TMK 172. Madde
(1) Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer.
(2) Ortak hayat yeniden kurulmamışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
(3) Boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur.
TMK 172. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 140 ıncı maddesini karşılamaktadır. Ayrılık süresi sonunda her iki eşe de, herhangi bir kayda bağlıolmaksızın boşanma ya karar verilmesini isteme hakkıtanındığından, yürürlükteki Kanunun 140 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına gerek kalmamıştır. Üçüncüfıkra ise maddenin yeni durumuna uygun hâ le getirilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 172, ayrılık kararıyla başlayan ayrılık süresinin sona ermesinin sonuçlarını düzenler. Birinci fıkraya göre süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer; ikinci fıkraya göre ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir; üçüncü fıkraya göre ise boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur. Bu hüküm, ayrılık kurumunun (TMK m.170 ve m.171) evliliği sürdürmeyi deneme işlevini tamamlar; sürenin sonunda eşler ya birliği yeniden kurmuş olur ya da boşanma yoluna gidebilir. Gerekçe, ayrılık süresi sonunda her iki eşe de herhangi bir kayda bağlı olmaksızın boşanma talep etme hakkı tanındığını ve eski düzenlemedeki sınırlamalara gerek kalmadığını belirtir.
Uygulamada bu hüküm, ayrılık süresi dolduğunda izlenecek yolu netleştirir. Süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar (TMK m.171) ve sürenin bitmesiyle ayrılık hâli ayrıca bir karara gerek kalmaksızın son bulur; eşler hukuken yeniden evlilik birliğinin olağan durumuna döner. Ancak ortak hayat fiilen yeniden kurulmamışsa, yani eşler bir araya gelip evlilik birliğini sürdürmemişse, her bir eş yeni bir boşanma davası açma hakkına sahip olur ve bu davada artık ayrılık değil doğrudan boşanma talep edilebilir. Bu ikinci davada, ilk ayrılık davasında ispatlanmış olan vakıalar ve ayrılık döneminde meydana gelen yeni olaylar birlikte değerlendirilir. Böylece mahkeme, boşanmanın fer’i sonuçlarını (tazminat, nafaka, velayet) belirlerken hem geçmişte sabit olmuş hem de ayrılık sürecinde ortaya çıkan tüm verileri esas alır.
Bu düzenlemenin sonucu, ayrılık denemesinin başarısız kalması hâlinde boşanmaya geçişin kolaylaştırılması ve ilk davadaki birikimin yeni davada değerlendirilebilmesidir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, ayrılık süresi sonunda ortak hayatın yeniden kurulmaması hâlinde açılan boşanma davasında, ilk davada ispatlanmış kusur olgularının ve ayrılık dönemindeki gelişmelerin birlikte dikkate alınacağını kabul eder. Somut bir örnek: şiddetli geçimsizlik nedeniyle iki yıllık ayrılığa hükmedilen eşler bu süre içinde bir araya gelmezse, süre bitiminde taraflardan biri boşanma davası açabilir; mahkeme boşanmaya ve sonuçlarına karar verirken ilk davada sabit olan geçimsizlik olaylarını ve ayrılık süresinde yaşanan yeni anlaşmazlıkları birlikte değerlendirir. Böylece TMK Madde 172, ayrılıktan boşanmaya geçişi düzenli bir çerçeveye oturtur.
