TBK 566. Madde
Saklanan, masrafları ve hasarı saklatana ait olmak üzere, korunması gereken yerde geri verilir.
TBK 566. Madde Gerekçesi
Tasarının tek fıkradan oluşan 566 ncı maddesinde, geri verme yeri düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 468 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “c. İade mahalli” şeklindeki ibare, Tasarıda, “c. Geri verme yeri” şekline dönüştürülmüştür.
Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 566. maddesi, saklama sözleşmesinde saklananın nerede geri verileceğini düzenleyen kısa fakat pratik önemi büyük bir hükümdür. 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 468. maddesinin karşılığı olan düzenleme, İade mahalli kenar başlığının Geri verme yeri biçiminde sadeleştirilmesi dışında esasa ilişkin bir değişiklik içermemektedir. Hüküm, ifa yerine ilişkin genel kuraldan ayrılarak saklama sözleşmesinin niteliğine uygun özel bir düzen getirmektedir.
Maddeye göre saklanan, masrafları ve hasarı saklatana ait olmak üzere, korunması gereken yerde geri verilir. Bu düzenleme, Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesinde yer alan borcun ifa yeri hakkındaki genel kuraldan ayrılmakta ve saklama sözleşmesinin niteliğine uygun özel bir ifa yeri belirlemektedir. Genel hüküm uyarınca, parça borçları borcun doğumu sırasında eşyanın bulunduğu yerde; diğer borçlar ise alacaklının yerleşim yerinde ifa edilirken, saklama sözleşmesinde kanun koyucu ifa yerini, saklananın fiilen korunduğu yer olarak belirlemiştir. Bu tercih, saklayan için büyük kolaylık sağlar; zira saklayan, ağır veya çok sayıda eşyayı saklatanın ikametgâhına taşımak zahmetinden kurtarılmıştır. Aynı zamanda saklatanın da, muhafaza yerini bildiği için teslim noktası bakımından herhangi bir belirsizlik yaşaması söz konusu olmaz.
Hükümde yer alan korunması gereken yer ibaresi, eşyanın sözleşmenin niteliğine ve amacına uygun olarak muhafaza edildiği yerdir. Saklayanın kendi deposu, antreposu, kasası, otoparkı, ahırı veya benzeri muhafaza tesisi olabilir. Saklayan, izin alınmadan saklananın saklanma yerini değiştirmişse dahi, yeni yerin sözleşmenin amacına uygun bir muhafaza mekânı olması hâlinde geri verme bu yerde yapılabilir; aksi hâlde yer değişikliğinden kaynaklanan ek masrafları üstlenmek zorundadır. Saklayan muhafaza yerini, sözleşme kurulurken tarafların öngördüğü standart ve güvenlik koşullarına uygun biçimde belirlemeli; değiştirmesi gerektiğinde saklatanı bilgilendirmelidir.
Maddenin en dikkat çekici yönü, taşımaya ilişkin masraf ve hasarın saklatana yüklenmiş olmasıdır. Saklatan, eşyasını geri alabilmek için saklayanın muhafaza mahalline bizzat gitmek veya temsilcisi aracılığıyla almak zorundadır. Taşıma sırasında oluşabilecek nakliye ücreti, yükleme-boşaltma giderleri, sigorta bedeli ve taşıma sırasında eşyanın uğrayabileceği zarar, saklatanın hâkimiyet alanında kabul edilir. Saklayan, saklananı muhafaza mahallinde teslim ettiği andan itibaren yolculuğa ilişkin riskten kurtulur; bu an aynı zamanda zilyetliğin devri ve hasarın intikali bakımından belirleyici olur. Böylece saklayan teslim borcunu ifa etmiş sayılır ve sorumluluk alanı sona erer.
Uygulamada bu hüküm, özellikle antrepo, soğuk hava deposu, ticari depolama, tahıl silosu, akaryakıt depolama ve kıymetli eşya emanet hizmetlerinde önemli sonuçlar doğurur. Örneğin limanlarda antrepoya konulan malların gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra antrepodan teslim alınması, taşınma masraflarının mal sahibine ait olması bu kuralın tipik yansımasıdır. Banka kiralık kasalarının iadesinde de müşteri kasanın bulunduğu banka şubesine bizzat gelmek zorundadır. Taraflar sözleşme serbestisi çerçevesinde farklı bir ifa yeri kararlaştırabilir; örneğin saklayanın saklananı saklatanın ikametgâhına teslim etmesi açıkça belirlenebilir. Aksine bir anlaşma bulunmadıkça 566. maddenin belirlediği düzen geçerli olur. Saklayanın hukuki dayanağı bulunmadan kendiliğinden teslim yerini değiştirmesi sözleşmeye aykırılık oluşturur ve ek masrafları kendisine yükler.
