TMK 112. Madde
(1) Haklı sebepler varsa mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamının istemi üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın örgütünü, yönetimini ve işleyişini değiştirebilir.
(2) Mahkeme, denetim makamının başvurusu üzerine, (…)13 duruşma yaparak yöneticileri görevden alabilir ve vakıf senedinde başka bir hüküm yoksa yenisini seçebilir.
TMK 112. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 79 uncu maddesini karşılamaktadır. Konu başlığı, “Yönetimin, amacın ve malların değiştirilmesi” hâ line getirilmiş; fıkra sayısıikiye indirilmiştir. Yürürlükteki metin esas alınmakla birlikte vakfın yönetiminde değişiklik için, “kesin ihtiyaç ” yerine “haklısebepler” aranmıştır. Ayrıca, başvuruda bulunacaklar, vakfın yetkili organıve ya denetim makamının biri olarak sayılmış ve mahkemenin başvuruda bulunmayan tarafın yazılıgörüşünüalmasıgereği getirilmiştir. Yürürlükteki metin ise, vakfın yönetim organının teklifte bulunacağı ve denetim makamının yazılıgörüşünün alınacağıesasınıgetirmektedir. Getirilen çözüm, vakıflara ilişkin düzenlemede izlenen vakıf ve ya kurucuları ile denetim makamının aynıkurallara tâ bi olmasıilkesine uygun düşmektedir. Yürürlükteki 79 uncu maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi, yukarıda açıklandığıüzere, ilgisi itibarıyla 110 uncu maddenin son fıkrası olarak benimsenmiştir. Yürürlükteki 79 uncu maddenin son fıkrası ise, gerekli görülmediğinden metne alınmamıştır. Çünkü, aynısonuca birinci fıkrada belirtilen haklısebeplerle varmak mümkündür.
Açıklama
TMK Madde 112, vakfın yönetiminin değiştirilmesini düzenleyerek vakıf üzerindeki yargısal müdahale imkânlarının ilkini ortaya koyar. Birinci fıkraya göre, haklı sebeplerin bulunması hâlinde mahkeme; vakfın yönetim organının veya denetim makamının istemi üzerine, diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın örgütünü, yönetimini ve işleyişini değiştirebilir. İkinci fıkra ise, denetim makamının başvurusu üzerine mahkemenin duruşma yaparak yöneticileri görevden alabileceğini ve vakıf senedinde aksine hüküm yoksa yenilerini seçebileceğini öngörür. Gerekçede belirtildiği üzere, eski metindeki “kesin ihtiyaç” ölçütü yerine daha esnek olan “haklı sebepler” ölçütü benimsenmiştir. Madde, amacın ve malların değiştirilmesini düzenleyen TMK m.113 ile birlikte vakfın kurumsal yapısının değişen koşullara uyarlanmasını sağlayan mekanizmaları oluşturur.
Uygulamada yönetimin değiştirilmesi için haklı sebebin varlığı aranır; örneğin yönetim organının vakıf amacını gerçekleştiremez hâle gelmesi, organlar arasında giderilemeyen uyuşmazlık, vakıf senedindeki yönetim yapısının güncel ihtiyaçlara cevap verememesi ya da yöneticilerin görevlerini kötüye kullanması bu kapsamda değerlendirilir. Usul yönünden, başvuruyu vakfın yetkili organı veya denetim makamı (Vakıflar Genel Müdürlüğü) yapabilir ve mahkeme, karar vermeden önce başvuruda bulunmayan tarafın yazılı görüşünü almak zorundadır; bu, vakıf ile denetim makamının aynı usuli kurallara tabi tutulması ilkesinin bir gereğidir. İkinci fıkra kapsamındaki yöneticilerin görevden alınması ise, sonuçları ağır bir tedbir olduğundan mutlaka duruşma yapılmasını ve böylece yöneticilerin savunma hakkının korunmasını gerektirir. Mahkeme, gerektiğinde senette aksine hüküm bulunmaması koşuluyla yeni yöneticileri de atayabilir.
Bu hükmün pratik sonucu, kötü yönetilen ya da yapısal sorunlar yaşayan vakıfların tasfiye edilmek yerine yargısal müdahaleyle düzeltilebilmesidir. Yargıtay içtihadında, yöneticilerin görevden alınması gibi ağır tedbirlere ancak somut haklı sebeplerin ispatı ve usule uygun duruşma yapılması hâlinde başvurulabileceği vurgulanır. Somut bir örnek: bir sağlık vakfının yönetim kurulu üyeleri arasında süregelen ve vakfın faaliyetlerini felç eden anlaşmazlık nedeniyle vakıf amacını gerçekleştiremez hâle gelirse, Vakıflar Genel Müdürlüğü mahkemeye başvurarak yönetim yapısının değiştirilmesini ya da yöneticilerin görevden alınmasını isteyebilir. Mahkeme, vakfın görüşünü de aldıktan sonra duruşma yaparak mevcut yöneticileri görevden alıp senette engel yoksa yenilerini seçebilir. Böylece vakıf, yeni bir yönetimle amacına yönelik faaliyetlerini sürdürme imkânına kavuşur.
