TBK ▸ Madde 645
Madde 644 ←
MADDE 645

Üçüncü kişilere karşı sorumluluk

Madde 646 →

TBK 645. Madde

I. Ortaklığın sona ermesi, üçüncü kişilere karşı olan yükümlülükleri değiştirmez.

TBK 645. Madde Gerekçesi

Tasarının tek fıkradan oluşan 645 inci maddesinde, âdi ortaklıkta üçüncü kişilere karşı sorumluluk düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 541 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “IV. Üçüncü şahıslara karşı mes’uliyet” şeklindeki ibare, Tasarıda “IV. Üçüncü kişilere karşı sorumluluk” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 645. maddesi, âdi ortaklığın sona ermesinin üçüncü kişilere karşı sorumluluk üzerindeki etkisini düzenlemekte olup 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 541. maddesinin karşılığıdır. Madde, tek fıkradan oluşan kısa ancak uygulamada son derece önemli bir hüküm olup, tasfiye sürecinin üçüncü kişilerin korunmuş alacak haklarını etkilemeyeceği ilkesini benimsemiştir.

Hüküm açıktır: ortaklığın sona ermesi, üçüncü kişilere karşı olan yükümlülükleri değiştirmez. Böylece ortakların, ortaklık faaliyeti döneminde üçüncü kişilere karşı üstlendikleri borçlar, ortaklığın sona ermesinden sonra da aynen devam eder. Âdi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, ortaklık borçlarından dolayı ortakların müteselsilen ve kişisel malvarlıklarıyla sorumlu oldukları kuralı (TBK m. 638/3), ortaklığın sona ermesinin ardından da geçerliliğini korur. Ortaklar, ortaklık tasfiye edildikten sonra dahi, faaliyet döneminde doğmuş borçlar bakımından alacaklılara karşı şahsen ve müteselsilen sorumlu olmaya devam eder.

Bu düzenlemenin pratik sonuçları son derece geniştir. Ortaklar arasında yapılan iç hesaplaşma, katılım payı iadesi veya kazanç-zarar paylaşımı, üçüncü kişilere ileri sürülemez. Örneğin ortaklar kendi aralarında belirli bir borçtan yalnızca bir ortağın sorumlu olacağını kararlaştırsalar dahi, bu anlaşma alacaklıyı bağlamaz; alacaklı, borcun tamamı için her bir ortağa başvurabilir. Aynı biçimde, ortaklığın sona ermesi nedeniyle yönetim yetkisinin sona ermesi, daha önce doğmuş borçlar üzerinde etki yaratmaz; tasfiye aşamasında ortaklar, tasfiye görevlisi aracılığıyla veya elbirliğiyle bu borçları karşılamakla yükümlüdür.

Yargıtay 3. ve 11. Hukuk Daireleri ile Hukuk Genel Kurulu kararlarında, âdi ortaklık dönemindeki borçlardan dolayı açılan alacak davalarında, ortaklığın sona ermiş olmasının ortakların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır. Özellikle inşaat ortaklıklarında yüklenici sıfatıyla hareket eden âdi ortaklıkların iş sahibine ya da alt yüklenicilere karşı sorumluluğu, ortaklığın fiilen veya hukuken sona ermesinden sonra da devam etmekte; alacaklı, ortaklardan birine, birkaçına veya tamamına birlikte başvurabilmektedir. Aynı ilke, vergi borçları, SGK prim borçları ve bankadan kullanılan krediler bakımından da geçerlidir.

Madde, 818 sayılı Kanuna göre içerik itibarıyla bir hüküm değişikliği getirmemekte; yalnızca kenar başlıktaki "Üçüncü şahıslara karşı mes’uliyet" ifadesi "Üçüncü kişilere karşı sorumluluk" biçiminde güncellenmiş ve dil sadeleştirilmiştir. Bu nedenle eski Kanun dönemindeki yerleşik Yargıtay içtihatları, 645. madde bakımından aynen uygulanabilir niteliktedir. Madde, âdi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmamasının kaçınılmaz bir sonucu olarak, alacaklıların korunmasını sağlayan temel güvencelerden birini oluşturmaktadır.

Öğretide 645. madde, âdi ortaklığın tüzel kişilikten yoksun kolektif bir borç ilişkisi olduğu anlayışının en somut yansımalarından biri olarak değerlendirilmektedir. Ticaret şirketlerinde tüzel kişilik ortaklık alacaklıları ile ortakların kişisel alacaklıları arasında bir süzgeç işlevi görürken, âdi ortaklıkta böyle bir süzgeç yoktur; ortaklık alacaklıları doğrudan ortakların kişisel malvarlığına başvurabilirler. Bu durum, ortaklar bakımından yüksek bir risk doğurmakta; dolayısıyla uygulamada riskin sınırlandırılabilmesi için âdi ortaklık yerine limited veya anonim şirket kurulması tavsiye edilmektedir. Buna karşılık, kısa süreli proje bazlı iş birlikleri, konsorsiyumlar ve joint venture ilişkilerinde âdi ortaklık yapısı sıkça tercih edilmekte; bu durumda 645. maddenin getirdiği sorumluluk rejimi taraflarca bilinçli biçimde üstlenilmektedir. Alacaklı açısından ortaklardan birine başvurulması, diğer ortakların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; ödeme yapan ortağın rücu hakkı, iç ilişkide TBK m. 643 ve m. 623 çerçevesinde kullanılabilir. Bu mekanizma, alacaklıyı tam olarak korurken ortaklar arasında adil bir iç denge sağlar.

Madde 644 ←
MADDE 645

Üçüncü kişilere karşı sorumluluk

Madde 646 →