TMK 153. Madde
(1) Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse, izni alınmayan yasal temsilci evlenmenin iptalini dava edebilir.
(2) Bu suretle evlenen kimse sonradan onsekiz yaşını doldurmak suretiyle ergin olur, kısıtlı olmaktan çıkar veya karı gebe kalırsa evlenmenin iptaline karar verilemez.
TMK 153. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 120 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı “Yasal temsilcinin dava hakkı” şeklinde kısaltılmış ve maddenin dili daha anlaşılır bir şekilde kaleme alınmıştır. Madde evlenmenin feshi değil iptaliyle ilgilidir. Bu nedenle “fesih” yerine “iptal” sözcüğükullanılmıştır.
Açıklama
TMK Madde 153, küçük veya kısıtlının yasal temsilcisinin izni olmadan evlenmesi halinde, izni alınmayan yasal temsilcinin evlenmenin iptalini dava edebileceğini düzenler. Evlenmede ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılar, TMK m.126-127 uyarınca yasal temsilcilerinin (veli veya vasi) iznine bağlıdır; bu izin alınmadan yapılan evlilik nisbi butlanla sakat hale gelir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere düzenleme eski Kanun’un 120. maddesini karşılamakta ve burada söz konusu olan geçersizlik feshi değil iptal olduğundan bilinçli olarak “iptal” terimi kullanılmıştır. Dava hakkı, korunan menfaat sahibi olan ve izni alınmamış bulunan yasal temsilciye tanınmıştır; bu yönüyle hüküm, ergin olmayan kişinin evliliğini denetim altında tutmayı amaçlar.
Maddenin işleyişinde dikkat çeken nokta, iptal davasının ileri sürülmesini engelleyen sebeplerin ikinci fıkrada sayılmasıdır. Buna göre, izinsiz evlenen kişi sonradan onsekiz yaşını doldurarak ergin olursa, kısıtlı olmaktan çıkarsa ya da kadın gebe kalırsa evlenmenin iptaline karar verilemez. Bu durumlar, evliliğin baştaki sakatlığını gideren ve evlilik birliğini koruyan iyileşme (sıhhate kavuşma) halleridir. Örneğin onyedi yaşında velisinin izni olmaksızın evlenen bir kişi onsekiz yaşını doldurduğunda, artık yasal temsilcinin iznine ihtiyaç kalmadığından dava konusuz hale gelir. Aynı şekilde kadının gebe kalması, korunmaya değer aile menfaati ve doğacak çocuğun yararı gözetilerek iptal yolunu kapatır. Bu mekanizma, evliliğin mümkün olduğunca ayakta tutulması ilkesini yansıtır.
İptal davası açılmaz veya açılamaz hale gelirse evlilik geçerli olarak varlığını sürdürür; dava süresi bakımından ayrıca TMK m.152’deki hak düşürücü süreler gözetilir. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi içtihatlarında, gebelik veya erginliğin gerçekleşmesi halinde yasal temsilcinin iptal davasının reddedilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Somut bir örnek: Onaltı yaşındaki bir kız, velisinin izni alınmadan mahkeme kararıyla evlendirilmiş ve veli evlenmenin iptalini dava etmişse; yargılama sırasında kızın gebe kaldığı anlaşılırsa hâkim, ikinci fıkra gereği iptale karar veremez ve davayı reddeder. Böylece TMK Madde 153, hem yasal temsilcinin denetim menfaatini korur hem de sonradan gerçekleşen olgularla evlilik birliğinin ve çocuğun yararının üstün tutulmasını sağlar.
