TBK ▸ Madde 595
Madde 594
MADDE 595

Güvence verilmesini ve borçtan kurtarılmasını isteme hakkı

Madde 596

TBK 595. Madde

(1) Kefil, aşağıdaki durumlarda asıl borçludan güvence verilmesini ve borç muaccel olmuşsa, borçtan kurtarılmasını isteyebilir:

1. Asıl borçlu, kefile karşı üstlendiği yükümlülüklere, özellikle belli bir süre içinde kendisini borçtan kurtarma vaadine aykırı davranmışsa.

2. Asıl borçlu temerrüde düşmüşse veya yerleşim yerini diğer bir ülkeye nakletmesi yüzünden takibat önemli ölçüde güçleşmişse.

3. Asıl borçlunun mali durumunun kötüleşmesi, güvencelerin değer kaybetmesi veya borçlunun kusuru sonucunda kefil için mevcut tehlike, kefaletin yapıldığı tarihe göre önemli ölçüde artmışsa.

TBK 595. Madde Gerekçesi

Tasarının tek fıkraya bağlı üç bentten oluşan 595 inci maddesinde, kefil ile borçlu arasındaki ilişkide, kefilin güvence verilmesini ve borçtan kurtarılmasını isteme hakkı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 503 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Teminat itasına dair kefilin hakkı” şeklindeki ibare, Tasarıda, “2. Kefil ile borçlu arasındaki ilişki / a. Güvence verilmesini ve borçtan kurtarılmasını isteme hakkı” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 506 ncı maddesi göz önünde tutulmuştur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 595. maddesi, kefilin asıl borçluya karşı sahip olduğu haklardan biri olan güvence verilmesini ve borçtan kurtarılmasını isteme hakkını düzenlemektedir. Hüküm, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 503. maddesini karşılamakta olup kaynak İsviçre Borçlar Kanunu’nun 506. maddesi esas alınmış; metinde yalnızca arılaştırma yapılmış, esaslı bir hüküm değişikliğine gidilmemiştir. Düzenleme, kefaletin kefille asıl borçlu arasındaki iç ilişkide yarattığı çıkar dengesinin bir görünümüdür: kefil, alacaklıya karşı üstlendiği sorumluluk nedeniyle asıl borçlunun mali durumunun bozulmasından en çok etkilenen kişidir ve rücu hakkının tahsil edilebilirliği, asıl borçlunun ödeme gücünün korunmasına bağlıdır. Bu nedenle kanun koyucu, belirli koşulların gerçekleşmesi halinde kefile, asıl borçludan güvence verilmesini ve borç muaccel olmuşsa borçtan kurtarılmasını talep etme imkânı tanımıştır. Madde tek fıkraya bağlı üç bent halinde sayılan hallerde bu hakkın kullanılabileceğini öngörür. Birinci bentte, asıl borçlunun kefile karşı üstlendiği yükümlülüklere, özellikle belli bir süre içinde kendisini borçtan kurtarma vaadine aykırı davranması hali düzenlenmiştir. Uygulamada, asıl borçlunun kefilin kefalet vermesine karşılık olarak belirli bir sürede krediyi kapatacağını veya ipoteği çözdüreceğini vaat ettiği hallerde bu bent önem kazanmaktadır. İkinci bentte iki farklı durum öngörülmüştür: asıl borçlunun temerrüde düşmesi veya yerleşim yerini diğer bir ülkeye nakletmesi yüzünden takibatın önemli ölçüde güçleşmesi. Borçlunun yurt dışına yerleşmesi, rücu hakkının kullanılmasını pratik olarak imkânsızlaştıran veya maliyetini ciddi biçimde artıran bir olgu olarak değerlendirilmektedir. Üçüncü bent ise asıl borçlunun mali durumunun kötüleşmesi, güvencelerin değer kaybetmesi veya borçlunun kusuru sonucunda kefil için mevcut tehlikenin kefaletin yapıldığı tarihe göre önemli ölçüde artmış olması halini kapsar. Bu bent, kefilin başlangıçtaki risk değerlendirmesinin sözleşmenin kurulmasından sonra esaslı biçimde değişmesi halinde kefilin korunmasını amaçlar ve clausula rebus sic stantibus ilkesinin kefalet alanındaki bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Hüküm, kefile alacaklıya karşı doğrudan bir def’i hakkı vermemekte; sadece asıl borçluya karşı bir talep hakkı tanımaktadır. Buna göre kefil, bu hakkı kullanarak asıl borçludan yeterli bir güvence talep edebilir veya borç muaccel olmuşsa doğrudan borçtan kurtarılmasını isteyebilir. Asıl borçlunun bu talebi yerine getirmemesi halinde kefil, tazminat davası açabileceği gibi, duruma göre ihtiyati tedbir yoluyla da haklarını koruyabilir. Yargıtay uygulamasında, özellikle banka kredilerinde kefil olan ortakların şirketten ayrılması halinde bu madde kapsamında borçtan kurtarılma talebinin sıkça gündeme geldiği ve bu taleplerin şirketin mali durumunun bozulması halinde kabul edildiği görülmektedir.

Madde 594
MADDE 595

Güvence verilmesini ve borçtan kurtarılmasını isteme hakkı

Madde 596