TMK 1000. Madde
(1) Her taşınmaza kütükte bir sayfa ayrılır ve sayfa numaraları birbirini izler.
(2) Bir taşınmazın bölünmesi veya birden çok taşınmazın birleştirilmesi hâlinde uyulacak usul Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
(3) Kütüğün her sayfasındaki özel sütunlara şunlar tescil edilir:
1. Mülkiyet,
2. Taşınmaz üzerinde kurulmuş olan veya o taşınmaz lehine başka taşınmaz üzerinde kurulmuş bulunan irtifak hakları ile taşınmaz yükü,
3. Taşınmaz üzerindeki rehin hakları.
(4) Eklentiler, malikin isteği üzerine beyanlar sütununa kaydedilir. Yapılan bu kayıt, ancak kütükte hak sahibi olarak görünenlerin rızasıyla kütükten silinebilir.
(5) Aynı malike ait olan birden çok taşınmaz, sınırları birbirine bitişik olmasa bile, malikin istemiyle kütükte ortak bir sayfaya kaydedilebilir. Bu sayfaya yapılan rehin tescilleri, o sayfada kayıtlı bulunan bütün taşınmazları bağlar; aynı sayfada kayıtlı bu gibi taşınmazlardan bir kısmı malikin istemi üzerine veya mahkeme kararıyla o sayfadan çıkarılırsa, çıkarılan taşınmazlar üzerinde tescil edilmiş bulunan haklar saklı kalır.
TMK 1000. Madde Gerekçesi
Maddenin konu başlığı “Sicilin unsurları” şeklinde düzeltilmiştir. Kaynak Kanunun tapu kütüğüne ilişkin 945, 946 ve 947 nci maddeleri dikkate alınarak maddenin kenar başlığı “Tapu kütüğü ” olarak ifade edilmiştir. Maddenin birinci fıkrası, kaynak Kanunun 945 inci maddesinin birinci fıkrasıdikkate alınarak düzenlenmiştir. Böylelikle yürürlükteki Kanunda yer verilmeyen, tapu sicili sisteminin temelini oluşturan ve taşınmaza sayfa açılmasıilkesini belirleyen hükme maddede yer verilmiştir. İkinci fıkra, yürürlükteki Kanunun 913 üncümaddesin karşılamaktadır. Üçüncü ve dördüncüfıkralar, kaynak Kanunun 946 ncımaddesinde yer alan iki fıkrayıkarşılamaktadır. Üçüncüfıkrada tapu kütüğünün ayrısayfasına tescil edilecek aynîhaklar belirtilmiş; dördüncüfıkrada ise, eklentilerin beyanlar sütununa yazılmasına dayanak sağlanmışolmaktadır. Aynımalike ait taşınmazlara tapu kütüğünde ortak sayfa açılmasıhakkındaki beşinci fıkra, yürürlükteki Kanuna alınmamışolan kaynak Kanunun 947 nci maddesindeki hüküm örnek alınarak düzenlenmiştir.
Açıklama
TMK Madde 1000, tapu sicili sisteminin temel taşı olan ayni sayfa ilkesini düzenleyerek her taşınmaza kütükte ayrı bir sayfa ayrılmasını ve sayfa numaralarının birbirini izlemesini öngörür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun taşınmaz mülkiyeti ve tapu siciline ilişkin hükümleriyle bütünleşen bu madde, sicilin aleniyet ve güvenilirlik işlevini taşıyıcı niteliktedir. Taşınmazların bölünmesi veya birleştirilmesinde izlenecek usulün Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenmesi öngörülerek, teknik ayrıntılar Tapu Sicili Tüzüğü ve ilgili düzenlemelere bırakılmıştır. Böylece her taşınmaz, kendine özgü sayfasında izlenebilir ve hukuki durumu üçüncü kişilerce denetlenebilir hâle gelir.
Maddenin işleyişinde sayfanın özel sütunlarına tescil edilecek unsurlar belirleyicidir: mülkiyet, taşınmaz lehine veya üzerinde kurulu irtifak hakları ile taşınmaz yükü ve rehin hakları ayrı sütunlarda gösterilir. Eklentiler ise malikin istemi üzerine beyanlar sütununa kaydedilir ve bu kayıt ancak kütükte hak sahibi görünenlerin rızasıyla silinebilir. Aynı malike ait birden çok taşınmaz, sınırları bitişik olmasa dahi malikin istemiyle ortak bir sayfaya kaydedilebilir; bu durumda sayfaya yapılan rehin tescili o sayfadaki bütün taşınmazları bağlar. Tapu memuru bu tescilleri yaparken malikin talebini, ilgililerin rızasını ve belgelerin uygunluğunu denetlemekle yükümlüdür.
Bu sistemin ihlali ciddi sonuçlar doğurur: ortak sayfada kayıtlı taşınmazlardan biri malikin istemi veya mahkeme kararıyla çıkarılsa bile, üzerinde tescil edilmiş haklar saklı kalır; böylece rehinli alacaklının güvencesi korunur. Yargıtay’ın yerleşik içtihadında, tapu kütüğüne güvenerek ayni hak kazanan iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunduğundan, sayfaların doğru ve düzenli tutulması büyük önem taşır. Örneğin ortak sayfaya konulan ipotekten habersiz bir alıcı, taşınmazı yine de ipotek yüküyle birlikte iktisap eder. {TMK} Madde 1000, bu yönüyle tapu sicilinin biçimsel düzenini kurarak hem mülkiyet ilişkilerinin izlenebilirliğini hem de ayni hakların aleniyetini güvence altına alır. Her taşınmazın kendine ait sayfada izlenmesini emreden bu düzen, taşınmaz hukukunda güven ilkesinin ve kayıt sisteminin işlerliğinin temel dayanağını oluşturur; sicilin düzeni bozulduğunda hak sahipliğinin tespiti de güçleşir.
