TMK 152. Madde
(1) İptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
TMK 152. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 119 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda maddenin kenar başlığı ve metni iptal davasına ilişkin sürenin zamanaşımısüresi olduğunu ifade etmektedir. Doktrinde ve mahkeme içtihatlarında çoğunlukla belirtildiği üzere, bir yenilik doğuran hak olan iptal davasıaçma hakkına ilişkin süre hak düşürücübir süredir. Bu husus dikkate alınarak maddenin başlığı ve ifadesi düzeltilmiş fakat yürürlükteki Kanunda kabul edilmişsüreler aynen muhafaza edilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 152, evlenmenin iptali davasının açılmasına ilişkin hak düşürücü süreyi düzenler. Hükme göre iptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Burada biri nisbi (altı ay), diğeri mutlak (beş yıl) olmak üzere iki süre öngörülmüş olup ikisi de hak düşürücü niteliktedir. Gerekçede özellikle vurgulandığı gibi, eski Kanun’un 119. maddesinde bu süre zamanaşımı olarak nitelendirilmişken; doktrin ve içtihatlarda iptal davası açma hakkının yenilik doğuran bir hak olduğu ve buna ilişkin sürenin hak düşürücü süre sayıldığı kabul edildiğinden, madde başlığı “hak düşürücü süre” olarak düzeltilmiştir.
Bu sürelerin uygulanışı, iptal sebebine göre farklı başlangıç anlarına bağlıdır. Yanılma (TMK m.149) ve aldatma (TMK m.150) hallerinde altı aylık süre, sebebin öğrenildiği tarihten; korkutma (TMK m.151) halinde ise korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten işlemeye başlar. Bunun yanında, sebep ne zaman öğrenilirse öğrenilsin, evlenmeden itibaren beş yıl dolduğunda dava açma hakkı kesin olarak son bulur. Hak düşürücü süre niteliği gereği bu süreler durmaz, kesilmez ve hâkim tarafından resen gözetilir; tarafların ileri sürmesine gerek kalmadan dikkate alınır. Süre kaçırıldığında dava reddedilir ve evlilik, baştaki sakatlığa rağmen geçerli olarak varlığını sürdürmeye devam eder. Bu yapı, evlilik ilişkisinde belirsizliğin uzun süre sürmesini önlemeyi amaçlar.
Sürelerin hak düşürücü olması, davacı için ciddi sonuçlar doğurur; süresinde kullanılmayan iptal hakkı bir daha canlandırılamaz. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi içtihatlarında, iptal davası açma süresinin hak düşürücü olduğu ve resen gözetilmesi gerektiği istikrarlı biçimde kabul edilmektedir. Somut bir örnek: Eşinin ağır ve bulaşıcı bir hastalığını kendisinden gizlediğini öğrenen kişi, bu durumu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde iptal davası açmazsa hakkını yitirir; öğrenme çok geç gerçekleşmiş olsa bile evlenmeden beş yıl geçmişse dava artık dinlenmez. Böylece TMK Madde 152, sakat evliliklerde iptal hakkının makul bir süreyle sınırlanmasını sağlayarak hem mağdur eşe yeterli süre tanır hem de evlilik birliğinin sürekli tehdit altında kalmasını engeller.
