TMK ▸ Madde 1026
Madde 1025
MADDE 1026

II. Aynî hakların sona ermesi

Madde 1027

TMK 1026. Madde

(1) Bir aynî hakkın sona ermesiyle tescil her türlü hukukî değerini kaybettiği takdirde, yüklü taşınmaz maliki, terkini isteyebilir.

(2) Tapu memuru bu istemi yerine getirirse, her ilgili, bu işlemin kendisine tebliği tarihinden başlayarak otuz gün içinde terkine karşı dava açabilir.

(3) Tapu memuru, re’sen hâkime başvurarak aynî hakkın sona erdiğinin belirlenmesine ilişkin karar verilmesini istemeye ve hâkimin vereceği karara dayanarak terkin işlemini yapmaya yetkilidir.

TMK 1026. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 934 üncümaddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. İkinci fıkrada itiraz süresinin, itiraz edecek olan ilgiliye işlemin tebliği tarihinden itibaren başlayacağıaçıklanmıştır.

Açıklama

Türk Medeni Kanunu’nun 1026 ncı maddesi, bir aynî hakkın sona ermesi sonucu tapu sicilindeki tescilin hukuki değerini yitirmesi hâlinde bu kaydın nasıl terkin edileceğini düzenler. Aynî haklar kütüğe tescil ile doğduğu gibi, dayandıkları hukuki temel ortadan kalktığında tescilin sicilde kalması yolsuz bir kayda dönüşür. Örneğin süreli bir intifa hakkının süresinin dolması ya da bir ipoteğin sona ermesi durumunda tescil artık gerçek hukuki durumu yansıtmaz. TMK Madde 1026, bu gibi hâllerde yüklü taşınmaz malikine terkin isteme hakkı tanıyarak sicilin gerçek duruma uygunluğunu sağlamayı amaçlar; hüküm 1027 nci maddedeki düzeltme rejimiyle yakından bağlantılıdır.

Maddenin işleyişi, malikin tapu memurundan terkin talep etmesiyle başlar. Memur bu istemi yerine getirdiğinde, işlemden etkilenen her ilgili, kendisine yapılan tebliğ tarihinden başlayarak otuz gün içinde terkine karşı dava açma hakkına sahiptir. Bu süre, hakkı zedelenebilecek kişilere yargısal koruma sağlamak için öngörülmüş hak düşürücü nitelikte bir süredir. Üçüncü fıkra ise tapu memuruna ayrı bir yetki tanır: memur re’sen hâkime başvurarak aynî hakkın sona erdiğinin tespitini isteyebilir ve hâkimin vereceği karara dayanarak terkin işlemini yapabilir. Böylece terkin, ya malikin talebiyle ya da memurun yargısal tespit yoluyla harekete geçmesiyle gerçekleştirilir.

Terkin işleminin sonucu, sicilde değerini yitirmiş kaydın silinmesi ve sicilin gerçek hukuki durumla örtüşür hâle gelmesidir. Otuz günlük süre içinde dava açılmazsa terkin kesinleşir; bu sürede açılan dava ise terkinin yerinde olup olmadığının yargısal denetimini sağlar. Örneğin on yıllık intifa hakkının süresi dolduğunda malik terkin talep eder; intifa hakkı sahibi hakkının hâlâ devam ettiğini ileri sürüyorsa otuz gün içinde dava açarak terkine itiraz edebilir. Yargıtay içtihatlarında, tebliğden başlayan otuz günlük sürenin titizlikle uygulandığı ve süre geçtikten sonra yapılan itirazların dinlenmediği vurgulanır. TMK Madde 1026, bu yönüyle sona eren hakların sicilden temizlenmesini güvenceli bir usule bağlayan tamamlayıcı bir hükümdür.

Madde 1025
MADDE 1026

II. Aynî hakların sona ermesi

Madde 1027