TBK ▸ Madde 564

TBK 564. Madde

Saklama sözleşmesinde bir süre belirlenmiş olsa bile saklayan, saklatanın her zaman ileri sürebileceği istemi üzerine, saklananı bütün çoğalmalarıyla birlikte geri vermekle yükümlüdür. Ancak saklatan, saklayanın belirlenen süreyi dikkate alarak yapmış olduğu masrafları ödemekle yükümlüdür.

TBK 564. Madde Gerekçesi

Tasarının tek fıkradan oluşan 564 üncü maddesinde, saklatanın geri verme borcu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 466 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. İstirdat / a. Mûdiin hakları” şeklindeki ibare, Tasarıda, “2. Geri verme / a. Genel olarak” şekline dönüştürülmüştür. Böylece 818 sayılı Borçlar Kanununun 466 ncı maddesindeki düzenlemeden farklı olarak, “III. Saklayanın borçları” başlığıyla uyumlu hâle getirmek için saklatanın geri alma hakkından değil, saklayanın borcundan söz edilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 466 ncı maddesi iki fıkradan oluştuğu hâlde, bu fıkraların birbiriyle bağlantıları göz önünde tutularak, Tasarının 564 üncü maddesi tek fıkra olarak kaleme alınmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 564. maddesi, saklama sözleşmesinde saklayanın geri verme borcunu genel hatlarıyla düzenleyen temel hükümdür. 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 466. maddesinin karşılığı olan bu düzenlemede sistematik olarak önemli bir değişiklik yapılmış; eski kanundaki İstirdat / Mûdiin hakları kenar başlığı, Geri verme / Genel olarak biçimine dönüştürülmüştür. Böylece hüküm, saklatanın geri alma hakkı yerine saklayanın geri verme borcu perspektifinden kaleme alınmış ve 563 üncü maddedeki Saklayanın borçları başlığıyla sistematik uyum sağlanmıştır. Mülga kanunda iki fıkra olarak yer alan düzenleme, içerik bütünlüğü gözetilerek tek fıkra hâline getirilmiş, ancak kapsadığı hukuki sonuçlar aynen korunmuştur.

Maddeye göre saklama sözleşmesinde bir süre belirlenmiş olsa bile saklayan, saklatanın her zaman ileri sürebileceği istemi üzerine, saklananı bütün çoğalmalarıyla birlikte geri vermekle yükümlüdür. Bu hüküm, saklama sözleşmesinin saklatan lehine kurulmuş bir ilişki olduğu kabulünden hareket etmekte ve saklatana sözleşmede kararlaştırılan süreyi beklemeksizin eşyayı geri isteme hakkı tanımaktadır. Başka bir ifadeyle, saklama sözleşmesinde süre kural olarak saklayana değil saklatana zaman kazandıran bir unsurdur; süreden önce istem hakkının kullanılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmez. Bu özellik, saklama sözleşmesini kiradan, hasılat kirasından ve hizmet sözleşmesinden belirgin biçimde ayırır; zira bu sözleşmelerde belirlenen süreye uyulması her iki taraf için de bağlayıcıdır ve erken fesih ancak haklı sebeplerle mümkündür. Saklamada ise saklatanın menfaati ön planda tutulduğundan, ona tam bir serbesti tanınmıştır.

Geri verme borcunun kapsamına saklananın kendisi dışında doğal ve hukuki bütün çoğalmaları da dâhildir. Türk Medeni Kanunu’nun 685. maddesi anlamında doğal ürünler, örneğin saklanan hayvanın yavrusu, meyve ağacının ürünü, saklanan paranın işlemiş faizleri, kıymetli evrakın temettü ödemeleri ya da hisse senetlerinin bedelsiz paylardan doğan artışları saklatana ait sayılır ve eşya ile birlikte iade edilir. Saklayan bu çoğalmalara kendi mülkiyetinde imiş gibi tasarruf edemez; aksi hâlde haksız iktisap ve sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre sorumlu tutulur. Geri verme, aynen iade ilkesi üzerine kuruludur; mislen iade ancak 570. maddede düzenlenen usulsüz tevdi hâllerinde söz konusu olur.

Maddenin ikinci cümlesi, saklatanın süreden önce geri alma hakkını dengeleyen bir güvence getirmektedir. Buna göre saklatan, saklayanın belirlenen süreyi dikkate alarak yapmış olduğu masrafları ödemekle yükümlüdür. Bu hüküm, saklayanın sözleşmenin kararlaştırılan süre boyunca devam edeceğine güvenerek katlandığı depolama yeri kirası, özel raf veya soğutma sistemi kurulumu, sigorta primi, güvenlik personeli istihdamı gibi masrafları güvence altına almaktadır. Saklatanın masraf ödeme yükümlülüğü, süreden önce geri alma hakkının kötüye kullanılmasına karşı da bir denge oluşturur.

Uygulamada bu hüküm, antrepo ve depolama sözleşmelerinde sıkça gündeme gelmektedir. Saklatan malını istediği zaman geri alabilir; ancak saklayanın sözleşmeye güvenerek yaptığı tüm masrafları tazmin etmelidir. Yargıtay da süreden önce geri alma talebinin hakkın kötüye kullanılmasına varmadıkça reddedilemeyeceğini, ancak saklayanın kanıtladığı zorunlu ve faydalı masrafların ödenmesi gerektiğini kabul etmektedir. Bu düzenleme, hem saklatanın tasarruf özgürlüğünü hem de saklayanın iktisadi çıkarını dengeleyen kapsayıcı bir çözüm sunar.