TMK ▸ Madde 106

TMK 106. Madde

(1) Vakıf senedinde vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, vakfın örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri gösterilir.

TMK 106. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 75 inci maddesini karşılamaktadır. Bu kenar başlığı ile birlikte tamamı arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

Açıklama

TMK Madde 106, vakıf senedinin zorunlu asgari içeriğini belirleyerek, vakfın kurucu belgesinin hangi unsurları taşıması gerektiğini açıkça düzenler. Hükme göre senette vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, vakfın örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri gösterilir. Bu beş unsur, vakfın bağımsız bir tüzel kişilik olarak hukuk hayatında tanınabilmesi, malvarlığının somutlaştırılması ve denetlenebilmesi için gereklidir. Madde, vakıf kurma iradesinin açıklanma biçimini düzenleyen TMK Madde 102 ile doğrudan ilişkilidir; çünkü vakıf senedi resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla oluşturulan kurucu metindir. Senet içeriği, vakfın amacının belirliliği ve özgülenen malvarlığının yeterliliği bakımından TMK Madde 101’deki tanım unsurlarıyla da bütünleşir ve kuruluş denetiminin temelini oluşturur.

Uygulama bakımından her bir unsur somut işlev görür. Vakfın adı tüzel kişiyi diğerlerinden ayırt eder ve mevzuat gereği vakfın faaliyet alanını yanıltıcı biçimde nitelendiremez. Amaç, vakfın varlık sebebini oluşturur ve belirli ile sürekli olmak zorundadır; bu yönüyle vakfın bütün faaliyetlerinin sınırını çizer. Özgülenen mal ve hakların gösterilmesi, amacın gerçekleşmesine yeterli malvarlığının tahsis edildiğini ortaya koyar ve TMK Madde 107 anlamında çekirdek unsurlardandır. Örgütlenme ve yönetim şekli, vakfın hangi organlarla ve nasıl yönetileceğini, karar süreçlerini belirler. Yerleşim yeri ise vakfın yetkili mahkemesini, tescil yerini ve denetim merciini saptar. Resmî senetle kuruluşta bu unsurların noter huzurunda belirlenmesi, ölüme bağlı tasarrufla kuruluşta ise vasiyetnamede yer alması gerekir; aksi hâlde tamamlatma süreci işler.

Sonuçları itibarıyla senetteki eksikliklerin yaptırımı mutlak değildir; amaç ve özgülenen malvarlığı yeterince belirliyse, diğer unsurlardaki noksanlıklar TMK Madde 107 uyarınca tamamlattırılarak vakıf yine de tescil edilebilir. Yargıtay, vakıf senedinin yorumunda vakfedenin gerçek iradesinin esas alınması gerektiğini, senet hükümlerinin amaca hizmet edecek şekilde değerlendirilmesini kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: bir hayırsever, çocuk hastalarına burs sağlamak amacıyla kurduğu vakfın senedinde adı, amacı, tahsis ettiği gayrimenkulleri ve mütevelli heyetinin oluşumunu yazmış ancak yerleşim yerini belirtmemişse, bu eksiklik TMK Madde 106 kapsamında zorunlu unsur olsa da çekirdek nitelikte olmadığından mahkemece tamamlattırılır ve vakıf tescil edilerek tüzel kişilik kazanır. Böylece norm, kuruluşta hem belirlilik hem de işlevsellik sağlar.