55. Madde

I. Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.

II. Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.

III. (Ek fıkra: 16/7/2026-7589/18 md.) Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.

IV. (Ek fıkra: 16/7/2026-7589/18 md.) Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.

TBK 55. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasını karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkraya bağlı dört bentten oluşan 54 üncü maddesinde, bedensel zararlar düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 46 ncı maddesinde kullanılan “b. Cismanî zarar hâlinde lâzım gelen zarar ve ziyan” şeklindeki kenar başlık, Tasarıda “b. Bedensel zarar” şekline dönüştürülmüş ve bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda uğranılan zararlar, dört bent hâlinde sayılmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanununun 46 ncı maddesinin ikinci fıkrası, Tasarının 74 üncü maddesinde düzenlendiği için, bu maddeye alınmamıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan değişiklik, düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TBK md. 55, destekten yoksun kalma ve bedensel zararların hesaplanmasında uygulanacak özel kuralları düzenleyen teknik bir hükümdür. İki fıkradan oluşan madde, sosyal güvenlik ödemelerinin bu tür zarar hesaplarındaki konumunu netleştirir ve idari sorumluluktan doğan zararlarda aynı hesaplama kurallarının uygulanacağını belirtir. Düzenleme, tazminat hesabındaki güncel tartışmaları çözüme kavuşturmuştur.

Birinci fıkraya göre destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Bu ifade, hesaplamanın TBK’nın genel sorumluluk hükümleri ve geliştirdiği sorumluluk hukuku ilkeleri çerçevesinde yapılacağını belirtir. Hesaplama objektif, nesnel kriterlere dayalı olmalı; keyfi yaklaşımlardan uzak tutulmalıdır.

Sorumluluk hukuku ilkeleri çerçevesinde zararın tam karşılanması, hesaplama sırasında belirsizliklerin makul biçimde değerlendirilmesi, zararın bugünkü değerle ifade edilmesi, kapitalizasyon (irat biçimli zararların toplu değere çevrilmesi) gibi kavramlar uygulanır. Aktüerya tablolarından yararlanma, ekonomik göstergelerin dikkate alınması, enflasyon ayarlaması gibi teknik araçlar kullanılır.

Birinci fıkranın ikinci cümlesi kritik bir kural getirir: kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Bu düzenleme uzun yıllardır tartışılan bir meseleyi çözüme kavuşturur.

Sosyal güvenlik ödemeleri (SGK’nın sağladığı tedavi masrafları, maluliyet aylıkları, dul ve yetim aylıkları) zarar görene gelmektedir. Soru şudur: bu ödemeler tazminattan indirilmeli mi? Eğer indirilirse zarar gören eksik tazminat alır. Eğer indirilmezse zarar gören hem SGK’dan hem failden aynı kalem için ödeme alır ve çifte tazminat olur.

Madde bu soruya şu çerçevede cevap verir: rücu edilebilir sosyal güvenlik ödemeleri tazminattan indirilir çünkü SGK faile rücu ederek ödediği parayı tahsil edecektir. Böylece failin ödeme yükü zarar görene değil SGK’ya gider. Ancak rücu edilemeyen ödemeler (örneğin bazı dul-yetim aylıkları, ayni destekler) zarar görenin kendi hak ettiği ödemelerdir ve tazminattan indirilemez.

"İfa amacı taşımayan ödemeler" de benzer biçimde kapsam dışıdır. Bazı ödemeler zarar görene insani veya sosyal amaçlarla yapılır; bunlar failin borcunun ifası niteliğinde değildir. Örneğin hayırsever kuruluşların yaptığı yardımlar, aile büyüklerinin destekleri zarar görenin ayrı bir hak kaynağı sağlar; bunlar failin tazminat yükümlülüğünü azaltmaz.

Birinci fıkranın son cümlesi hakim takdir yetkisine sınır çizer: hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Bu kural hesaplamanın objektifliğini korur.

Tazminat miktarı teknik kurallarla hesaplandıktan sonra hakim bu miktara subjektif hakkaniyet düşünceleriyle müdahale edemez. Örneğin hesaplama 500.000 TL tazminat gerektiriyor diye hakim "bu miktar çok yüksek" düşüncesiyle 400.000 TL’ye indiremez; veya "bu miktar yetmez" düşüncesiyle 600.000 TL’ye çıkaramaz. Hakkaniyet müdahalesi kusur indirimi (TBK md. 52) veya diğer özel kurumlarla yapılır, miktar üzerinde keyfi değişiklikle yapılamaz.

İkinci fıkra kapsam genişletmesi yapar. Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır. Bu kural kamu sorumluluğu alanına TBK hesaplama kurallarını genişletir.

Bu düzenlemenin etkisi çok önemlidir. Belediyenin yaptığı bir inşaat nedeniyle yaralanma, polis müdahalesi sonrası ölüm, hastanenin yanlış tedavisi sonucu zarar, askerlik hizmetinde yaşanan kaza gibi idari sorumluluktan kaynaklanan zararların tazminat hesabı TBK md. 53-54’e göre yapılır. Önceden idari yargı alanında farklı hesaplama yöntemleri uygulanıyordu; bu madde birliği sağladı.

Yargıtay ve Danıştay kararlarında madde 55 çerçevesinde SGK ödemelerinin indirimi, hakkaniyet müdahalesinin sınırları, idari sorumlulukta tazminat hesabı gibi konular değerlendirilmektedir. Aktüerya hesaplamalarının objektifliği ve uzman raporlarının titizliği özellikle vurgulanır.