TMK ▸ Madde 119
Madde 118
MADDE 119

I. Dava hakkının bulunmaması

Madde 120

TMK 119. Madde

(1) Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez.

(2) Evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.

TMK 119. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 83 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde mevcut hâ liyle olduğu gibi alınmış, sadece konu ve kenar başlıkları “B. Nişanlılığın hükümleri” “1. Dava hakkının bulunmaması” şeklinde değiştirilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 119, nişanlılığın hukuki niteliğini ve sınırlarını ortaya koyan temel bir kuraldır. Birinci fıkraya göre nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez; yani hiçbir nişanlı diğerini mahkeme yoluyla evlenmeye mecbur edemez. Bu düzenleme, evliliğin tarafların özgür iradesine dayanması gerektiği yönündeki anayasal ve medeni hukuk ilkesinin doğrudan bir yansımasıdır. İkinci fıkra ise evlenmeden kaçınma hâli için kararlaştırılan cayma tazminatının veya ceza şartının dava edilemeyeceğini, ancak bu amaçla önceden yapılmış ödemelerin de geri istenemeyeceğini hükme bağlar. Böylece nişanlanma, evlenme vaadiyle kurulan (TMK m.118) ancak ifası dava yoluyla zorlanamayan, kendine özgü bir aile hukuku ilişkisi olarak tanımlanır ve evlenme özgürlüğü güvence altına alınır.

Uygulamada bu madde, nişanın bozulması hâlinde başvurulabilecek hukuki yolların çerçevesini çizer. Nişanı bozulan taraf, karşı tarafı evlenmeye zorlayamaz; elinde yalnızca maddi tazminat (TMK m.120), manevi tazminat (TMK m.121) ve hediyelerin geri verilmesi (TMK m.122) talepleri kalır. İkinci fıkradaki cezai şart yasağı, nişanlanmanın baskı altında ifa edilmesini önlemeye yöneliktir; taraflar sözleşmeyle “evlenmezsem şu kadar ödeyeceğim” türünden bir ceza kararlaştırsalar bile bu, mahkemede talep edilemez. Buna karşılık, kaçınma hâlinde gönüllü olarak yapılmış ödemelerin geri istenememesi, eksik borç (natürel obligasyon) niteliğindeki bu edimlerin geçerli sayılmasından kaynaklanır. Bu denge, hem evlenme iradesinin serbestliğini korur hem de tarafların önceden yaptıkları ödemeler bakımından hukuki istikrar sağlar.

Yargıtay içtihadında, nişanlılık ilişkisine dayanılarak açılan ve doğrudan evlenmeyi konu alan davaların dinlenemeyeceği, bu tür taleplerin reddi gerektiği istikrarlı biçimde kabul edilir. Somut bir örnekle açıklamak gerekirse: nişanlısının evlenmekten vazgeçtiğini öğrenen bir kişi, “sözünde dursun, benimle evlensin” talebiyle dava açamaz; açtığı takdirde dava hukuki dayanaktan yoksun bulunarak reddedilir. Bunun yerine, koşulları varsa nişanın bozulmasından doğan tazminat davalarına yönelebilir. Yine, taraflar nişan sırasında “evlenmekten cayan tarafın 100.000 lira ödemesi” yönünde bir ceza şartı kararlaştırmış olsalar bile, cayan taraftan bu bedel dava yoluyla tahsil edilemez; ancak caymadan önce bu amaçla peşin verilmiş bir miktar varsa, ödeyen taraf bunu geri isteyemez. Böylece madde, evlenme özgürlüğünü mali baskı araçlarından arındırır.

Madde 118
MADDE 119

I. Dava hakkının bulunmaması

Madde 120