TMK 114. Madde
(1) Yönetim organı her takvim yılının ilk üç ayı içinde vakfın bir önceki yıla ait malvarlığı durumunu ve çalışmalarını bir rapor hâlinde denetim makamına bildirir ve durumun uygun araçlarla yayımlanmasını sağlar.
TMK 114. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 81 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin “Vakfın gelirleri ve iktisap” şeklindeki kenar başlığı “Yıllık rapor” olarak değiştirilmiştir. Yürürlükteki metin esas alınmakla beraber, yapılacak işlem, daha basit şekilde ifade edilmiştir. Ancak, raporun her takvim yılıbaşında sunulması yerine ilk üçay içinde sunulmasıesası benimsenmiştir.
Açıklama
TMK Madde 114, vakfın yönetim organına yıllık rapor sunma yükümlülüğü getirerek vakıflar üzerindeki saydamlık ve denetim sisteminin temel bir parçasını oluşturur. Hükme göre yönetim organı, her takvim yılının ilk üç ayı içinde vakfın bir önceki yıla ait malvarlığı durumunu ve çalışmalarını bir rapor hâlinde denetim makamına bildirmek ve durumun uygun araçlarla yayımlanmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu düzenleme, vakıfların denetimini öngören TMK m.111 ile birlikte ele alınmalıdır; rapor, denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün gözetim işlevinin temel bilgi kaynağıdır. Gerekçede belirtildiği üzere, raporun takvim yılı başında değil ilk üç ay içinde sunulması esası benimsenerek, yönetim organına önceki yılın hesaplarını derleyip değerlendirmesi için makul bir süre tanınmıştır.
Uygulamada bu yükümlülük iki boyutludur: bildirme ve yayımlama. Yönetim organı, gelir ve giderleri, malvarlığındaki değişimleri, gerçekleştirilen faaliyetleri ve bunların vakıf amacına uygunluğunu içeren raporu hazırlayarak her yıl Mart ayı sonuna kadar Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne iletir. Bunun yanında, durumun kamuoyunca da bilinebilmesi için uygun araçlarla, örneğin vakfın internet sitesi veya ilgili resmî mecralar aracılığıyla yayımlanması gerekir. Bu çifte yükümlülük, hem idari denetimi hem de kamusal şeffaflığı sağlamaya yöneliktir. Raporun içeriği, vakfın gerçekten senedindeki amaca uygun yönetilip yönetilmediğinin (TMK m.111’deki denetim ölçütlerinin) değerlendirilmesine imkân verir. Vakıflar Kanunu ve ilgili yönetmelik, raporun biçimi, ekleri ve sunum usulü konusunda ayrıntılı düzenlemeler içerir; dolayısıyla yönetim organının bu mevzuatı da gözeterek hareket etmesi gerekir.
Yıllık rapor yükümlülüğünün ihlali, vakfın denetim mekanizmasının işlemesini engellediğinden ciddi sonuçlar doğurabilir. Raporun süresinde sunulmaması, mali tablolarda usulsüzlük bulunması veya faaliyetlerin amaca aykırılığının raporlardan anlaşılması, yönetimin değiştirilmesi (TMK m.112) ya da ileri hâllerde vakfın sona ermesi (TMK m.116) gibi süreçleri tetikleyebilir. Yargıtay ve idari yargı içtihadında, denetim yükümlülüklerini yerine getirmeyen vakıf yöneticileri hakkında sorumluluğa gidilebileceği kabul edilir. Somut bir örnek: bir eğitim bursu vakfının yönetim kurulu, üst üste birkaç yıl yıllık raporunu Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne sunmaz ve mali durumunu yayımlamazsa, denetim makamı haklı sebebe dayanarak mahkemeden yöneticilerin görevden alınmasını isteyebilir. Düzenli ve doğru rapor sunan bir vakıf ise hem hukuki güvenlik kazanır hem de bağışçılar nezdinde güvenilirliğini pekiştirir.
