TBK ▸ Madde 563
Madde 562
MADDE 563

Kullanım yasağı

Madde Listesi
Madde 564

TBK 563. Madde

I. Saklayan, saklatanın izni olmadıkça saklananı kullanamaz.

II. Bu yasağa aykırı davranırsa, saklatana uygun bir kullanım bedeli ödemekle yükümlü olduğu gibi, kullanmamış olsaydı bile bu zararın doğacağını ispat etmedikçe, beklenmedik hâlden doğacak zararlardan da sorumlu olur.

TBK 563. Madde Gerekçesi

Tasarının iki fıkradan oluşan 563 üncü maddesinde, saklayanın borçlarından saklama konusunu kullanım yasağı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 465 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Müstevdiin borçları / 1. Vedianın kullanılması mes’uliyeti” şeklindeki ibare, Tasarıda, “III. Saklayanın borçları / 1. Kullanım yasağı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 465 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “muhik bir tazminat” şeklindeki ibare, Tasarıda “uygun bir kullanım bedeli” ifade edilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 563. maddesi, saklama sözleşmesinin en temel ilkelerinden birini, yani saklayanın saklanan eşyayı kullanma yasağını düzenlemektedir. Hüküm, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 465. maddesinin karşılığı olup Vedianın kullanılması mes’uliyeti kenar başlığı Kullanım yasağı biçiminde sadeleştirilmiş, muhik tazminat ibaresi uygun bir kullanım bedeli olarak yeniden ifade edilmiştir. Hukuki açıdan ise esasa ilişkin bir hüküm değişikliği yoktur; sadece dilde arılaştırma ve sistematikte netleştirme yapılmıştır.

Maddenin birinci fıkrasına göre saklayan, saklatanın izni olmadıkça saklananı kullanamaz. Bu kural, saklama sözleşmesinin mahiyetinden kaynaklanmaktadır: saklama akdi, saklayana kullanım yetkisi değil yalnızca koruma ve muhafaza yetkisi vermektedir. Bu yönüyle saklama sözleşmesi, ariyet (kullanım ödüncü) ve kira sözleşmelerinden belirgin biçimde ayrılır; ariyette ve kirada eşyanın kullanımı sözleşmenin esaslı unsuru iken, saklamada kullanım kural olarak yasaklanmıştır. Saklatanın izni açık olabileceği gibi zımni de olabilir; ancak kullanım, sözleşmenin amacına ve dürüstlük kuralına uygun olmalıdır. Uygulamada saklananın niteliği gereği kullanılmasının zorunlu olduğu hâllerde, örneğin saklanan sütün sağılması, canlı hayvanın gezdirilmesi ya da motorlu aracın bataryasının bozulmaması için belirli aralıklarla çalıştırılması, kullanım değil muhafaza kapsamında mütalaa edilir. Bu tür muhafaza amaçlı kullanımlar yasağa aykırılık oluşturmaz; tam aksine saklayanın özen borcunun bir gereği olarak karşımıza çıkar.

Maddenin ikinci fıkrası, yasağın ihlaline bağlanan iki farklı sonucu öngörmüştür. İlk olarak, yasağa rağmen saklananı kullanan saklayan, saklatana uygun bir kullanım bedeli ödemekle yükümlüdür. Bu bedel, kira piyasası rayiçleri, eşyanın kullanımdan kaynaklanan yıpranma payı ve kullanımın süresi dikkate alınarak hâkim tarafından Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddeleri çerçevesinde takdir edilir. Kullanım bedeli, saklatanın fiilen uğradığı zararı ispat zorunluluğunu ortadan kaldırır; kanun koyucu bu yönüyle saklatanı ispat yükünden kurtarmayı amaçlamıştır. İkinci olarak, saklayan kullanmamış olsaydı bile bu zararın doğacağını ispat etmedikçe, beklenmedik hâlden doğacak zararlardan da sorumlu olur. Bu hüküm, genel kusursuz sorumluluk hükümlerinden farklı bir ağırlaştırılmış sorumluluk düzenlemesidir; saklayanın yasağı ihlal etmesi, onu beklenmedik hâl (umulmayan olay) riskinin de muhatabı yapmaktadır. Saklayan ancak illiyet bağının kesilmesine benzer bir ispatla, yani zararın kullanım olmasaydı da aynen doğacağını kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir; bu ispat oldukça zordur.

Uygulamada kullanım yasağının en tipik ihlalleri, otoparka bırakılan aracın park görevlisi tarafından gezdirilmesi, emanete verilen ziynet eşyasının takılması, saklamak üzere alınan makinenin kiraya verilmesi, bankaya muhafaza için bırakılan altın veya döviz niteliğindeki değerlerin işletilmesi veya antrepoya konan malın yeniden satılarak kâr elde edilmesi gibi hâllerde görülmektedir. Yargıtay kararlarında, saklayanın böyle bir kullanımdan doğan her türlü zarara, hatta deprem, sel veya yangın gibi mücbir sebep ispatlansa bile katlanması gerektiği kabul edilmektedir. Hüküm, saklayanın sadakat borcunu güçlü bir yaptırımla desteklemekte, sözleşmesel güven ilişkisini koruma altına almakta ve saklanan üzerindeki zilyetliğin amacı dışında kullanılmasını caydırmaktadır. Kullanım yasağı, hem bireysel hem de ticari saklama ilişkilerinde dürüstlük kuralının somut bir yansımasıdır.

Madde 562
MADDE 563

Kullanım yasağı

Madde Listesi
Madde 564
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-563/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık